Rasthaber – Ortadoğu, Arap Baharı diye adlandırılan toplumsal olaylarla sarsılmış, bölge, sınır ve rejimlerin değişikliğine neden olacak sonuçlara evrilmişti.
Olaylar kısa bir süre içinde Tunus, Libya, Yemen, Bahreyn, Mısır, Suriye gibi bölge ülkelerini içine alan büyük bir iç kargaşa ve çatışma ortamına yerini bıraktı.
Bölgeyi kendi çıkar ve menfaatleri doğrultusunda dizayn etmek isteyen küresel aktörler, başta ABD, İngiltere olmak üzere devreye girdiler ve bölge üzerinde karanlık, kirli planlar, projeler devreye soktular.
Bölgede İsrail'in güvenliğini öncelleyen ve İsrail'e hamilik yapan bu küresel, emperyal devletler, İsrail'in güvenliği doğrultusunda bölge ülkelerini dizayn etmek, İsrail ile iyi ilişkiler geliştirmeyen ülkeleri cezalandırmak, hizaya çekmek, özellikle İsrail ile bir türlü uzlaşmayan Suriye Devletini cezalandırmak ve Beşşar Esad yönetimini devirmek üzere Suriye'de iç savaş çıkarma çabası içine girdiler.
Bunun için "mezhepçilik" kartını kullanan küresel şer güçler, bu konuda son derece uygun zihin kodlarına sahip olan selefi-vahhabi sapkın inancına mensup tekfircileri kullanarak Müslümanları bir birleri ile çatıştırıp, mezhepsel kimlikler üzerinden ayrıştırmak, çatıştırmak ve böylelikle istedikleri ve arzuladıkları sonuca ulaşmayı planladılar.
Kısmen başarılı olsalar da, özellikle Suriye ve Irak halkı tarafından gösterilen direnç ve direniş neticesinde ve genel anlamda istedikleri sonucu alamadıklarını varılan süreç içerisinde rahatlıkla görebilir ve söyleyebiliriz.
