yılında yaşanan soykırımın 25’inci yıl dönümü dolayısıyla gerçekleşen anma
töreninde görüntülü mesajı yayınlandı.
Mesajında Bosna Hersekliler ve tüm misafirleri selamlayan
Erdoğan, bugün, tarihin acı ve utanç sayfalarından biri olan Srebrenitsa
Soykırımı’nı anmak ve Boşnakların acısını paylaşmak gayesiyle bir arada
bulunduklarını ifade etti.
Koronavirüs sebebiyle fiziken aralarında olamasa da aklı ve
gönlünün her daim Bosna’da olduğunu belirten Erdoğan, 25 sene önce alçakça
katledilen aziz şehitleri rahmetle andı ve kederli aileleriyle yakınlarına
başsağlığı diledi.
Geçen sene naaşlarına ancak yeni ulaşılabilen şehitleri
Saraybosna’dan Srebrenitsa’ya birlikte uğurladıklarını anımsatan Erdoğan,
yüreklerindeki acıya rağmen ailelerin vakur duruşlarına hep beraber şahit
olduklarını anlattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
“Soykırımın üzerinden çeyrek asır geçse de acımız halen
tazedir. Ortaya çıkarılan her toplu mezarla yüreklerimiz yeniden dağlanıyor.
Hala kadınlar kocalarına, çocuklar anne-babalarına kavuşmanın umuduyla yaşıyor.
Aradan geçen bunca zamana rağmen hala çocuklarının yolunu gözleyen anneler var.
25 yıldır mavi kelebeklerin izinde sevdiklerimizi arıyoruz. Rabb’imiz şehitler
için, ‘Allah yolunda öldürülenler için ölüler demeyin, bilakis, onlar
diridirler fakat siz bilemezsiniz’ buyuruyor. Bizler de şehitlerimizin hep
aramızda olduğuna, diri olduğuna inanıyoruz. Merhum Aliya İzetbegoviç
‘Soykırımı asla unutmayın, unutulan soykırım tekrarlanır.’ derdi. Ne
şehitlerimizi unutacak ne de Srebrenitsa Soykırımı’nı unutturacağız. Bosnalı
kardeşlerimize karşı işlenen cinayet ve katliamların takipçisi olacak, hak ve
adalet arayışınızda sizleri asla yalnız bırakmayacağız.”
Son dönemde Batılı ülkelerde yaşanan İslam karşıtı
saldırıların, bu konuda teyakkuz halinde olunması gerektiğini gösterdiğini
belirten Erdoğan, şunları kaydetti:
“Onca drama, katliama ve gözyaşına rağmen, Avrupalı
siyasetçiler Srebrenitsa katliamından hiçbir ders çıkarmadılar. İslam
düşmanlığını körükleyen, yabancı karşıtlığını destekleyen söz ve beyanatların
halen serbestçe kullanılması, geleceğimiz adına büyük bir endişe kaynağıdır.
Bir daha benzer acılar yaşamamak için uluslararası kuruluşlar yanında bizlere
de önemli sorumluluklar düşüyor. Asırlar boyunca hoşgörü ve barışın güzel
örneklerini vermiş bir medeniyetin temsilcileriyiz. Görüş farlılıklarının,
etnik, kültürel ve mezhebi ayrımların bizi bölmesine, birbirimize düşman
etmesine izin vermeyiz. Adaletin tecellisi için yürüttüğümüz mücadeleyi
‘Haklıysak, güçlüyüz’ inancıyla tam bir özgüven içinde devam ettirmeliyiz.
Rabb’im yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle sözlerime son
verirken Türkiye’nin ve Türk milletinin desteğinin Bosna-Hersek’le beraber
olduğunun altını tekrar çizmek istiyorum. Srebrenitsa şehitlerimize Allah’tan
rahmet diliyor, ailelerine, sevenlerine ve bu acıyı yüreğinde hisseden herkese
sabırlar diliyorum.”
