Kılıçdaroğlu: Sizi Dolarla Terbiye Ettiler

rasthaber
Rasthaber –  Partisinin grup toplantısında konuşan CHP Genel Başkanı
Kemal Kılıçdaroğlu’nun gündeminde ekonomi vardı. AKP Erzincan Milletvekili
Süleyman Karaman’ın, Türkiye’nin lider bir ülke olduğunu savunarak “ne
Amerika’nın ne Avrupa’nın Türkiye’yi ekonomiyle, dolarla terbiye
edemeyeceği” ifadelerini hatırlatan CHP lideri, “Valla kardeşim ben
sana söyleyeyim seni dolarla terbiye ettiler. Öyle bir terbiye ettiler ki sabah
yattın dolar akşam yattın dolar. Ya mezara mı götüreceksin o dolarları!”
dedi.

Öyle bir terbiye ettiler ki bunları bunlar Türk Lirası’nı
unuttular: Kendi vatandaşlarından dolarla borç aldılar. Bu vatandaşların 128
milyar dolarını hortumladılar. Öyle bir terbiye ettiler ki tank palet
fabrikasını bile Katar ordusuna peşkeş çektiler. Bu dolar baronları bunları
öyle bir terbiye ettiler ki TC’deki bankalardaki mevduatın yüzde 58’i dolar ya!
Öyle bir terbiye ettiler ki bunları bir tahterevalli düşünün bir tarafta dolar
baronları bir tarafta tefeciler oturuyor. Dolar çıkınca burası düşüyor, dolar
düşünce burası çıkıyor. Kazananlar hep aynı adamlar. Kaybedenler 83 milyon
biz” diyen Kılıçdaroğlu, “Bu tahterevalliye son vereceğiz” diye
konuştu.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın
tartışma yaratan “ekonomi kurtuluş savaşı” sözlerini de hatırlatan
ana muhalefet lideri, “Ne oldu da milli kurtuluş savaşı vermeye başladın?
Bu ülkeyi düne kadar başka birisi mi önetiyordu? 20 yıldır sen neredeydin? Bir
Türk Lirası 1 liraydı neredeyse başladığında. Ne oldu da 12 bin lira oldu?”
diye sordu. Kılıçdaroğlu sözlerinin devamında, “Milli kurtuluş savaşı
veriyormuş, geçiniz bunları. Millete gaz vermeyi de bırak, otur adam gibi
görevini yap. Ders verdim dersini çalış. Ne yapacağını söyledim sana”
ifadesini kullandı.

Kılıçdaroğlu, hal başkanı ile arasında geçen seçim
diyalogunu anlattı:

‘-Ankara halinde gösterdiler, tezgâhın üzerinde plastik
kasayı gösterdi ‘Bu aksanın fiyatı içimdeki domatesten daha pahalı’ dedi. ‘Bu
çiftçi ne yapacak’ dedi. Yine dediler ki ‘Biz burada komisyoncuyuz. Bizim
alacağımız ücreti biz belirlemiyoruz. Çıkan mal belli bizim kazancımız yüzde 8
brüt. Biz istesek de fiyatları artıramayız. 55 milyon ton tarımsal ürün üretiliyor
bunun 26 milyon tonu kayıtlı 29 milyon 
tonu kayıt dışıdır dediler. Hallere girmiyor’ dediler. ‘Asıl bizimle
uğraşacaklarına kayıt dışıyla uğraşsınlar’ dediler. ‘Nakliye masraflarında
iktidarın haberi yok’ dediler. Üretimin paraya çevrilmesinde en garantili yer
hallerdir. Üretici gelir malını teslime der biz öderiz. ‘Bu güven ilişkisi
yıllardır devam eder’ diyorlar. Bizim en büyük derdimiz bilgi kirliliği, Herkes
bizi suçlar ama biz bu suçlamaların tamamen dışındayız. Her gelen bizi
suçlamaya çalışıyor, bizim sesimiz olun’ dediler. ‘Bizi hedef sektör  haline getirdiler oysa biz yüzde 8’den başka
bir kâr elde etmiyoruz, bir gelirimiz yok’ dediler. ‘Biz her türlü denetime
açığız, bakanlık, hükümet denetim yapmak isterse başımızın üzerinde yerleri
var. Biz kayıt dışını da engelleyelim elimizden gelen her türlü  çabayı gösteririz dedik.’ Bir üretim
planlaması yapılması gerektiğinin de altını çizdiler.

-Hal esnafı böyle ama bir de gıda sektörü var. Mutfaklarda
yangın var. Saat başı zam geliyor. Marketlerde saat başı etiket değiştiren
elemanlar işe başladı. Öyle bir noktaya geldi ki Türkiye insanlar satarken kâr
elde ederler. Türkiye öyle bir noktaya geldi ki satarken zarar ediyor. Bu
noktaya Türkiye’yi getirdiler. Kendilerinin bana aktardığı bütün bileşenlerle
buluştum. Gıda sektörünün bütün bileşenleriyle buluştum. Diyor ki üretici
elindeki malı satmakta tedirgin, çünkü sattıktan sonra aynı malı tekrar almayacağım’
diyor. Satışı yapanlar fiyat artışlarından sorumlu değildir. Eğer konuyu
maliyet ve üretim ekseninde düşünemezsiniz zaten fiyat artışı zorunlu olarak
gelir. Bunlar benim elimde değil.’ Yine söylediler ki; ‘ Hükümetin birinci
önceliği üreticiyi korumak olmalı.’ Eğer üreticiyi koruyamazlarsa açlık krizi
ile karşı karşıya kalabiliriz. ‘Bizim sattığımız ürünlerin yüzde 77si tarım
ürünüdür’ dediler. ‘Denetleme, baskı ile fiyatlar düşmez, malı kara borsaya
düşürür, mal tezgâh altına girer’ dediler.

-Gıda üretenler ve pazarlayanlar diyorlar ki ‘Siyaset
kurumunun üzerinde düşünmesi gereken temel bir nokta var, siz üretimi mi
ithalatı mı finanse edeceksiniz?’ Güzel bir soru. İthalata girersen e dolar
altı başını gidiyor vatandaş alamayacak. Bunu düşünmek lazım. Bir marketçi şunu
söyledi, her şey pahalanırken et fiyatları neden düştü? çünkü sütten zarar
ediyorlar bütün inekleri gönderdiler kesime. Daha pahalı bir fatura önümüze
gelecek; süt fiyatları.’

-Türkiye’de asgari ücret 2 bin 825 lira, yoksulluk sınırı 10
bin 385 lira 5-6 yerden maaş alanlar bunu biliyor mu? Asgari ücret tespit komisyonunu
toplatın insanlar geçinemiyor dedik. Ama yapmadılar toplayacağız dediler,
yapacağız dediler yıl başını bekliyorlar. Zaman kazanmaya çalışıyorlar. Düne
kadar diyorlardı ki efendim Yunanistan mahvoldu, iflas oldu. Yunanistan’da
asgari ücret Türkiye’nin asgari ücretinin 7.2 katı. Kim perişan oldu?’

 

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın