Emir Abdullahiyan ile Faysal bin Ferhan’ın görüşmesinin ardından, Suudi
Arabistan’dan bir heyet ateşkes için Ensarullah’In ayağına gitti ve Yemen’de
barışla ilgili ilk somut adım atıldı.
Suudi Arabistan ve Umman yetkililerinden oluşan bir heyet, hafta sonunda
San’a’ya giderek Yemen Yüksek Siyasi Konsey Başkanı Mehdi el Meşat ve Müzakere
Heyeti Başkanı Muhammed Abdüsselam gibi Ensarullah yetkilileriyle ilk tur
görüşmeleri gerçekleştirdi.
Fransız haber ajansı AFP’ye konuşan ve isminin açıklanmasını istemeyen
Yemenli bir hükümet kaynağı, Suudilerle Ensarullah’ın 2 yıllık bir geçiş tesis
etmeye yönelik 3 aylık müzakerelerin önünü açmak için 6 aylık bir ateşkes
konusunda prensipte anlaştıklarını belirtti.
Anlaşmanın, Ensarullah’ın kontrolündeki bölgelerde memur maaşlarının
ödenmesi, havaalanları ve limanlardaki operasyonel kısıtlamaların kaldırılması
dahil Ensarullah’ın temel hedeflerini gerçekleştirmesi bekleniyor.
Riyad’daki Naif Arap Güvenlik Bilimleri Üniversitesi’nin
Ulusal Güvenlik Programları Başkanı Alghannam AFP’ye verdiği röportajda konuyla ilgili olarak şunları söyledi: ‘Tanık olunan diplomatik ivme Suudi-İran
yakınlaşmasının meyve vermeye başladığının bir işaretidir.
Yemen konusunda ilerleme sağlamak Suudiler için her zaman bir öncelikti.
Ancak İran’ın işbirliği olmadan işler şu anda tanık olduğumuz kadar hızlı
ilerleyemezdi.’
Öte yandan İran’ın BM Daimi Temsilciliği de şu açıklamalarda bulundu: ‘Suudi
Arabistan ile İran arasındaki diplomatik bağların yeniden tesis edilmesi,
Yemen’de ateşkesi hızlandıracak, ulusal bir tartışma başlatma ve kapsayıcı bir
ulusal yönetim inşa etmeye yardımcı olacak.
Suudi-İran ilişkileri ikili, bölgesel ve küresel olmak üzere üç düzeyde önem
taşıyor ve Batı Asya ile İslam dünyası dâhil her üç katman da iki ülke
arasındaki siyasi bağların yeniden kurulmasından yarar sağlayacak’.
Öte yandan Ensarullah’ın üst düzey
yetkililerinden Muhammed el Bukaiti, bundan sonraki görüşmelerin seçilmemiş
Cumhurbaşkanlığı Liderlik Konseyi veya Konsey Başkanı Raşad el Alimi ile değil,
yalnızca Suudi Arabistan ile yürütülmesi gerektiğini vurguladı ve şunları
söyledi: ‘Suudi Arabistan arabulucu değil, çatışmanın tarafıdır. Riyad
tarafından atanan Raşad el Alimi aracılığıyla yeniden müzakere etmeye niyetli
değiliz. San’a’nın kapıları herkese açıktır ve iç dengelere dayalı bir siyasi
süreç inşası ile Yemen’in egemenliğini ve bağımsızlığını elde etmesi için
diyalog çağrısını yineliyoruz.’
Bu arada Suudi Arabistan’ın Yemen’in İmarı ve Kalkınması Programı’na göre
bu ülkenin Yemen’in elektrik ihtiyacının giderilmesine destek olmak ve
ticari faaliyetleri canlandırmak için gönderdiği 30 bin tonluk akaryakıt
yardımı, Yemen’in Aden limanına ulaştı.
Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve bazı Arap ülkeleri ile
birlikte ABD, Batılı ülkeler ve Siyonist rejimin desteğiyle 26 Mart 2015’ten
itibaren en fakir Arap ülkesi olan Yemen halkına karşı kapsamlı bir savaş
başlattı.
Bu savaş 17 milyon 600 binden fazla Yemenlinin gıda yardımına muhtaç
kalmasına neden oldu ve toplamda, Yemen’de ölen ve yaralananların 19 bin
200’den fazlası sivillerden oluşmaktadır.
Ancak bu savaş, Suudilerin beklentilerinin aksine, Yemen halkının güçlü
direniş kalkanıyla karşı karşıya kaldı ve sekiz yıllık istikrar ve Yemenlilerin
Suudi topraklarının derinliklerine, özellikle Aramco tesislerine vurduğu acı
darbelerden sonra Riyad, Yemen’deki savaş bataklığından çıkma umuduyla ateşkese
boyun eğmek zorunda kaldı.
