Ayetullah Cevad Amuli, müminin ölüm anında nasıl bir hissiyatla bu dünyadan ayrılacağını İmam Cafer Sadık’tan nakledilen bir rivayetle beyan etti. Ayetullah Cevadi Amuli’nin açıklamasından o pasajı sizler için tercüme ettik:
… [Ölüm halindeki mümin] o iki yüce zatı görür. Allah’a yemin olsun ki o iki zatı görür…
[Akabe diyor] “O iki şahsiyet kimdir?” diye sordum.
[İmam Sadık (a.s)] buyurdu: Onlar Resulullah (s.a.a) ve Ali’dir (a.s).
Rivayetlerimizde şöyle geçer: Bir mümin için ölüm anındaki lezzetten daha lezzetli bir lezzet yoktur. Şu anda bizim elimiz bu yüce şahsiyetlerin haremine ve zerihine vardığında iftihar ediyoruz… Düşünün ki başucumuza gelmiş olsunlar… Ali gibi bir yüce şahsiyetin bereketli vücudu yanıbaşımıza gelmiş olsun…
[İmam Sadık (a.s)] buyurdu: Ey Akabe! Hiçbir mümin yoktur ki ölüm anında bu iki yüce zatı görmemiş olsun.
Dedim: Peki, mümin bu iki zatı gördüğü halde dünyaya dönmek ister mi?
Buyurdu: Hayır!
(Bu şahıs o ana kadar tevessül ve dua ile şifa bulmak istemiş olabilir, sağlığına kavuşarak dünyaya dönmek istemiş olabilir. Ama o andan itibaren asla dünyaya dönmek istemez…)
Dedim: Acaba ölüm anındaki kişinin başucuna gelen o iki zat ona bir şey söyler mi?
Buyurdu: Evet; Resulullah (s.a.a) onun başucuna oturur, Ali ayak tarafında oturur.
Resulullah ona yönelerek şöyle buyurur: Ey Allah’ın dostu, müjde olsun sana! Ben Allah’ın Resulüyüm. Ben senin için geride bıraktıklarından daha hayırlıyım.
Sonra Resulullah (s.a.a) ayağa kalkar. Bunun üzerine Ali (a.s) ayağa kalkar ve ona yönelerek şöyle buyurur: Ey Allah’ın dostu, müjde olsun sana! Sevgisini taşıdığın Ali b. Ebutalib’in, şimdi senin için faydalı olacağım…
İmam Sadık (a.s) Akabe’ye şöyle buyurdu: Bunlar Allah’ın kitabında var olan gerçeklerdir.
Akabe dedi: Canım size feda olsun Allah’ın kitabının neresinde var? Bunun üzerine İmam Sadık (a.s) Yunus suresinin şu ayetlerini okudu: “Onlar, iman etmiş takvalı kimselerdir. Onlar için dünya hayatında ve ahirette müjde vardır. Allah’ın sözlerinde bir değişme yoktur. İşte bu büyük başarıdır.” (Yunus 63-64)
shafaqna
