rejimi ile ilişkilerin normalleştirilmesinin stratejik bir seçenek olduğunu
ancak bundan önce yerine getirilmesi gereken özel talepler ve gereklilikler
olduğunu açıkladı.
Adil el-Cübeyr, ABD’nin CNN TV kanalına verdiği röportajda,
Suudi Arabistan’ın işgal rejimi İsrail ile ilişkileri normalleştirmeye hazır
olup olmadığı ve eğer öyleyse bunun ne zaman olacağı sorusuna şöyle yanıt
verdi: ‘Suudi Arabistan’ın Arap barış girişimini desteklediğini söyledik.
Aslında bunu biz gündeme getirdik ve barışın bu sürecin başında değil sonunda
olacağını açıkladık.
Ayrıca İsrail ile İbrahim anlaşmalarını imzalayan ülkelerin,
o ülkelerin aldığı egemenlik kararları olduğunu söyledik. Bu tür kararların
İsrail içinde olumlu bir etkisi olacağını umut ediyoruz.’
Adil el- Cübeyr, Suudi Arabistan’ın sözde İbrahim
anlaşmasına katılmaya hazır olup olmadığı ile ilgili olarak şu ifadelerde
bulundu: ‘Bir sürece ihtiyacımız olduğunu ve bu sürecin Arap Barış Girişimi’nin
uygulanmasını ve işgal altındaki topraklarda Başkenti Doğu Kudüs olan bir
Filistin devletinin kurulmasıyla iki devlete dayalı çatışmanın çözülmesini
içermesi gerektiğini açıkça belirttik. Bizim barış için istediğimiz şey budur.
İsrail ile barış stratejik bir seçenektir, ancak bundan önce
yerine getirilmesi gereken bazı talepler bulunmaktadır.’
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı bu ifadelerde bulunurken,
geçtiğimiz günlerde üç Siyonist yetkili Axios haber sitesinde şu açıklamalarda
bulunmuştu: ‘ABD Başkanı Joe Biden’in Suudi Arabistan Kralı Selman bin
Abdülaziz ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile Cidde’de yapacağı görüşmenin
ardından Suudi Arabistan ile İsrail arasındaki ilişkileri normalleştirmeye
yönelik adımların kısa süre içinde açıklanması bekleniyor.’
Üst düzey bir Siyonist yetkili şunları söyledi: ‘İlişkileri
normalleştirmeye yönelik herhangi bir adımla ilgili nihai kararlar, Joe Biden
ile Muhammed bin Selman ve Suudi yetkililer arasındaki görüşmeden sonra
verilecektir.’
İşgal rejiminden bir yetkili de şu açıklamalarda bulundu:
‘İsrail, Suudi Arabistan’ın önümüzdeki günlerde atacağı adımların diğer ülkeler
arasındaki normalleşme sürecinin başlangıcı olmasını umut ediyor. İsrail ile
Suudi Arabistan arasında normalleşme olmadan bölgede değişimin devam edeceğini
tasavvur edemiyoruz ve bu hedefe ulaşmak için adımlarımızı yavaş yavaş
atıyoruz.’
Birçok gözlemci, söz konusu adaların mülkiyetinin Mısır’dan
Suudi Arabistan’a devrinin, Riyad ve Tel Aviv arasındaki ilişkilerin
normalleşmesine yönelik önemli bir adım olacağını ve belki de bu anlaşmanın iki
taraf arasında tam bir uzlaşma anlaşmasının imzalanmasına neden olacağını
düşünüyor. Biden da bu anlaşma konusunda çok hevesli ve bunu önümüzdeki Kasım
ayında yapılacak kongre ara seçimlerinde bir başarı olarak kullanmayı umut
ediyor.
Biden hükümeti, Donald Trump’ın başkanlığı döneminde bazı
Arap ülkelerinin Siyonist rejimle ilişkilerini normalleştirmesine yol açan
sözde İbrahim anlaşmalarını genişletmeye çalıştıklarını vurgulamaktadır.’
