Milli Savunma Bakanı Akar’dan Doğu Akdeniz Açıklaması

rasthaber
Rasthaber –  Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, “NATO Genel Sekreteri’nin
Sayın Cumhurbaşkanımızla yaptıkları görüşmenin akabinde askerler arasında bir
görüşmenin başlaması konusunda girişimler var bunları destekliyoruz” dedi.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, beraberinde Genelkurmay
Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ümit Dündar,
Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Adnan Özbal ve Hava Kuvvetleri Komutanı
Orgeneral Hasan Küçükakyüz ile Milli Savunma Üniversitesi Kuvvet Harp
Enstitüleri 2. Dönem Komuta ve Kurmay Eğitimi Mezuniyet Töreni’ne katıldı.
Libya Savunma Bakanı Selahaddin Namroush’un yanı sıra Milli Savunma Bakan
Yardımcısı Yunus Emre Karaosmanoğlu, Milli Savunma Üniversitesi Rektörü Erhan
Afyoncu ve 1. Ordu Komutanı Orgeneral Musa Avsever’in de yer aldığı tören,
saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Milli Savunma
Bakanlığınca hazırlanan ve 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda kamuoyuyla paylaşılan
“Komando” klibinin ekrandan izletildiği törende eğitimini dereceyle
bitiren öğrenci subaylara diplomaları da verildi.

Dönem birincilerinin yaş kütüğüne plaketi çakmasının
ardından konuşan Akar, eğitimlerini başarıyla tamamlayan 137 öğrenci subayı
mezun verdiklerini ifade etti. Mezun olan subayların sorumluluklarının daha da
arttığını belirten Akar, “Türk Silahlı Kuvvetlerinin vazifesi karada,
denizde, havada tüm hak alaka ve menfaatlerimizi korurken, 83 milyonun
güvenliğini sağlarken egemenlik ve bağımsızlık çerçevesinde yapmamız gereken ne
görev varsa bunları yapmaktır. Şu anda da TSK mensupları karada, denizde ve
havada bunu yapıyor” diye konuştu.

Son dönemde risk, tehdit ve tehlikenin sadece sayısal olarak
değil değişik boyutlarda da ortaya çıkmaya başladığını bildiren Akar, harekat
şekillerinin de değiştiğine dikkati çekti. Bu esnek ve değişken ortamda Türk
Silahlı Kuvvetlerinin elinden geleni yaptığını, yapmaya da devam edeceğini
bildiren Akar, “Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, Türkiye Cumhuriyeti
Devleti’nin, tüm kurumlarımızın, 83 milyon vatandaşımızın gayretleriyle Türkiye
Cumhuriyeti Devleti kişiliğiyle kimliğiyle iddialarıyla talepleriyle varlığıyla
artık uluslararası ortamda bir özne olmuştur” dedi.

“Arkadaşlarımın aldığı tedbirlerle bugüne kadar kontrol
altında geldik”

Korona virüs salgını ile mücadele kapsamında alınan
tedbirlerin harfiyen uygulanmasının önemine değinen Akar, “Komutan
arkadaşlarımın, sivil asker tüm yetkili arkadaşlarımın aldığı tedbirlerle
bugüne kadar kontrol altında geldik. Gerçekten şükrediyoruz. Gemilerimizde,
filolarımızda, operasyon bölgelerimizde herhangi bir şekilde Covid ile
karşılaşmamak bakımından alınan tedbirlerin etkili olduğunu görüyoruz”
ifadelerini kullandı.

Konuşması sırasında savunma ve askeri konularına da değinen
Akar, terörle mücadele faaliyetlerinin kararlılıkla devam ettiğini belirterek,
“Pençe-Kaplan ile komandolarımız faaliyetlerini sürdürdüler ve belirlenen
bölgelerin tamamı teröristlerden temizlendi. Orada bölgeyi emniyete almak için
faaliyetlerimiz sürüyor. En son terörist etkisiz hale getirilinceye kadar bu
mücadele devam edecek ve 40 yıldır çekmekte olduğumuz ezayı, cefayı musibeti
ülkemizin ve asil milletimizin üzerinden kaldıracağız” dedi.

Bir taraftan terörle mücadele faaliyetleri devam ederken
diğer taraftan da Ege, Akdeniz ve Kıbrıs’ta hak, alaka ve menfaatlerin
korunmasına yönelik yapılması gerekenleri yerine getirdiklerini vurgulayan
Bakan Akar, “Biz anlaşmalara, mahkeme kararlarına, teamüllere saygılıyız.
Yaptığımız tüm ikili anlaşmalar çerçevesinde sorumluluklarımız neyse bunların
hepsini yerine getiriyoruz. Biz diyalog diyoruz. Biz savaştan yana değiliz.
Diyalog diyoruz. Bunu söylediğimiz zaman da bunun hiçbir şekilde zafiyet olarak
algılanmamasını istiyoruz” diye konuştu.

“Kabul edilebilir bir şey değil”

İyi komşuluk ilişkileri çerçevesinde uluslararası hukuka
uygun şekilde iki halkın yaşamasını istediklerini ifade eden Akar, şunları
söyledi:

“Amacımız bu ve biz bunu yüzlerce yıllık tarihimizde
yaptık. Aynı şeyi istiyoruz. Fakat bugün karşımızdaki komşularımızın maalesef
bu konuyu anlamalarında bir sıkıntı olduğunu görüyoruz. Sanki bu bir zafiyetmiş
gibi algılanıyor. Diğer taraftan da biz hak, alaka ve menfaatlerimizi koruyup
kollayacağız. Hiçbir şekilde zerre kadar hakkımızdan taviz vermeyeceğiz
dediğimiz zaman da bunun bir tehdit olarak algılanmasının da yanlış olduğunu
söylüyoruz. Biz gerçekleri, matematiği ortaya koyuyoruz. Bu çerçevede görüşme,
konuşma talebinde bulunuyoruz. NATO Genel Sekreteri’nin Sayın
Cumhurbaşkanımızla yaptıkları görüşmenin akabinde askerler arasında bir
görüşmenin başlaması konusundaki girişimleri destekliyoruz.”

“Bunlar tahrik değil, gerilimi artırmak değil de, iyi
komşuluk ilişkilerine aykırı davranmak değil de nedir?”

Yunanistan’ın Lozan Antlaşmasına aykırı olarak 16 adayı
silahlandırdığını dile getiren Akar, “Komşumuz kendisi ile alakalı bir konu
olduğunda ‘bunları görmeyelim, bunları bir tarafa koyalım, bunları
konuşmayalım, diğer konuları konuşalım’ anlayışı içindeler. Bu da kabul
edilebilir bir şey değil” dedi.

Bunların yanı sıra egemenliği anlaşmalara Yunanistan’a
devredilmeyen adacık ve kayacıkların olduğunu, Yunanistan’ın bunların tamamı
kendisininmiş gibi kabul ettiğini bildiren Akar, “Bu yetmezmiş gibi bir de
bunların en ucunda, Türkiye’ye en yakın olanlara ziyaretlerle ülkemize
milletimize karşı eylem içinde bulunuyorlar. Bunlar tahrik değil, gerilimi
artırmak değil de, iyi komşuluk ilişkilerine aykırı davranmak değil de nedir?”
diye sordu.

“Ne diyaloğa ne barışa hizmet eder”

Son dönemde Doğu Akdeniz’de yaşananlara da değinen Milli
Savunma Bakanı Akar, “Fransa’nın bölge ile alakası yok, sınırı yok,
anlaşmalardan kaynaklı herhangi bir temsil görevi yok. NATO’yu, AB’yi temsil
yetkisi yok fakat binlerce kilometreden gelerek bir takım konularda
prensiplerden, iddialardan bahsediyorlar. Bu gerçekten hiçbir iler tutar yanı
olmayan iddialar manzumesidir. Bunların kabul edilmesi mümkün değil” dedi.

Fransa’nın bölgeye getirdiği askeri varlıkları ile katıldığı
tatbikatların olduğunu anımsatan Akar, “Bunlar gerilimi azaltmak adına
yapılıyor bilakis gerilimi artırdığını, yaptıklarının yanlış olduğunu kendileri
de biliyorlar. Yapılan açıklamalar, kullanılan dil tavır üslup hiç doğru değil,
ne diyaloğa ne barışa hizmet eder ne de istikrara katkı sağlar” ifadelerini
kullandı.

“Diyalog için buradayız”

Türkiye’nin bölgede yaptığının uluslararası hukuk ve
denizcilik hukukuna tamamen uygun olduğunu vurgulayan Akar, şunları kaydetti:

“Fransa her aklına geleni yapabileceğini zannediyor. Sadece
Doğu Akdeniz yetmiyor aynı zamanda Irak’ta da bir takım beyanlarda
bulunuyorlar. Bunların hiçbiri ne müttefiklik ruhuna ne barışa ne diyaloğa
katkı sağlayan şeylerdir. Tamamen duygusal girişimlerdir ve bunların hiçbir
sonucu olmayacağının bilinmesi gerekir. Bir taraftan ‘NATO’nun beyin ölümü
gerçekleşti’ diyeceksiniz, diğer taraftan NATO’nun, AB’nin arkasına
saklanacaksınız, bir taraftan Peygamberimize hakareti özgürlük sayacaksınız,
diğer taraftan da bir gazetecinin masum bir sorusuna dahi tahammül
edemeyeceksiniz. Bu iki yüzlülük, riyakarlıktır. Bunu herkesin görmesi gerekir.
Biz Türkiye olarak diyalogdan, barıştan, hakkaniyet, uluslararası ilişkiler
çerçevesinde yapılması gereken iş birliği, iyi komşuluk ilişkilerinden yanayız.
Diğer taraftan da hiçbir şekilde hakkımızı, hukukumuzu vermeyeceğimizden
herkesin haberi olsun. Biz işimizi yapmaya devam ediyoruz fakat diyalog için de
buradayız.”

Sözlerinin sonunda şehit ve gazileri minnetle yad eden Akar,
“Peygamber ocağı olarak da bilinen ve bu milletin bağrından çıkan Türk Silahlı
Kuvvetleri aklın ve bilimin ışığında, anayasa ve yasalar çerçevesinde
Cumhurbaşkanımızın talimatları doğrultusunda ‘Ölürsem şehit kalırsam gazi
anlayışı’ içinde her türlü zorluğa göğüs gererek milletinin emrinde, görevinin
başındadır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın” dedi.

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın