“Biz Libya’nın ateş topuna bürünmemesi için taraflarla olan münasebetlerin
hiç kesilmemesi gerektiğine inanıyoruz. Türkiye mutlaka sıcak bir çatışmanın
içinde yer almadan önce bütün yolları zorlamalı ve denemelidir diye
düşünüyoruz” dedi.
SP Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, düzenlediği basın
toplantısından gündeme ilişkin değerlendirmede bulundu. Karamollaoğlu, AKP Grup
Başkanvekili Bülent Turan’ın diğer partilerden 100’e yakın belediye başkanının
partilerine geçeceği şeklindeki açıklamasına tepki göstererek,
“‘Belediyeler hükümetin başında bulunduğu AK Parti’ye katılmak istiyor’
diyorlar. Bu işi bu kadar basitleştirmek, bu konuyu bu kadar hafife almak
herkesin becerebileceği bir iş değil. Şimdiye kadar belediyeciliği o kadar iyi
yapmışlar ki, bunun neticesinde son geldikleri ‘sevgi belediyeciliği’ gibi bir
tarifle milletin üzerinde etki meydana getiriyorlar. Peki neden İstanbul ve
Ankara’yı kaybettiniz? Niye diğer şehirleri kaybettin? Birazcık mantıklı olun.
Birçok konuda beceriksiz olduğunuz ortaya çıktı. Şimdi de 100 tane belediye AK
Parti’ye duyduğu sevgiden dolayı oraya geçiyormuş” dedi.
“Bu mu belediyecilik?”
Karamollaoğlu, AKP’li Turan’ın belirttiği 100 belediye
başkanı arasında kendi belediyelerinin de bulunduğunu söyleyerek,
“Adıyaman Kahta Belediye Başkanımız bir tweet atarak, ‘Ben halkımın
yanındayım, ben halkıma hizmet ediyorum, isterseniz beni görevden alın ama
haksızlık yapmayın’ diyor. Bunu neden diyor? Çünkü belediye meclisinde
hakimiyet AK Parti’de. ‘Belediye başkanını cezalandıracağız’ diye Kahta’yı
cezalandırmaktan çekinmiyor oradakiler. Birazcık insafa gelin. Bu mu
belediyecilik?” diye konuştu.
“Hafter’in arkasında batılı güçler var”
Karamollaoğlu, Libya’da kısa bir süre ateşkesin
sağlanmasından dolayı memnuniyet duyduklarını, ancak darbeci lider Halife
Hafter’in Rusya’daki toplantıyı yarıda kesip ateşkese uymayacağını ilan
ettiğini kaydetti. Karamollaoğlu, şöyle konuştu:
“Çünkü onun arkasında ABD var. Rusya da vardı fakat
Rusya ile biraz mesafeli durmaya başladı gibi. Arkasında onlar olmasa böyle bir
tafra atamaz. Onlara hangi taahhütlerde bulundu bilmiyoruz ama bir gerçeklik
var ki Hafter’in arkasında batılı güçler ve Libya’nın imkanlarını kullanmak
isteyenler var. Yoksa neden bugünkü Birleşmiş Milletler tarafından kabul
edilmiş meşru hükümeti değil de isyan eden birisini destekleme mecburiyetinde
hissediyorlar? Çünkü doğrudan doğruya ülkelerinin kendi menfaatleri ve
bölgedeki kargaşanın biraz daha artması için. Bundan dolayıdır ki biz Libya’nın
ateş topuna bürünmemesi için taraflarla olan münasebetlerin hiç kesilmemesi
gerektiğine inanıyoruz. Türkiye mutlaka sıcak bir çatışmanın içinde yer almadan
önce bütün yolları zorlamalı ve denemelidir diye düşünüyoruz.”
