Sudan’daki temsilcisi Axel Bishop, Sudan vatandaşlarının farklı bölgelere
kaçışının olumsuz sonuçlar doğuracağı konusunda uyarıda bulundu.
Raporlara göre yaklaşık 33 bin Sudanlının güvenli yerler
bulmak için Al-Nil Al-Abyez bölgesinde bulunan mülteci kamplarına kaçtığını ve
5.000 Sudanlı “Kasla” şehrine, 2.000 kişi de “Al-Gadaraf”
kamplarına sığındığını söyledi.
Bu BM yetkilisi, çadırlara sığınan 20 bin kişiden 7 bin
500’ünün Sudan’da sığınmacı yaşadığını da sözlerine ekledi.
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği temsilcisi
şöyle duyurdu: “Yüksek Komiser’in gözlemine göre yaklaşık 14 bin kişi
Güney Sudan hükümetine sığındı ve Mısırlı yetkililere göre 16.000 Sudanlı
Mısır’a kaçtı, şimdiye kadar 14.000 kişi geldi.”
Tüm bu göçmenlerin gıda, su ve sağlık hizmetleri gibi temel
ihtiyaçlarını karşılamak istediklerini ve Sudanlıların kaçtığı bölgelerin
nispeten iyi bir güvenliğe sahip olmak istediğini vurguladı.
Üst düzey Sudanlı askerlerin öldürülmesi
Sudan Silahlı Kuvvetleri Genel Komutanlığı, Tümgeneral Ahmet
Abdul Kayyum ve oğlunun sokakta ekmek alırken öldürüldüğünü duyurdu ve destek
güçlerinin bunu hızla yaptığını açıkladı.
Sudan silahlı kuvvetlerinden yapılan açıklamada, “Adam
Mahmut Car-ul-Nabi” ve iki çocuğunun kaçırıldığı da bildirildi.
Bu açıklamada ayrıca çok sayıda memurun öldürülmesi ve kaçırılması,
ailelerine saldırılması, dövülmesi ve mallarının çalınmasından da
bahsedilmektedir.
İki generalin çatışmayı sona erdirme şartları
Russia Today’in haberine göre, Sudan ordusu komutanı ile
Hızlı Destek Kuvvetleri komutanı, müzakere şartları ve ülkedeki çatışmanın sona
erdirilmesi konusunda anlaştılar.
Abdülfettah Burhan, “Hamidati ile görüşmek mümkün
değil. Bir isyana öncülük ediyor ve bitirilmesi gerekiyor.
Bu militan grup için silahlı kuvvetlere nasıl dahil
edileceğini müzakere etmekten veya tüm Sudan halkı tarafından ona karşı
savaşmaktan başka çıkış yolu yok.” dedi.
Öte yandan hızlı destek kuvvetlerinin komutanı Hamidati,
Sudan ordusu lideriyle müzakerelerin şartını “Çatışmaların
Durdurulması” olarak açıklayarak, “Sudan’ı yok etmek istemiyoruz.
Çatışmayı durdurun. O zaman pazarlık edebiliriz.” ifadesini kullandı.
Sudan’daki şiddet olaylarından karşı tarafı sorumlu tuttu ve
Burhan’la kişisel bir sorunu olmadığını söyleyerek Burhan’ı Ömer El Beşir’e
bağlı yetkilileri kullanmakla suçladı.
Hamidati, sivil bir hükümet kurma ve ülkeyi son 30 yıldır
hüküm süren hükümetin kalıntılarından koruma hedefini açıkladı.
“Ben Gurion’in” şeytani planının yeniden
canlanması
Mısır’ın eski cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek’in oğlu “Alaa
Mübarek”, Mısırlı aktivist “Tevfik Akaşe”nin Sudan’ın
bölünmesini öngördüğü makalesini yeniden yayımladı.
Akaşe, Arap dünyasını bölüp zayıflatmanın, fitne ve ayrılık
yaratmanın eski bir plan ve hedef olduğunu açıklamıştı.
Alaa Mübarek, “Sudan’ın bölünmesiyle ilgili yaşananlar
ve güncel olaylar, İsrail’in ilk başbakanı Ben Gurion’in hazırladığı eski
planın kanıtıdır ve Arap ülkelerinin parçalanması ve zayıflaması ile aynı
zamanda İsrail’in Afrika kıtasındaki nüfuzunu genişletmesi ile de
uyumludur.” belirtti.
Amerikan konvoyu Hartum’dan Port Sudan’a doğru yola çıktı
300 Amerikalıyı taşıyan Amerikan otobüslerinden oluşan bir
konvoy, insansız hava araçlarının koruması altında Hartum’dan Sudan Limanı’na doğru
yola çıktı.
