“Ülke için 75 milyar dolar gelir elde ettim. Bu geliri kendim için kazanmadım; ülke için kazandım.”
Trump’ın temel seçim vaatlerinden biri, ABD hükümetinin 30 trilyon küsür dolarlık devasa borcunu belirgin bir şekilde azaltmaktı.
Bu para nereden sağlanıyor?
-
Venezuela petrolünün gasbedilmesi,
-
Bölgedeki petrol zengini ülkelerin sağılması,
-
Ticari gümrük vergileri,
-
Uluslararası ihalelerde Amerikan şirketlerinin desteklenmesi ve bu yolla vergi gelirlerinin artırılması…
Bu listenin başında İran petrol ve gazının yağmalanması yer alacaktı ancak bu gerçekleşmedi.
Bir ülke başka bir ülkenin kaynaklarını yağmalamak için bu kadar insanı öldürebilir mi? Evet. Sömürgecilik tarihi tam olarak budur. 28 Mordad (1953) Darbesi de İran’ın petrol kaynaklarından servet devşirmeye devam etmek amacıyla yapılmıştı.
Bu savaşta İran kendisini korumak için savaşıyor; Trump ise yukarıdaki listeye yeni bir kalem eklemek ve daha iyi bir çalışma raporu sunabilmek için. Şu an itibarıyla ABD’nin toprak bütünlüğü veya Amerikalı sivillerin canı bir tehdit altında değildir.
İran’a yönelik saldırının iki ana hedefi vardı:
-
İran’ın petrol kaynaklarına el koymak.
-
Bölgede bir İsrail-ABD hegemonyası kurmak.
Mevcut durumdan tek çıkış yolu, ABD’nin şu gerçekleri idrak etmesini sağlamaktır:
-
İran’ın petrol kaynaklarından hiçbir servet elde edilemeyecektir.
-
ABD’nin bölgedeki petrol zengini ülkelerden sağladığı mevcut gelir ciddi bir meydan okumayla karşılaşacaktır.
-
Küresel petrol fiyatları en az iki yıl boyunca yüksek seyredecektir.
ABD bu gerçeğe nasıl ikna edilebilir?
-
Lütfen İran’ın bölgede hedef alacağı su arıtma tesisleri ve petrol tesislerinin bir listesini yayımlayın. İran’a yeniden bir saldırı düzenlenmesi halinde bu tesisler, yeniden inşaları en az iki yıl sürecek şekilde imha edilmelidir. İran’a yönelik saldırılar sıradanlaştırılmamalıdır.
-
Yani ABD, sadece İran’ın petrol kaynaklarından bir servet elde edemeyeceğini değil, aynı zamanda en az iki yıl boyunca yüksek petrol fiyatlarıyla karşı karşıya kalacağını da anlamalıdır.
-
Savaş gölgesini ülkeden uzaklaştırmanın doğru yolu askeri caydırıcılıktır.
Sınırlı imha gerekli caydırıcılığı sağlamaz. Trump, bu tesislerin sınırlı ölçekte imha edilmesini Amerikan şirketleri için bir yeniden inşa projesi fırsatı olarak görür. Ancak geniş çaplı bir imha, küresel petrol ve gaz fiyatlarını en az iki yıl boyunca yüksek tutar ve gerekli caydırıcılığı oluşturur. Hürmüz Boğazı’na alternatif rotalar İran’ın hedeflerinde öncelikli olmalıdır.
Eğer Amerikalılar İran’ın gerçekten bu tarz bir yanıt vereceğini bilirlerse İran’a saldırmayacaklardır.
-
Tecrübeler, taviz vermenin ve müzakere etmenin savaş gölgesini uzaklaştırmadığını göstermiştir. Çünkü Şehit İmam’ın (Humeyni) ifadesiyle: “ABD, İran’ı yutmak istiyor.” Yani verilen taviz ne kadar büyük olursa olsun onun için yeterli olmayacaktır. Son beş ayda Şehit İmam’ın bu analizinin aksini gösteren hiçbir delil ortaya çıkmamıştır.
-
Prensip olarak ülkenin birinci önceliği şu döngüyü kırmak olmalıdır: Saldırı, ateşkes, müzakere, saldırı. Ne yazık ki yolun ortasında süreç, Amerikan menşeili GDO’lu soya ithalatı kulvarına saptırıldı.
-
Lütfen Hürmüz Boğazı’nı en az iki ay boyunca gerçekten kapatın. ABD, İran’a saldırmanın gerekli ekonomik bedelini henüz ödemedi. İran’a saldırma maliyetinin katlanılabilir görülmesi, yeniden geniş çaplı bir saldırı anlamına gelir. İslam Devrimi’nin ilk 46 yılında İran’a askeri bir saldırı yapılmıyordu; çünkü ABD’nin değerlendirmesi İran’a saldırmanın maliyetinin çok yüksek olduğu yönündeydi. ABD’nin hesaplamaları yeniden aynı seviyeye döndürülmelidir.
Ülke yetkilileri, geçmiş aylarda deniz üzerindeki tüm petrollerin ve hatta daha fazlasının yüksek fiyattan satıldığını ve paralarının tahsil edildiğini belirttiler. Ülkenin önümüzdeki iki aylık masraflarını karşılayacak parası mevcuttur.
-
Lütfen ülkeyi uzun vadeli yaptırımların kaldırılması veya 300 milyarlık yatırım ilüzyonuyla oyalamayın.
-
Lütfen Hürmüz Boğazı kısıtlı olarak yeniden açıldıktan sonra geçiş ücreti (ve harç) almayı unutmayın.
Eğer İran Hürmüz Boğazı’nda geçiş ücreti almazsa, bunu ABD ve İngiliz sigorta şirketleri tahsil edecektir. Trump, “Hürmüz Boğazı bir para basma makinesidir” demişti.
Hürmüz Boğazı’nın gelir potansiyeline ilişkin uluslararası tahminler:
-
Reuters: 110 milyar dolar
-
Oxford Process Düşünce Kuruluşu: 80 milyar dolar
-
JPMorgan (ABD’nin en büyük finansal hizmetler ve bankacılık şirketi): 70 ila 90 milyar dolar arası… Yani petrol satışının iki katı.
Geçiş ücreti almak hiçbir uluslararası hukukun ihlali değildir. İran, Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne taraf değildir. Makul bir geçiş ücreti almak İran’ı dünyada izole etmez.
