Karadan da Denizden de İsrail ile Komşu Oluyoruz

Siyonist işgal rejimi Suriye’yi ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetini adım adım işgal ediyor. Birini fiili olarak, diğerini toprak satın alarak… Böyle giderse Siyonist rejimle komşu olmamız çok uzak bir ihtimal değil.

Biz Türkiye olarak, Suriye’de şimdiki yönetimi Esad rejimine karşı tüm gücümüzle destekledik. Esad rejiminin devrilmesinde çok büyük katkımız oldu. Bugünkü yönetimin hamisi ilan ettik kendimizi ve Suriye’nin toprak bütünlüğünün kırmızıçizgimiz olduğunu dost düşman herkese bildirdik.

Ama ne yazık ki kırmızıçizgilerimizin arkasında durmadık. Siyonist rejim Şam’ın kapılarına dayandı. Daha şimdiden Siyonist rejim Suriye topraklarında on altı askeri üs kurdu. Sadece Golan’da değil, Suriye’nin birçok yerinde işgalini genişletiyor.

Siyonist rejim işgalle de yetinmiyor, canı istediği zaman yeni yönetimin askeri ve siyasi hedeflerini bombalıyor, yerleşim yerlerine baskınlar düzenleyip insanları tutuklayıp götürüyor, Suriye’yi parçalayabilmek için halkın arasındaki dini, mezhebi, etnik ihtilafları körüklüyor.

Ve Türkiye tüm bunları derin bir sessizlik içinde izliyor. Ara sıra dostlar alışverişte görsün kabilinde yapılan içi boş sert açıklamaların dışında hiçbir şey yapılmıyor. Kısacası yeni Suriye yönetimi işgalci rejim karşısında Türkiye’den gereken destek ve yardımı görmüyor. Türkiye, Siyonist rejime karşı Suriye’nin arkasında durmaya cesaret edemiyor. Esad rejimine karşı gösterdiği cesareti Siyonist rejime karşı gösteremiyor.

Gelgelelim Kıbrıs’a… Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine yavru vatan diyoruz. Türkiye’nin ayrılmaz bir parçası olduğunu, Kıbrıs’a göz dikenin gözlerini çıkaracağımızı ilan ediyoruz. Ama ne yazık ki sahadaki gerçeklik başka… israilli zenginler, firmalar, topluluklar Kıbrıs’tan aldıkları toprakları her geçen gün artırıyorlar. Siyonistler Kıbrıs’a yerleşiyor.

Siyonistlerin Kıbrıs’ta satın aldıkları topraklarla ilgili açıklanan istatistikler tüyleri diken diken ediyor. Filistin’de uygulanan aynı sinsi plan bu defa Kıbrıs’ta uygulanıyor. Kıbrıs’ın Rum kesimi şimdiden Siyonist rejimin adeta askeri bir üssüne dönmüş durumda. İran İslam Cumhuriyeti ile Siyonist rejim arasındaki savaş esnasında ve öncesinde Siyonist rejim uçaklarını koruyabilmek için çoğunu Kıbrıs Rum kesiminin havaalanlarına aktarmıştı.

Elde edilen bilgilere göre israil vatandaşı Simon Mistriel Aykout ve Afik Group bünyesindeki Afi Construction Ltd. ile Dumica adlı şirketlerin faaliyetleri dikkat çekiyor. Sadece bu şahıs ve şirketler üzerine, 2006-2022 yılları arasında İskele, Kalecik, Tatlısu ve Kuruova bölgelerinde tespit edilebilen tam 95 büyük tarla satın alınmış durumda. Üstelik bu arazilerin neredeyse tamamı yüzlerce dönüm büyüklüğünde, verimli ve sulak alanlardan oluşuyor.

Sadece bunlar mı? Daha onlarca Siyonist rejim vatandaşı ve şirketi çeşitli bahanelerle, vatandaşlık ve ticari faaliyet gibi bahanelerle Kıbrıs’tan toprak satın alıp yerleşiyor. İddialara göre küçük bir ada ülkesi olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde tam 20 bin futbol sahası büyüklüğünde toprak satın alınmış. Yanlış duymadınız, tam 20 bin futbol sahası büyüklüğünde… Bunlar tespit edilebilenler. Gerisini siz düşünün…

Ne yazık ki Türkiye, hamisi olduğunu ilan ettiği Suriye’de olduğu gibi yavru vatan olduğuyla övündüğü Kıbrıs’ta da katil, soykırımcı Siyonist rejimin sinsi faaliyet ve işgalleri karşısında sessiz, ürkek, duyarsız…

Tehlike hiç olmadığı kadar yakın ve büyük; ülkemizin topraklarında da gözü olduğu, en verimli topraklarımızı vaat edilmiş topraklar arasında saydığı bilinen Siyonist rejim hem karada hem de denizde komşumuz oluyor. Yarın kendimizi Amerika destekli Siyonist rejimin saldırısı altında görürsek hiç şaşırmamalıyız. İran İslam Cumhuriyeti topraklarına yağan füzeler bizim şehirlerimize yağdığı zaman bu da nerden çıktı dememeliyiz. Tehlike göz göre göre geliyor çünkü…

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın