İsrail’in Irak’ta üsleri mi var?

İranABD ve İsrail’e ev sahipliği yapan, açık veya gizli askeri ve istihbarat amaçlı üslerin varlığına izin veren, güçlü ticari, finans, yapay zekâ ve güvenlik teknolojileri alanında işbirliği içinde olan özellikle Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn’e karşı ciddi hasarlarla sonuçlanan askeri saldırılar yaptı. Bu sebeplerin yanında Bahreyn’in “Sünni” hanedanlığının, Suudi askerleri ve istihbaratı sayesinde hüküm sürmesi ve nüfusun ezici çoğunluğunu oluşturan “Bahreyn Şiilerine” karşı “nemrutça” davranması önemli bir faktör olarak durmaktadır.

İran’ın BAE’ye karşı gösterdiği şiddetli muamelenin bir başka önemli sebebi ise BAE’nin İsrail ile birlikte İran’ın müttefiki Yemen işgaline katılması ve halen İsrail ile birlikte Yemen’in bir bölümünü ve Hürmüz Boğazı ile Babülmendeb Boğazı arasında yer alan Yemen denizindeki Sokotra Adası’nı işgal etmesinden dolayıdır. İsrail’in Irak’ta İran’a karşı istihdam ettiği “sivil görünümlü” gizli “mobil” askeri üslerin varlığını iddia eden Amerikan Wall Street Journal (WSJ) gazetesi, 11 Mayıs nüshasında BAE’nin nisan ayının başından itibaren İran’ın farklı bölgelerinde yapılan askeri saldırıların içinde yer aldığını paylaştı.

Bu haberi, ismini vermediği bir “anonim” kaynağına dayandırdı. Amerikalı “anonim” bir kaynağa istinaden yapılan iddiaya göre İran’ın Lavan Adası’nda büyük hasar alan petrol rafinerisini BAE vurmuş ve bu saldırıları ABD’nin onayı ve desteği ile yapmış. O halde İran için ABD ve hatta İsrail ile bir münasebetin olup olmaması bir dereceye kadar kendisini rahatsız edebilir. Ama ve lakin bu münasebet İran’ın milli güvenliği, toprak bütünlüğü ve ekonomik maslahatlarına zarar verme potansiyeli taşıyor ise reddi-fiili farklı ve şiddetli olur.

MEDYANIN AHTAPOTU

WSJ medyasının (Dow&Jones Company) sahibi, Avustralya, İngiltere ve ABD’de medya, eğlence sektörü holdingi, ahtapotu olan Rupert Murdoch (95 yaşında). News Corp markası altında faaliyet gösterenler arasında WSJ, The New York Post, The Sun, The Times ve News Corp Australia’nın yayıncıları ile kitap yayıncısı HarperCollins bulunmaktadır. Fox Corporation’ın varlıkları arasında Fox Broadcasting Company, Fox Television Stations, Fox News, Fox Business ve Fox Sports’un yanı sıra yayın hizmeti Tubi de yer almaktadır. Murdoch, İsrail yanlısı politikaları destekleyen bir medya imparatorluğuna (Fox News, WSJvb.) sahip ve İsrail Devleti ile yakın inşa ettiği münasebetlerle gurur duymaktadır.

TGRT’NİN SATILMASI

Murdoch, Türkiye’de TGRT’yi İhlas Holding’den satın aldı. TGRT frekansı üzerinden 2007’de FOX TV’nin yayınına başladı. Rupert Murdoch ve Ahmed Mücahit Ören arasındaki ilişki, özellikle 2000’li yılların ortalarında İhlas Grubu’nun medya varlıklarının devri sürecine dayanmaktadır. Enver Ören’in yönetimindeki İhlas Holding’in TGRT kanalını dünyaca ünlü medya patronu Rupert Murdoch’ın şirketi News Corporation’a satışı yaklaşık 151 milyon YTL (o dönemki değerle) bedelle gerçekleşmişti. Enver Ören’in oğlu Ahmet Mücahid Ören, İhlas Holding’in yönetiminde bu dönemde aktif rol oynamış ve sürecin bir parçası olmuştu.

Bu satış süreci ve sonrasındaki gelişmeler, Türkiye’deki medya yapılanmaları, Işıkçılar Cemaati ile ilişkiler ve yabancı sermayenin Türkiye’ye girişi konularında çeşitli tartışmalara ve analizlere konu olmuştur. Murdoch ve Ören arasındaki ilişki ticari ve operasyonel bir ortaklık olarak görülmektedir.

Mart 2012’de dönemin Başbakanı Erdoğan ile görüştü. ATV ve Sabah gazetelerini almak istediği yönünde iddialar oldu. Türkiye Fox TV’yi yakın işbirliği içinde olduğu “Birlikte aynı ulvi amaçlar için mücadele ediyoruz.” dediği meşhur Walt Disney’e sattı.

‘İSRAİL’İN YILMAZ DESTEKÇİSİ’

Fox TV 2024’te ismini Now TV olarak değiştirdi. Netanyahu, Ocak 2025’te “Rupert Murdoch, hem benim hem de İsrail’in yakın bir dostu oldu. Her zaman İsrail’in yılmaz bir destekçisiydi ve onu Orta Doğu’da özgür dünyanın temel taşı olarak görüyordu. İsrail’in ondan daha iyi bir dostu olmadı.” demişti. Murdoch imparatorluğunun yeni halefi Rupert oğlu Lachlan Murdoch oldu. Lachlan, Trump’tan nefret eder ve ona karşı mücadele ettiğini beyan eden azılı bir muhalifi. Trump’a olan nefretini ispatlamak için özel olarak dizayn ettirdiği Trump’ın yüzünün yer aldığı tuvalet kâğıtları kullanır ve misafirlerine hediye eder. Babası Rupert gibi Lachlan’da Netanyahu’nun “gizli görüşmeler yapacak kadar yakın bir dostu.”

İsrail’de yayın yapan Haaretz ve Times of İsrael gazeteleri Lachlan Murdoch’ın 2016 ve 2017’de Netanyahu ile saatler süren ve kamuoyu ile paylaşılmayan görüşmeler yaptığını yazdı. Bu görüşmelerin her yıl düzenli olarak devam ettiği iddia ediliyor. Bu ziyaretler ve saatlerce süren gizli görüşmelerin amacının “İsrail medyasına çeşitliliği ve farklı görüşleri ihtiva eden bir konsepte kavuşturmak” için yaptığını iddia etmişti. Yersen! O vakit bir işin veya durumun en kritik, hassas ve can alıcı noktasını ifade eden “zurnanın zırt dediği yere” gelelim…

Bu münasebetlerin ışığında, Netanyahu’nun “dostu ve gizli görüşmeler yapacak kadar güvenilir” olan Murdoch hanedanlığına bağlı WSJ gazetesi, İsrail’in Irak’ta var olduğunu iddia ettiği sivil ve mobil “askeri üslerini” neden ifşa eder? Bu iddialarını neden “anonim” veya “Pentagon” kaynaklı olarak sunar? İsrail “müttefiki” BAE’nin İran’a karşı gizli operasyonlarda yer aldığını, önemli İran petrol rafinelerini Abu Dabi’nin vurduğunu neden izhar (görünür hale getirmek) eder?

Irak Hükümeti “Böyle bir şey yok, olmadı. Necef ve Kerbala Çölü’nde bu tür faaliyetlere rastlanmadı.” açıklamasında bulundu.

Buna rağmen, o gizli askeri üsleri bir anonim kaynak veya bir koyun çobanının tesadüfen bulduğu iddialarına “Çölde koyunlarını otlatan çoban, hayvanlarını kumla mı besliyor?” diye sormaz mı? Sahi sizce Netanyahu’nun can ciğer kuzu sarması Murdoch medyasının bunda hedefi ne ola ki? Fitne, vesvese ve şüphe eker. Toplumsal huzuru bozmak, insanları birbirine düşürmek ve kargaşa çıkarmak amacıyla kullanılan psikolojik ve sosyal bir “silah” olarak tanımlanır. Ve unutmayalım ki fitne cinayetten daha şiddetlidir.

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın