Suudi Muhalif: Al-i Suud, En-Nemr’in Devriminin Alevini Asla Söndüremez

rasthaber
Rasthaber – “Likau’l Muarida fi Ceziretu’l Arabiye” Örgütü liderlerinden
Şeyh Muhammed Ali Casim, Şeyh Nemr’i bir amacı olması nedeniyle somut etkileri
bulunan, toplumsal ve dinamik hareketlerin tarihsel gelenek ve göreneklerinin
dokusunun bir parçası olan değerlerin vücut bulmuş hali olarak nitelendirdi.

Şeyh Muhammed Ali Casim, Fars Habere verdiği röportajda
şunları söyledi: ‘Şeyh Nemr’in değer ve ilkelerin denklemine ilişkin planı
kazandı. Siyasi zafer elde edilmemiş olsa bile, bu değer ve ilkeleri etki,
hareket ve zulümle mücadele kaynağı olarak gören milletler, şüphesiz başarılı
olacaktır. Bu Kur’an’ın vaadidir ve orada ilahi hakikati ve onun peygamberlerin
hayatlarındaki tekrarını vurgulamaktadır. Biz de onu tevhidi ve devrimci
eylemler için bir merci haline getirdik. Peygamberlerin, imamların ve
evliyaların tevhidini, adaletini ve faziletini örnek alan milletler, muzaffer
milletlerdir ve insani medeniyetin inşasına yardımcı olacaklardır.’

Şeyh Muhammed Ali Casim, “Acaba Al-i Suud, Şehit Nemr’in
sesini, yolunu ve düşüncesini tarihte susturabilir mi?” sorusu üzerine şunları
söyledi: ‘Al-i Suud, Şeyh Nemr’in inkılabının alevini asla söndüremedi ve
söndüremeyecek çünkü bu inkılap, kalıcılık ve süreklilik unsurları içeren ilahi
değerlerin bir tezahürüdür.

Şeyh Nemr, dürüstlüğü, cihadı, samimiyeti ve fedakârlığıyla
milletlere örnek olabilecek değerlerin zaferi için bir modeldir.

Şeyh Nemr’in idam edilmesi konusunda işlenen cinayeti ve onu
çevreleyen meseleleri incelediğimizde çeşitli kavramları anlayabiliyoruz:
Birincisi, Şeyh Nemr’in hikâyesi, Allah ve idealler yolunda bir fedakârlık,
özveri ve kahramanlık hikâyesidir ve bu hikâye hala canlı ve etkilidir. Çünkü
hiçbir zaman yok olmayan ebedi ilahi değerlerin tecellisi, Allah’a ihlaslı bir
şekilde kulluk ve Allah’tan başkasına kulluğun mutlak olarak reddedilmesi
esasına dayanan tevhide, izzete, hürriyete ve adalet olan sevgidir.

İkincisi; Değerlere olan inanç aşkıdır ve bu, Şeyh Nemr
tecrübesinde en iyi şekilde görülmektedir. Bu, zulme karşı mücadele ve
çatışmanın gelişmesiyle birlikte Şeyh Nemr’in şahsiyetinin güçlenmesine ve
varlığının daha belirgin hale gelmesine sebep olmuştur. Çünkü çatışma cephesi
genişledikçe daha belirgin hale gelmiştir. Bu değerler, Şeyh Nemr’in
mücadelesinin ve kıyamının kaynağı ve her türlü değişim hareketinin temel direği
olmuştur.

Üçüncüsü, bedbaht Suudi rejimi adalet ve özgürlük seslerine
sorumluluk, hakkaniyet ve gerçekçilik mantığıyla yaklaşmıyor ve her türlü halk
ayaklanması ve planına karşı baskı, öldürme ve kan dökme politikası uyguluyor.
Bu, hak ve özgürlükleri tanımayan ve barışçıl muhalefet olgusunu kabul etmeyen
vahşi rejimlerin yöntemiyle aynı değil mi?’

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın