Görüyorsunuz işte, bu alçaklar, Büyük Şeytan Amerika, Siyonist haydut rejim, hiçbir ateşkesi, anlaşmayı önemsemiyorlar. Sözlerine sadık kalmıyorlar. Canları istediği zaman ateşkesi bozuyorlar. Gazze’de, Filistin’de sözde ateşkes var ama her gün saldırıp katliam yapıyorlar. Hizbullah ile ateşkes yapıyorlar ama ertesi gün Lübnan’a saldırıp vahşi cinayetlere imza atıyorlar.
İran İslam Cumhuriyeti’ne de sözde müzakere masasındayken alçakça saldırdılar. 14 Maddelik mutabakat anlaşması imzalanmışken iki gün önce yine saldırdılar.
İran nükleer güç olmak istiyor, o yüzden onu vurduk, vuruyoruz, bundan böyle de bu arzusunu sürdürürse vurmaya devam edeceğiz diyorlar. Bu şeytanlarda bahane çok, dert bağcıyı dövmek olunca mutlaka bir bahane bulurlar. İslam Cumhuriyeti ısrarla ‘böyle bir niyetim yok’ demesine rağmen onlar bildiklerini okuyorlar.
Peki, İran’ın böyle bir niyeti olsa bile, İran nükleer güç olmasın anlayışı adil bir anlayış mı? İran’ın nükleer güç olma arzusu neden suç olsun? Amerika nükleer silaha sahip, hatta nükleer silahın mucidi. Ve nükleer silah kullanan tek ülke. Yine Siyonist rejim de nükleer silaha sahip.
Peki, Amerika, israil, Hindistan, Çin, Rusya, İngiltere, Fransa nükleer silaha sahip oluyor, olabiliyor da İran neden olamıyor? İran’a kötüyse onlara niye kötü değil? İran için suçsa onlara niye suç değil? Onların hakkı var da İran’ın niye hakkı olmasın?
Neden Kuzey Kore’ye saldıramıyorlar? Çünkü Kuzey Kore nükleer güç… Nükleer caydırıcı bir unsur… İran İslam Cumhuriyeti de saldırganlara karşı caydırıcı bir unsur olarak nükleer silah edinirse neden suç sayılıyor?
Amerika’nın, Siyonist rejimin kendi yayılmacı emelleri için hiçbir cinayet, katliam, soykırım ve vahşetten geri durmayacağını tüm dünya gördü, öğrendi. Bu şeytani güçlerin yarın kendi düşmanlarına boyun eğdirmek için nükleer silah kullanmayacaklarını kim garanti edebilir? Böyle korkunç bir vahşetin altına rahatlıkla imza atabileceklerini yapıp ettikleriyle ispatladılar. Amerika’nın ikinci dünya savaşı sırasında Japonya’nın iki şehrine attığı atom bombaları nedeniyle vicdan azabı çektiği, özür dilediği duyulmuş mu? Demek ki hiç pişmanlık duymamışlar. Bu, aynısını tekrar edebilecekleri anlamına geliyor.
Siyonist rejimin Filistin ve Lübnan’da sivil halka yönelik işlediği insanlık dışı katliam ve soykırımlar, bu kanser urunun da yeri gelince nükleer kullanmaktan çekinmeyeceğini gösteriyor.
İslam dünyası, özellikle İslam dünyasının abisi konumundaki büyük ülkeler, nükleer silaha sahip barbar Batı dünyasına, Amerika ve Siyonist rejime karşı nükleer güç olmak zorundalar. Bu vahşi istilacıları caydırmanın en etkili yollarından biri bu…
Nükleer silah Türkiye’nin de hakkı İran’ın da hakkı… Pakistan eğer nükleer silaha sahip olmamış olsaydı şimdi çoktan faşist, putperest Hindistan’a yem olurdu. Vahşi Hindular, pak insanların ülkesi olan bu temiz ülkeyi yutmaktan çekinmezlerdi. Bu vahşilerin Myanmar’da işledikleri soykırıma hepimiz şahit olduk.
Zora girince nükleer silah kullanmaktan çekinmeyecek bu barbar sürülerine karşı İslam ülkelerinin de caydırıcı bir faktör olarak bir an önce nükleere sahip olmaları gerekmektedir.
Bunların anladığı tek dil güç ve silah… Bu şeytani güçlerle anladıkları dilden konuşmaktan başka çare yok. O yüzden güçlü olmak lazım. Onlar nükleer güçse ve bu gücü kullanmaktan çekinmeyecek kadar alçak ve vahşilerse İslam ülkeleri de kendi topraklarını, halklarını korumak için nükleer güç olmak zorundadırlar. İslam ümmeti için başka bir yol da görünmüyor.
