Ortadoğu’da Arap Baharı Ülkelerin Parçalanmasıyla Sonuçlanacak

rasthaber

Amerika Başkanı Donald Trump’ın İsrail gezisinden önceki durağı olan Suudi Arabistan’daki zirvede ortaya koyduğu görüntü dikkat çekti. Amerika-Arap Zirvesi’nde Arap liderlerle poz veren Trump’ın İslam ülkelerini mezhepsel temelli bir çatlağa davet etmesi, söz konusu gündemde olan askeri işbirliğinin de ne yönde adımlar atacağını ortaya koymuş oldu. İslam ülkeleri de İslam NATO’su bahanesiyle Kuzey Atlantik Paktı olarak bilinen NATO konseptinin bir uzantısı haline getirilmeye çalışılıyor.

Ortadoğu’da Arap Baharı rüzgârı ile başlayarak büyük bir kış mevsimine dönen süreçte gelinen nokta bölge ülkelerinin parçalanmasıyla sonuçlanacak bir sona doğru ilerliyor. Irak işgali ile başlayan süreç ve Suriye iç savaşı ile körüklenen bölgesel oyunlar, İsrail’in çıkarları ve güvenliğini temin edecek yönde sürüyor. Bölgede tüm bunlar yaşanırken ABD’nin yeni başkanı Donald Trump’ın Ortadoğu’ya yaptığı ziyaretler dikkat çekti. İsrail’e gitmeden önce ilk durağı Suudi Arabistan olan Trump, burada Amerikan-Arap Zirvesi’ni düzenledi. 55 Müslüman ülkenin liderlerinin ve temsilcilerinin katıldığı toplantıda Trump’ın mezhepsel temelli bir çatışma için İslam ülkelerini kışkırtıcı konuşmaları damgasını vururken, söz konusu askeri işbirliği adı altında ifade edilen İslam NATO’sunun da ne amaçla ve neye hizmet edeceğinin de işaretini vermiş oldu.

MEZHEPSEL TEMELLİ KIŞKIRTMA

ABD Başkanı Donald Trump’ın bu ziyareti ile aşikâr bir şekilde artık ifade edilen mezhepsel temelli bir bölünmenin ilk işaretleri Suriye üzerinden 2011 yılında verilmişti. Suriye üzerinden yürütülen mezhepsel temelli bölgesel farkındalık ile İslam ülkeleri adeta ikiye bölünmüş, Suriye’de yüz binlerce insan hayatını kaybederken, bölgenin güçlü ülkesi ise paramparça bir hale getirilmişti. Trump’ın son zirvedeki ‘mezhepsel temelli’ ayrılıkçı fikirleri ABD ve NATO konsepti çerçevesinde İslam ülkelerinin zihinlerine bir bir işlenmeye devam ettiğini gösterdi. Trump, konuşmasında, “İran rejimi barış için ortaklık yapmaya karar verene kadar vicdan sahibi tüm milletler İran’ı yalnız bırakmalı” diye çağrıda bulunarak bu ayrışmayı körüklemiş oldu. 

IŞİD BAHANESİYLE MEZHEPÇİLİK POMPALADI

Trump’ın zirvedeki konuşmasında öne çıkan terörizm ile ilgili ifadeleri de IŞİD’i öne sürerek mezhepçiliği körüklemek olarak yorumlandı. IŞİD’in nasıl bir uluslararası yapı olduğunu ve bölgenin dizaynı için nasıl kullanıldığını da böylelikle kanıtlayan Trump, IŞİD terörizmini bahane ederek, bölgedeki ülkelerin bu mücadelede kendilerinin yanında yer alması uyarısında ve tehdidinde bulunmayı da ihmal etmedi.

BU NATO İSLAM ÜLKELERİNE HİZMET ETMEZ

Trump’ın Suudi Arabistan ziyaretinde Amerika tarihinin en büyük askeri işbirliği anlaşmalarından birine de imza atıldı. 280 milyar dolarlık silah anlaşması ile Suudi Arabistan, Amerika’ya askeri anlamda bağlanmış oldu. Ancak bu silah anlaşması ve siyasi olarak sözde kurulması planlanan İslam NATO’sunun nasıl bir yol yöntem izleyeceği ise merak edilirken, ortaya konan tavırlar, mezhepsel bir savaşın ayak sesleri olarak yorumlanmaya başlandı. Kuzey Atlantik Paktı’nın bir alt kuruluşu imasını şimdiden veren bu yapının NATO’ya hizmet edeceği ise en bariz şekilde görülüyor.

İSLAM NATO’SUNU İSRAİL DE DESTEKLİYOR

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da düzenlenen zirvede en dikkat çeken nokta ise söz konusu İslam NATO’su ile ilgili askeri işbirliği mesajları oldu. Bölge mezhepsel temelli bir bölünmenin eşiğindeyken düzenlenen bu zirvede konuşmalar mezhepsel ayrışmayı körükledi. Söz konusu İslam NATO’sunu Tel-Aviv tarafından desteklendiği de daha önce kamuoyuna deklare edilmişti.

milligazete

 

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın