‘MESEM Güvenliği Kırmızı Çizgimiz’

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, İstanbul’da düzenlenen ‘Mesleki Eğitimde İstihdam Odaklı İş Birliği Protokolü’nde yaptığı konuşmada, “Mesleki Eğitim Merkezlerinin (MESEM) güvenliği kırmızı çizgimiz. İş başı eğitimi alan çocukları gerekli tedbirlerin alınması şartıyla iş yerlerine gönderiyor ve bu koşulla protokol yapıyoruz. Bu yerlerde görülen en küçük eksiklikte bile iş birliğini sonlandırıyoruz” dedi.

İstanbul’daki İSOV Dinçkök Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde düzenlenen törenle Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ile Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği (MÜSİAD) arasında ‘‘Mesleki Eğitimde İstihdam Odaklı İş Birliği Protokolü’ imzalandı. Protokol kapsamında MÜSİAD bünyesindeki bin 179 şirket, 2 yıl boyunca her yıl 5 bin olmak üzere toplamda 10 bin meslek lisesi öğrencisine iş garantisi sağlayacak. Bakanlık olarak meslek lisesindeki öğrencilerin iyi yetişmeleri adına iş başı eğitimlerini önemsediklerini dile getiren Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, törende yaptığı konuşmada şunları söyledi:

SEKTÖRLE YÜRÜMENİN FAYDASI VAR
“Meslek lisesindeki çocukların eğitim aldıkları alan doğrultusunda ilgili iş yerlerinde iş başı eğitim yapmaları için sektörle iş birlikleri yaptık. Sektördekiler, çocuklara iş yerlerinde katkı sunabileceklerini ancak ödeme noktasında desteğe ihtiyaç duyduklarını bildirdi. Bunun üstüne biz de asgari ücretin yüzde 30 ve 50’si kadar ödeme ilkesini başlattık. Bu uygulanırken çocukların iş kazası ve meslek hastalıklarıyla karşı karşıya kalmaları riskine karşı sigorta kapsamında olmaları adına bu uygulamayı da devreye aldık. Bunun ardından fark ettik ki, 12 yıllık zorunlu eğitim çocukları mesleki ve teknik eğitimden uzaklaştırıyor. Bu nedenle çocukların ‘çıraklık’ eğitimi şeklinde bir eğitim alması hususunda ne yapabiliriz diye düşündük ve MESEM kavramını ürettik. MESEM’i zorunlu eğitimin bir parçası haline dönüştürdük. Bu süreçte muhalefetin yoğun bir eleştirisi var. Neden sivil toplum örgütleri ve iş dünyasıyla iş birliği yaptığımızı soruyorlar. Bunun bir zararını görmedim aksine sektörle yürümenin faydasını gördüm.

KONTROLLERİ ÖĞRETMENLER YAPIYOR
İkinci eleştiri konusu MESEM’lerde yaşanan kazalar. Bir iş yeriyle protokol imzalarken, iş sağlığı ve güvenliği açısından uluslararası standartlar ile Çalışma Bakanlığımızın prensiplerine uyulması gerekli tedbirlerin alınmış olması koşuluyla çocukları iş başı eğitimine gönderiyoruz. Bu bizim kırmızı çizgimiz. En küçük eksikliğe şahit olduğumuz ya da bununla ilgili en ufak bir dedikodu duyduğumuz an ilgili iş yeriyle protokolü sonlandırıp çocuklarımızı oraya göndermiyoruz. Bizler de ebeveyniz ve bu çocukların bize emanet olduğunun farkındayız. Dolayısıyla bu tedbirlerin alınmadığı hiçbir iş yerine çocuklarımızı asla göndermeyiz. Öte yandan çocukların kayıtlı olduğu eğitim kurumlarındaki öğretmenlerden, 1 hafta 10 günlük periyotlarla iş başı eğitimi için iş yerine giden çocukları mutlaka kontrol etmeleri talep edilir. Öğretmenler gider ve çocukları iş yerinde ziyaret ederek hem mesleki anlamda uygun işleri yapıyorlar mı hem de gerekli tedbirler alınmış mı diye kontrol ederler. Protokoller de bu kapsamda devam eder.”

MESLEKİ VE TEKNİK EĞİTİM DOĞRU YERE KONUMLANDIRILMALI
MÜSİAD Başkanı Burhan Özdemir ise şöyle konuştu:
“Mesleki ve teknik eğitim, daha çok teknik kadrolar yetiştirmek noktasında beklenti yaratsa da aslında ülkemizde çok önemli iş insanları ve girişimciler hep bu alandan çıktı. Artık üniversite mezunu olmak daha çok para kazanmak ya da konforlu bir hayat yaşamak anlamına gelmiyor. Çünkü içinde bulunduğumuz çağ o kadar acımasız ki maalesef kimin daha çok bildiğine değil ne işe yaradığına bakıyor. Ancak ortaöğretim aşamasında doğru yere konumlandırılmış mesleki ve teknik eğitim, yükseköğretimin aksayan taraflarını düzeltebilme becerisini taşıyor.”

hürriyet

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın