Tahran Cuma Hatibi: Nükleer Doktrinin Gözden Geçirilmesi Milli Bir Talebe Dönüştü

Adem Namlı

Hüccetülislam vel-Müslimin Hac Ali Ekberi, Tahran’daki bu haftaki Cuma namazında şunları söyledi: Nükleer doktrinin gözden geçirilmesi konusunun gündeme getirilmesi, İran milletinin acı tecrübelerinin bir sonucu ve caydırıcılığın zaruretine ilişkin artan bilinç ve basiretin ürünüdür. Nükleer doktrinin gözden geçirilmesi talebi, İran milletinin güvenlik ve onurlu bir yaşama sahip olma hakkına dayanmaktadır.

Tahran Geçici Cuma İmamı Hüccetülislam vel-Müslimin Hac Ali Ekberi, başkentteki bu haftaki Cuma namazı hutbelerinde iffettin sosyal ilişkilerin sağlığındaki rolünü vurgulayarak şunları söyledi: İlahi öğretilerin, selim aklın ve insanların tarihi tecrübelerinin açısından iffet, altın bir kural ve toplumsal mutluluk ile saadeti sağlamada temel bir sütundur.

Cemaati ilahi takvaya uymaya davet eden ve iffetli yaşama ilişkin önceki konulara işaret eden Ekberi, şu ifadelerde bulundu: İffet, ilahi takvanın belirgin tecellilerinden biri ve insanın imani tekamül yolunda kişiliğinin yücelmesinin ana altyapılarındandır.

İffetin insanın diğer insani ve ilahi değerlere ve erdemlere ulaşmasına zemin hazırladığını belirten Hüccetülislam vel-Müslimin Hac Ali Ekberi, şunları ekledi: İnsan nefsani arzularını ve hayvani isteklerini yönetip dizginleyebildiği zaman, bünyesinde diğer insani ve ilahi değerlere ulaşma zemini hazırdır.

ABD’nin İran Milletiyle Karşı Karşıya Gelmesi 28 Mordad Darbesiyle Başladı

Tahran Geçici Cuma İmamı, ABD’nin İran ile karşı karşıya gelmesinin tarihi geçmişine işaret ederek şöyle konuştu: ABD’nin İran milletiyle olan düşmanlığı son yılların olaylarıyla sınırlı değildir; aksine bunun köklerini 1953 (28 Mordad 1332) darbesinde aramak gerekir; yaklaşık yedi on yıl boyunca İran milletine karşı çeşitli müdahaleler ve eylemlerle devam eden bir süreç.

13 Aban (4 Kasım) ve Küresel Stratejik Güçlerle (Müstekbirlerle) Milli Mücadele Günü’nün yaklaşmasına işaret eden Ekberi: Bugün üç tarihi olaya dayanarak şekillenmiştir ki her üçünde de müstekbirlik meselesi ve ABD’nin İran milletiyle karşı karşıya gelmesindeki rolü belirgindir, dedi.

Tahran Geçici Cuma İmamı İran ve ABD ilişkilerinin incelenmesinin dönemsel gelişmelerle sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayarak şunları ekledi: ABD’nin İran’a karşı müdahaleleri süreci 1953 (28 Mordad 1332) darbesiyle başlamış ve yaklaşık 70 yıl boyunca farklı biçimlerde devam etmiştir.

Bu karşı karşıya gelişin çeşitli boyutlarına işaret ederek şunları belirtti: ABD’nin İran milletine karşı eylemlerinin bir kısmı doğrudan, kayda değer bir kısmı ise Pehlevi rejimi, Saddam ve bu ülkeye bağlı unsurlar aracılığıyla gerçekleştirilmiştir.

Hüccetülislam vel-Müslimin Hac Ali Ekberi ABD’nin son yıllarda İran ile askeri olarak karşı karşıya gelme sahasına daha doğrudan girmesine değinerek: Şehit General Hac Kasım Süleymani’nin şehadet olayından 12 Günlük Savaş’a ve sonraki gelişmelere kadar ABD, geçmişten daha fazla İran milletiyle yüzleşme meydanına doğrudan girmiştir, dedi.

Tahran Geçici Cuma İmamı devamında ABD’nin davranışını Kur’an-ı Kerim’deki Firavun’un özelliklerine benzeterek şunları söyledi: Firavun kendini üstün görmenin, tahakküm arayışının ve başkalarını aşağılamanın simgesiydi ve milletler karşısında müstekbirce bir davranış sergiliyordu.

Şunları ekledi: Kur’ani mantıkta Firavun kendisini başkalarından üstün görüyor ve herkesin kendisine boyun eğmesini bekliyordu. Bu özellikler tahakküm arayan güçlerin davranışlarında da görülmektedir; milletleri kendi isteklerine tabi olmaya zorlamak isteyen güçler.

Hüccetülislam vel-Müslimin Hac Ali Ekberi, hakikatin tersyüz edilmesi ve zalim ile mazlumun yer değiştirmesi olarak nitelediği duruma işaret ederek şu vurguyu yaptı: Müstekbirliğin yöntemlerinden biri, kamuoyunu aldatmak ve tahakküme karşı direnen milletleri aşağılamaktır.

İran milletinin ABD baskıları karşısındaki direnişine işaret ederek şunları kaydetti: ABD başlangıçtan itibaren İran’a tahakküm etme peşindeydi, ancak halkın direnişiyle karşılaştı ve hedeflerine ulaşamadı.

Tahran Geçici Cuma İmamı ABD politikalarının İran karşısındaki başarısızlığına değinerek: ABD’nin İran milletiyle yüzleşme meydanına doğrudan girmesi bu ülkenin gücünün göstergesi sayılmamalıdır; aksine bu durum onun açısından, daha önce başka yollardan takip ettiği hedeflere ulaşmadaki çaresizliğini ve başarısızlığını göstermektedir, dedi.

Şunları ekledi: ABD’nin çeşitli planlamaları sonuca ulaşmayınca, bu ülke doğrudan yüzleşmeye yöneldi; buna rağmen İran milleti direnişine ve imanına dayanarak bu baskılar karşısında ayakta durmuştur.

Hüccetülislam vel-Müslimin Hac Ali Ekberi müminlere yardım edilmesine ve düşmanların başarısızlığına dair ilahi vaatlere işaret ederek: İran milleti düşmanca davranışlarla karşı karşıya kalmıştır, ancak ilahi vaade ve kendi duruşuna dayanarak tahakkümle mücadele yolunu sürdürmektedir, dedi.

Ekberi konuşmasının sonunda direniş ruhunun korunması gerektiğini vurgulayarak: İran milleti imana, vahdete ve duruşa dayanarak ABD liderliğindeki küresel müstekbirliğe ve Siyonist rejimin eşlik etmesine karşı direnebilir, ifadesini kullandı.

Nükleer Doktrinin Gözden Geçirilmesi Milli Bir Talebe Dönüştü

Hüccetülislam vel-Müslimin Hac Ali Ekberi, ülkenin nükleer doktrininin gözden geçirilmesi talebine işaret ederek şunları söyledi: Bu konu aceleci ve heyecanlı bir tepki değildir; aksine İran milletinin ABD’nin sözünden dönmeleri karşısındaki bilincinden ve tarihi tecrübesinden doğmuştur ve milletin güvenlik ile onurlu bir yaşama sahip olma hakkına dayanmaktadır.

Ekberi şöyle konuştu: Biz bu talebi Cuma namazında dile getirdiğimizde düşmanın çok baskı altında kaldığı belliydi; düşmanın kalbine atılmış bir füze gibiydi. Ancak buna karşılık halkımızı sevindirdi, çünkü onların talebini dile getirdik.

Tahran Cuma namazı hutbelerinde iç vahdet ve bütünlüğü vurgulayarak: Ülke içinde liderlik bayrağı altında birlik ve beraberlik hakimdir ve İran’ın tutumu da nettir; ilan edilen şartlar uygulanmalıdır ve bu konuda başka bir yol yoktur, dedi.

Tahran Geçici Cuma İmamı karşı cephedeki anlaşmazlıklara ve karmaşaya işaret ederek ekledi: Ülke içinde birlik ve bütünlük varken, karşı taraf karmaşa, dağınıklık ve çaresizlikle karşı karşıyadır.

Hüccetülislam vel-Müslimin Hac Ali Ekberi ülkenin nükleer doktrininin gözden geçirilmesi konusunun gündeme getirilmesine gösterilen tepkilere değinerek şu açıklamayı yaptı: Neden nükleer doktrini gözden geçirmeyelim? İran milleti yıllar boyunca ABD’nin davranışlarından acı tecrübeler yaşadı; karşı taraf İran milletinin kırmızı çizgilerini aştı, Devrim’in Şehit Lideri’ni şehit etti ve kendi taahhütlerine ve anlaşmalarına sadık kalmadı.

Şöyle devam etti: İran milleti farklı yollarda etkileşim ve anlaşma fırsatını sağladı, ancak karşı tarafın sözünden dönme tecrübeleri, bazı güvenlik hesaplamalarının gözden geçirilmesi zaruretini ciddi bir meseleye dönüştürdü.

Tahran Geçici Cuma İmamı bu konunun gündeme getirilmesinin heyecanlı bir tepkiden kaynaklanmadığını vurgulayarak: Bu talep İran milletinin olgunlaşan bilincinden ve basiretinden doğmuştur; kendi güvenliğine önem veren ve yetkililerin ülkenin güvenlik denklemlerinde geçmişin tüm boyutlarını ve tecrübelerini dikkate almasını bekleyen bir millet, dedi.

Şunları ekledi: Bu istek İran milletinin onurlu bir yaşama ve sürdürülebilir güvenliğe sahip olma hakkıyla ilgilidir ve bunu sadece dönemsel veya duygusal bir tepki olarak görmek mümkün değildir.

Hüccetülislam vel-Müslimin Hac Ali Ekberi bu konunun gündeme getirilmesinin toplumun çeşitli kesimleri arasındaki yansımasına işaret ederek: Bu talep dile getirildikten sonra toplumun farklı bölümlerinde bir hüsnükabul ve istek dalgası şekillendi; öğrenciler, ergenler, üniversite hocaları, seçkinler ve esnaf dahil gruplar buna tepki gösterdiler, dedi.

Cevap verenlerin yüzde 70’inden fazlasının nükleer doktrinin gözden geçirilmesini talep ettiği bir anketin sonuçlarına işaret eden Ekberi: Milli bir taleple karşı karşıyayız ve bu konu belirli bir grupla sınırlı değildir, vurgusunu yaptı.

Tahran Geçici Cuma İmamı şunları kaydetti: Seçkinlerin ve uzmanların meselenin farklı boyutlarını titizlikle inceleyerek önerilerini ve taslaklarını sunmaları gereklidir ki ilgili yetkililer de tamamlayıcı incelemeleri yapsınlar.

Hüccetülislam vel-Müslimin Hac Ali Ekberi bu talebin uzman gözüyle incelenmesi gerektiğini vurgulayarak: İncelemelerden elde edilen öneriler ve sonuçlar, aziz, hakim ve yüce mertebeli Devrim Lideri’nin huzuruna sunulmalıdır ki kendilerinin takdirine ve kararına göre hareket edilsin, dedi.

Şunları ekledi: Herkes liderlik çerçevesinde hareket etmektedir ve kendileri hangi kararı alırlarsa eylemin temeli o olacaktır; bununla birlikte toplum seviyesinde şekillenen bir talebin gündeme getirilmesi ve incelenmesi de önem taşımaktadır.

Tahran Geçici Cuma İmamı konuşmasının sonunda İran milletinin önümüzdeki yoldaki başarısına dair temennisini dile getirerek; vahdetin korunması, kamu bilincinin güçlendirilmesi ve küresel müstekbirliğe karşı direnişin sürdürülmesi zaruretini vurguladı.

 

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın