‘Şam ile İlişkilerimiz Suriye Krizinin Zirvesinde Bile Kesilmedi’

rasthaber
Rasthaber –  Filistin’in Suriye büyükelçisi, Filistin’in Şam ile
ilişkilerinin Suriye krizinin en yoğun olduğu dönemde bile bir gün dahi kesilmediğini
ve Suriye’ye karşı savaşın başlangıcından bu yana Filistinli heyetlerin Şam’a
ziyarette bulunduğunu vurguladı.

Filistin’in Suriye büyükelçisi Samir el-Rifai, İran İslam
Cumhuriyeti’nin Filistin meselesindeki duruşunu takdir etti ve Tahran’a,
Filistin ve bu ülkenin halkına verdiği destekten dolayı teşekkür etti.

Samir el-Rifai, Tesnim Habere verdiği röportajda, İran’ı
dost bir ülke ve hatta bunun ötesinde Filistin’in kardeşi olarak nitelendirdi
ve İran İslam Cumhuriyeti’nin tutumunu ve Filistin’in yanında yer almasını
takdir etti.

El-Rifai şu ifadelerde bulundu: ‘İslam İnkılâbının zaferinin
ardından İran’ın, Tahran’daki ‘İsrail’ Büyükelçisini kovup, ‘İsrail’
Büyükelçiliğini Filistin Büyükelçiliğine çevirmesini unutmamız mümkün değildir.

İran, Filistin halkının anavatanlarına dönüşlerinde ve kendi
kaderlerini belirlemelerinde her zaman onların haklarının yanında olmuştur.’

Filistin’in acı çekmesi karşılığında siyonist rejimin
kurulması

Filistin’in Suriye büyükelçisi Filistin halkının acılarını
şöyle anlattı: ‘Bu acı, üzerinden 73 yıl geçen ve siyonist rejime ait olmayan
ve üzerinde hiçbir hakkı bulunmayan Filistin topraklarını siyonist rejime veren
1917 yılındaki Balfour bildirisiyle başlayan bu rejimin kurulması
bedbahtlığının ötesindedir.

Acı ve zorluklara rağmen Filistin halkı sadece direnmekle
kalmıyor, işgalci ‘İsrail’ rejiminin Filistin topraklarına ve halkına dayatmaya
çalıştığı siyonist plana karşı da en ön saflarda yer alıyor.’

Samir el-Rifai, yaklaşık 15 yıldır devam eden Filistin
ihtilafının Filistinlilerin vücudundaki açık bir yara olduğunu söyledi ve şu
açıklamalarda bulundu: ‘Bu yarayı sarmak ve tüm sorunlara ve engellere rağmen
Filistin saflarını birleştirmek için çalışmalar yapılıyor.

Bir Filistinli olarak, topraklarımızı ve ülkemizi kurtarmak
için birlik olmak ve işgalci Siyonist rejime karşı milletimizi savunmak bizim
görevimizdir.

Filistinliler birleşik bir Arap pozisyonu oluşturabilsin ve
sonuç olarak Arap ve İslam ülkeleri Filistin davasında destekleyici bir
pozisyon alabilsin diye siyonist plana ve işgalci rejime karşı direniş ve
birleşik bir Filistin pozisyonu gerekmektedir.

Birleşmiş Milletler Filistin halkına yapılan zulmün suç
ortağıdır

Filistin’in Suriye Büyükelçisi, BM Genel Kurulu’nun
Filistin’i iki Yahudi Arap devletine bölen bir kararı kabul ettiği 29
Kasım1947’de Filistin’in bölünmesinin yıldönümü hakkında konuştu şunları
söyledi: ‘Bu gün her zaman BM’nin Filistin halkına yaptığı tarihi adaletsizliği
ve zulmü hatırlatıyor.

Yine de Filistin halkı işgal sonlandırılana, siyonist
rejimin çökene ve bir Filistin devleti kurulana kadar direnmeye devam
edecektir.’

El-Rifai, Siyonist rejimin Kudüs’e ve kutsal mekânlara
yönelik eylemleri hakkında şunları söyledi: ‘İsrail’in kutsal yerlere saldırısı
sürüyor ve siyonist rejim Kudüs’ü Yahudileştirmek için günlük eylemler
yürütüyor ve bu, siyonist yerleşimcilerin Mescid-i Aksa’da gerçekleştirdiği
sürekli saldırı ve orada törenler düzenlemesi ve bu camiye saygısızlık etmesi
dışında gerçekleştirdiği bir eylemlerdir.’

Filistin bölgelerinin Yahudileştirilmesi devam ediyor

Filistin’in Suriye Büyükelçisi şunları söyledi: ‘İbrahim Camisi’nde
yaşananlar, İbrahim Camisi’ni ve Filistinlilerin ve Müslümanların kutsallarını
Yahudileştirme girişiminin bir parçasıdır.

Şu anda uluslararası toplumu Filistin davasındaki
sorumluluklarını kabul etmeye zorlamak için Filistin’in diplomatik eylemleri ve
hareketleri devam ediyor.”

El-Rifai, uluslararası toplumu, siyonist plan çerçevesinde
bu ülkeyi ve yerleşim birimlerini Yahudileştirme çabalarını sürdüren ve buna
Balfour Deklarasyonu ile başlayan ancak son zamanlarda eylemlerine
çıldırmışçasına devam eden işgalci Siyonist rejimin egemenliğinde olan Filistin
halkının çektiği zulüm ve acıyı düşünmeye çağırdı.

Filistin Yönetiminin Suriye ile ilişkileri hiç kesilmedi

Filistin’in Şam Büyükelçisi röportajının sonunda şu
ifadelerde bulundu: ‘Filistin’in Şam ile ilişkileri Suriye krizinin en yoğun
olduğu dönemde bile bir gün bile kesilmedi ve Filistinli heyetler Suriye’ye
karşı savaşın başlangıcından bu yana Şam’a gidip geliyor.

Suriye Arap Cumhuriyeti Filistin’in yanında sağlam bir kale
olarak durdu ve hala da durmaktadır ve Filistin davasının yanında durduğu için
ağır bedeller ödemiştir.’

 

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın