Mikdad: Golan Yakında Anavatanı Suriye’ye Dönecek

rasthaber
Rasthaber –  Tahran’a seyahat eden Suriye Dışişleri Bakanı Faysal Mikdad,
30 Temmuz Pazartesi günü öğleden sonra İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir
Abdullahiyan ile bir araya gelerek görüştü.

Emir Abdullahiyan, bu toplantıda ele alınan konular hakkında
düzenlediği basın toplantısında şunları söyledi: ‘Üst düzey Suriye heyetinin
Tahran ziyaretinde meslektaşım Sayın Mikdad’ın yanı sıra Suriye kabinesinden
iki kişi daha bulunuyor. Dışişleri bakanı ile yaptığımız görüşme ile eş zamanlı
olarak Sayın Mehradad Bazarpaş’ın başkanlığında iki ülkenin ortak ekonomik
komisyon toplantısını da gerçekleştiriyoruz.’

Abdullahiyan sözlerine şöyle devam etti: ‘Ortak
önceliklerimizden biri de Sayın Reisi’nin Şam ziyareti sırasında iki ülke
arasında gerçekleştirilmesini gündeme getirdiği anlaşmaların takibini yapmaktı.
Geçtiğimiz haftalarda iki ülke büyükelçilerinin çabaları ve kabine bakanlarının
takibi ile ekonomik, ticari ve teknolojik anlaşmaların uygulanmasında ilerleme
kaydedildiğini görmekten memnuniyet duyuyoruz. Anlaşmalar iki ülkenin çıkarları
doğrultusunda gözden geçirildi. Hali hazırda yürürlükte olan ve iki ülkenin
ulusal para birimi ile ticari işlemlere başlamaya ilişkin anlaşma, İranlı
ziyaretçilerin Suriye yolculuğunun başlaması, iki ülke özel sektörü ve işadamları
arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi, iki ülke arasındaki uçak
seferlerindeki artış ve ayrıca ticaret ve transit tarifelerinin kaldırılması
gibi konular Tahran ile Şam arasında gündeme alınan işbirliği konularındandı.’

İran Dışişleri Bakanı Emir Abdullahiyan: ‘Ticari
işbirliğinin faydalarını daha yakından takip etmek için ortak ekonomi, bilim ve
teknoloji, finans ve bankacılık ve hukuk komiteleri aktif olarak çalışmaktadır’
ifadelerini kullandı.

Dışişleri Bakanı, Suriye’deki gelişmelere ilişkin şunları
söyledi: ‘İki ülke milletine ve hükümetine başsağlığı diliyor ve Şam’ın Seyyide
Zeynep bölgesinde son dönemde gerçekleştirilen terör operasyonlarını şiddetle
kınıyorum. Bu alarmı dikkatle ciddiye almalı ve terörle mücadele için ortak
bölgesel ve küresel önlemlere dikkat etmeliyiz.’

Abdullahiyan: ‘İran, bölgede istikrarın sağlanması için çaba
ve desteğini sürdürecektir. Yabancı ülkelerin müdahalesi, mültecilerin dönüşü
ve tek taraflı Batı yaptırımlarının kaldırılması gerçekleşmeden Suriye’de
barışın sağlanamayacağı konusunda hemfikiriz. Bu toplantıda Astana sürecinin
görüşmelerine devam edilmesinin gerekliliği vurgulandı. Geçtiğimiz günlerde
Astana görüşmelerinin 20. toplantısı yapıldı ve bu görüşmelerinin devam etmesi
konusunda görüş birliği var’ ifadelerini kullandı.

Siyonist rejimin Suriye’ye saldırılarına dikkat çeken
Abdullahiyan ayrıca şunları söyledi: ‘Siyonist rejimin Suriye’ye yönelik art
arda düzenlediği saldırıları şiddetle kınıyoruz. Bu rejim bölgedeki
istikrarsızlığın ana kaynağıdır. İki yüzlü rejimin yöneticileri, Siyonistlerin
hiçbir eyleminin karşılıksız kalmadığını ve kalmayacağını, bölgedeki
Siyonistler arasında çıkan fitneyi durduramayacaklarını anladılar. İran, Suriye
halkını ve bu ülkenin bağımsızlığını ve egemenliğini isteme hakkını kararlılıkla
desteklemektedir. Yabancı ülkelerin Suriye’deki askeri varlığı bu ülkenin
güvenliğine katkı sağlamayacaktır. Komşu ve kardeş ülkemiz Türkiye’nin
endişelerini anlıyoruz, ancak Suriye’de askeri yöntemin çözüm olmadığına
inanıyoruz. Dörtlü görüşme çerçevesini, Suriye ve Türkiye’nin ortak
sınırlarında anlaşma ve güvenliğin tesis edilmesi için en uygun diplomatik yol
olarak değerlendiriyoruz.’

Abdullahiyan: ‘Amerikan askeri güçlerinin Suriye’den acilen
çekilmesinin bu ülkenin ve bölgenin istikrarına büyük bir katkısı olacağını
vurguluyoruz. Suriyeli mültecilerin eski yerleşim yerlerine dönüşlerini
önemsiyor ve geri dönüşlerini engelleyen bazı Avrupa ülkelerinin uygun bir
yöntem benimsemesi gerektiğine inanıyoruz’ dedi.

İran Dışişleri Bakanı Emir Abdullahiyan, Suriye ile Türkiye
arasındaki ilişkiler hakkında şunları söyledi: ‘Şimdiye kadar, savunma ve
dışişleri bakanları düzeyinde birkaç tur toplantı yapıldı. Son görüşmede Türk
askeri güçlerinin bir takvime göre sınırlarına dönmesi önerildi. Suriye Devlet Başkanı
da ortak sınırları güvence altına almak için bu öneriyi kabul etti. Tahran ve
Moskova kolaylaştırıcı ve garantör olarak çabalarını sürdürüyor. Uzmanlar veya
dışişleri bakanları düzeyinde bir toplantı yapılmasını önerdik.’

İran Dışişleri Bakanı Suriye ile ticari ilişkiler hakkında
ise şunları söyledi: ‘Suriye, uzun süreli bir savaşın içinde olmasına rağmen
elinde bulundurduğu imkanlar açısından özel bir avantaja sahip. Farklı
projelerde anlaştık. Liman sektörü, telekomünikasyon vb. konulardaki anlaşmalar
ise iki ülkenin ortak gündeminde. Özel sektörde ticari işbirliği hacminin
artırılmasına ilişkin mevcut kapasitelere göre yapılan çalışmalar yolunda
gidiyor.’

Abdullahiyan: ‘Transit işbirliğine ilişkin olarak, İran’ın
kara geçiş yolu Irak, Suriye ve Lübnan’a, Lübnan’dan da diğer ülkelere gidiyor.
Son günlerde engellere şahit olduk ancak şimdi engeller kalktı.
Cumhurbaşkanının ziyareti sırasında Tahran ile Şam arasında uzun vadeli
işbirliği programı imzalandığından, ticari ve teknolojik işbirliğine odaklanan
bu kapsamlı belgenin hayata geçirilmesi için çeşitli komiteler oluşturuldu ve
çalışmalar hızla yapılıyor’ ifadelerini kullandı.

Siyonist Rejimde Yaşanan Olaylar, İçinde Var Olan Krizlerin
Derinliğinden Kaynaklanmaktadır

Suriye Dışişleri Bakanı Faysal Mikdad da bu görüşmede
şunları söyledi: ‘İran’da olmaktan mutluyum. Sayın Emir Abdullahiyan ile
düzenli olarak ikili görüşmelerimiz oluyor. Şunu söylemeliyim ki, Suriye halkı
Sayın Reisi’nin Suriye ziyaretinden oldukça memnun. İlişkiler artarak devam ediyor
ve başarılar elde etmeye çalışıyoruz. Pratik adımlar atıldı ve iki ülke
liderlerinin emirleri ile işbirliğini genişletmeye çalışıyoruz.’

Faysal Mikdad sözlerine şöyle devam etti: ‘İki ülke
arasındaki ilişkileri derinleştirmek için Suriye heyetinin Tahran’ı
ziyaretinden memnuniyet duyuyorum. Sayın Reisi’nin gezisi sadece ekonomik
meseleler için değildi, aynı zamanda siyasi ve uluslararası işbirliğine ilişkin
görüş alışverişinde bulunuldu.’

Suriye Dışişleri Bakanı ayrıca şunları söyledi: ‘İlişkileri
bozan ülkelere şunu söylüyoruz: ülkeler artık son raddeye ulaştı ve biz
Filistin halkının yanındayız. Siyonist rejimde yaşanan olaylar, içinde var olan
krizlerin derinliğinden kaynaklanmaktadır. Bu bölge asıl halkı olan
Filistinlilere aittir. Siyonist rejimi işlediği suçlardan dolayı kınıyoruz.
Yılbaşından bu yana yaklaşık 300 Filistinli şehit oldu. Siyonist rejim
Filistin’de çeşitli suçlar işliyor ve destekçi ülkeler bu suçlara ortak oluyor.
Rejimin bu eylemleri sadece Filistin’e değil, işgal altındaki Golan bölgesi
halkına da yöneliktir. Halkların mücadelelerini destekliyoruz ve övüyoruz.
Golan yakında anavatanı Suriye’ye geri dönecek.’

Dışişleri Bakanı Mikdad ayrıca: ‘Araplar ve Müslümanlar
arasındaki tüm uzlaşma çabalarını ve İran’ın bu yöndeki aktif diplomasisini
destekliyoruz’ ifadelerini kullandı.

Gelişmelere vurgu yapan Faysal Mikdad: ‘Bugün bölgedeki tüm
siyasi gelişmeleri konuştuk. Bu her gün tekrar eden suçlar böyle devam edemez.
Amerika’nın savaş suçları kesinlikle sona erecek ve Suriye halkı bunun devam
etmesine izin vermeyecek. ABD’nin Suriye’nin kuzeydoğusundaki varlığı yasa
dışıdır ve Suriye’nin talebiyle değildir. Suriye, Amerikan güçlerinin ve
uluslararası koalisyonun geri çekilmesini istiyor. Ayrıca dost ülkelere
Suriye’nin zayıf olmadığını ve IŞİD’in varlığını sona erdirebildiğini söylemek
istiyorum’ dedi.

O sözlerine şöyle devam etti: ‘Tüm batılı ülkelerden teröre
verdikleri desteği kesmelerini rica ediyorum. Ulusların insan haklarını her
zaman vurguluyoruz. Amerikan kuvvetleri neden Ürdün, Suriye ve Irak sınırında
bulunuyor? Ülkeler arasındaki ekonomik işbirliğini engellemek istiyorlar ve
ulusların birbirleriyle işbirliği yapmasını istemiyorlar.’

Mikdad, İran’ın bölge ülkeleriyle ilişkilerine ilişkin
şunları söyledi: ‘Tahran’daki kardeşlerimiz Suriye’ye desteklerini
yinelediklerini açıkladılar. İran ve Arap ülkeleri arasındaki ilişkiler
kapsamında bu ilişkileri memnuniyetle karşılıyoruz. Tüm taraflar arasında
dengeli ilişkiler istiyoruz.’

Faysal Mikdad ayrıca: ‘Önümüzdeki günlerde Birleşmiş Milletler’de
toplantılar yapılacak ve bu toplantılarda dünya ülkelerinin özgürlük ve
bağımsızlığını vurgulayacak, sömürgeci ülkelerin planlarını ortaya çıkaracağız.
Batılı ülkeler Suriyeli mültecilerin dönüşünü engellemek istiyor. BM
kurumlarıyla mutlaka işbirliği yapacağız’ ifadelerini kullandı.

Suriye Dışişleri Bakanı şunları vurguladı: ‘Halkımız
Suriye’de şişelenmiş suya ulaşmaya çalışıyor ama Batılı ülkeler tek taraflı
yaptırımlarla buna engel oluyor. Bu ülkeler insan haklarından bahsederken yalan
söylüyor. Dün ABD, 42 petrol kamyonunu durdurdu. Amerika’nın bu yağma ile
amacına ulaşmaya çalıştığını gördük. Bu eylemlerin durmasını istiyoruz.
Amerika’nın sömürgeci yöntemleri tüm dünyada teşhir edildi.’

Faysal Mikdad, bölgedeki Amerikan güçlerinin artmasıyla
ilgili sorulan bir soruya yanıt olarak şunları söyledi: ‘Amerika’nın
Suriye’deki kuvvetlerini artırmadaki amacı, Suriye’yi işgal etmeye ve
yağmalamaya devam etmektir. Amerika’nın terörü desteklemesine şaşmamalı.
Amerika hedeflerine ulaşmak için teröristleri harekete geçirip yerlerini
değiştirirken aynı durum Suriye’nin kuzeyinde yaşanıyor. Diğer bir amacı da
Suriye’deki sorunun çözülmesini engellemek ve Suriye hükümetini zayıflatmak.
Suriye hükümeti ve halkı işgal altındaki Golan’ı kurtarmak ve Suriye kaynaklarının
kontrolünü geri kazanmak istiyor.’

Suriye Dışişleri Bakanı, ülkesinin Arap Birliği’ne dönüşü
hakkında şunları söyledi: ‘Suriye’nin Arap Birliği’ne dönmesine Amerika çok
öfkelenmişti. Arap ülkelerini de bu kararlarından dolayı kınıyorlar. Baskı ve
şantaja boyun eğmeyeceğiz. Arap ülkeleri ile temas halindeyiz. Böylece
Suriye’nin Arap ülkeleriyle ilişkileri Amerika’nın ve Batılıların bölgedeki
şüpheli rolü altında olmayacak. İran ile bazı Arap ülkeleri arasındaki
ilişkilerin tekrar başlamasında yaşanan güncel gelişmeler bizleri mutlu ediyor.
Batılı ülkeler Arap ülkelerine ambargo uygulamakla tehdit etti. Arap
ülkelerinin kendilerine çok saygı duyduğunu ve Batılı ülkelere itiraz ettiğini
biliyoruz. Diğer Arap ülkeleriyle ciddi temaslar peşindeyiz.’

Faisal Mikdad, bölgedeki direnişe ilişkin olarak ise şunları
söyledi: ‘300 bine yakın terörist Suriye’ye girdi. Direniş Ekseni, cesur Suriye
Ordusu ve Suriye halkının inancı sayesinde kazandık. Amerika’nın Suriye’ye
yönelik doğrudan saldırısı, 250’den fazla Suriye vatandaşının öldürülmesine
neden oldu. Kuzey Suriye’de durum iyi gitmiyor ve yabancı Türk ordusu
topraklarımızın bir bölümünü işgal etti. Aramızda düşmanlık yok ama yabancı
güçlerin topraklarımızı terk etmesini istiyoruz. Bazı ülkeler şer güçlerle
ittifak yaptı ve bu ülkelerden bazıları IŞİD’in yaklaşımını izledi. Suriye
topraklarına giren bu güçler, Suriye halkının direnişiyle karşılaşacaktır.
Ayrıca Batılıların Suriye’de katliamlara neden olan eylemleri de mutlaka
milletin direnişiyle karşılaşacaktır. IŞİD ile Amerika ve Siyonist rejim
arasında hiçbir fark yoktur. Suriye’ye karşı işlenen suçları unutmayacağız.’

Suriye Dışişleri Bakanı, İran’ın Suriye’ye yönelik
ilişkileri ve yardımına ilişkin şunları söyledi: ‘İran, Suriye’ye yardım etmek
için elinden geleni yaptı. Tüm bu yardımları için İran’a teşekkür ediyoruz.
İran’ın Suriye’deki son depremden sonra yaptığı yardımlar çok büyük
yardımlardı. İran Rehberliği’ne teşekkürlerimizi iletiyoruz.’

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın