“Tek Bir Mehmetçiğimizin Tırnağı Suriye’den Daha Değerlidir”

rasthaber
Rasthaber –  Hükümetin dış politikasını eleştiren CHP Genel Başkanı Kemal
Kılıçdaroğlu, “Türkiye Cumhuriyeti’nin ordusu Saray’ın ordusu değildir.
Tek bir Mehmetçiğimizin tırnağı bütün Suriye’den daha değerlidir” dedi.
Kılıçdaroğlu, Gezi davasında beraat veren hakimler hakkında inceleme başlatan HSK
için ‘Hakimler ve Savcılar Alçak Kurulu’ ifadesini kullandı.

Partisinin TBMM grup toplantısında konuşan CHP lideri
Kılıçdaroğlu, Gezi davasında beraat ettikten sonra 15 Temmuz darbe soruşturması
kapsamında yeniden tutuklanan iş insanı Osman Kavala’yla ilgili kararda
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tavrının etkili olduğunu savundu.

Erdoğan’a “Yargıya gözdağı vermeye kalkıyor, Kimsin
sen, sen kimsin?” diye seslenen Kılıçdaroğlu, Gezi davasında beraat veren
hakimler hakkında inceleme başlatan HSK için ise ‘Hakimler ve Savcılar Alçak
Kurulu’ ifadesini kullandı.

Kılıçdaroğlu, 25 baronun dün yayınladığı ortak açıklamaya
işaret ederek, bunun avukatların yüzde 80’ini kapsadığını belirtti.
Açıklamadaki “Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en ağır yargı krizini
yaşamaktadır” ifadesine dikkat çeken Kılıçdaroğlu, “Eğer bu ülkede
avukatların en az yüzde 80’i ‘Türkiye Cumhuriyeti tarihinde yargı en ağır krizi
yaşadığı bir dönemden geçiyor’ diyorsa herkes şapkasını önüne koyup düşünmek
zorundadır” dedi.
Türkiye Cumhuriyeti, tarihinin en ağır yargı krizini yaşamaktadır’

Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

Dünya adalet üzerine inşa edildi. Aramızda hukuk fakültesi
öğrencilerimiz var, özellikle onlara seslenmek istiyorum: Adaletten
şaşmayacaksınız. Adalet, egemen güçlerin önünden eğilmemek demektir. Adalet,
hiçbir egemen güçten talimat almamak demektir. Adaletin olmadığı yerde devlet
olmaz.Yargıtay Başkanı’na, Anayasa Başkanı’na sorun, adalete duyulan güven
yerlerde sürünüyor.

Adalet Bakanı, ‘2019 yargıya güven yılı olacak’ dedi. Demek
ki, önceki yıllar yargıya güven duyulmuyordu. 2019 yargıya güven duyulan bir
yıl oldu mu? Hayır. Türkiye Cumhuriyeti, tarihinin en ağır yargı krizini
yaşamaktadır.

Yargının siyasallaştığını defalarca söyledik. Tarihten gelen
adalet duygusu giderek zemin kaybetti.

Osman Kavala için mahkeme beraat kararı veriyor. Cezaevi
aracındayken Erdoğan konuşuyor, “Onu beraat ettirmeye kalkıştılar”
diyor. Yargıya göz dağı veriyor. Kimsin sen? Kimsin? Kavala, cezaevi aracının
içinden tekrar cezaevine götürüldü. Bu mudur adalet? Bu insani, ahlaki, vicdani
bir meseledir. Bunu sadece siyasetin terazisine koyarsınız yanlış yaparsınız.

 

‘Feriştahınız gelse geri adım atmayacağım’

Damat Kanal İstanbul projesinin olduğu yerden 13 dönüm arazi
kapatmış. Cumhuriyet gazetesinin haberine yayın yasağı getirdiler hemen.
Akabinde yayın yasağını eleştiren haberlere de yayın yasağı getirildi.
Soruyorum: Bunlar hakim mi, Saray’ın köleleri mi?

Yönettiği devlete vergi vermemek için dolarları Man Adası
üzerinden dolandırdılar, beş kuruş vergi vermediler. MASAK, bankalar diyor ki,
kayıtlar doğru. Bir belgesel yaptık bununla ilgili. Yayın yasağı getirildi.
Feriştahınız gelse geri adım atmayacağım.

‘Süleyman Şah türbesini kaçıran kahraman olabilir mi?’

Dış politika konusunda konuşurken boğazınızda dokuz düğüm
olmalı. İyi düşünüp konuşmalı. Dış politika ülkelerin çıkarları üzerine inşa
edilir. İktidar muhalefet olmaz dış politikada.

Kahramanlık edebiyatı yapıyor. Ya sen kim kahraman kim?
Süleyman Şah türbesini kaçıran kahraman olabilir mi ya?

Türkiye Cumhuriyeti’nin ordusu Saray’ın ordusu değildir.
Türkiye Cumhuriyeti devletini egemen güçlerin maşası haline getirmek kadar bu
ülkeye yapılabilecek daha büyük bir hıyanet yoktur. Tek bir Mehmetçiğimizin
tırnağı bütün Suriye’den daha değerlidir. Tek bir Mehmetçiğimizin tırnağı bütün
Libya’dan daha değerlidir.

Erdoğan, ‘Suriye hükümeti geri çekilecek’ diyor. Adamın
kendi toprağı neden çekilsin. Ama sen ‘ben Suriye’ye gireceğim, Şam’ı, Halep’i
alacağım, Türkiye’ye katacağım’ diyorsan bana Suriye’nin toprak bütünlüğünden
bahsetmeyeceksin. Senin gözün Suriye’nin toprağında var mı, yok mu? Bana onu
söyle. Erdoğan ‘Suriye’de bu mücadeleye mecbur değil, mahkumuz’ diyor. Neden
mahkumsun? Amerikalılar mal varlığını araştırıyor diye mi mahkumsun.

‘Şehitler Tepesi boş kalmayacaksa çocuklarını neden
göndermiyorsun?’

Gelen şehitler onur ve gurur olarak kabul ettiğimiz bu
ülkenin bekası için hayatını veren insanlardır. Hepimiz insan olarak bu ülke
için hayatını veren insanlara saygı duymaya devam edeceğiz. Şehitlerimiz için
dikkatli bir dil kullanmaya özen gösteririz.

Erdoğan 22 Şubat’ta Menemen’de bir miting yapıyor. Libya’dan
şehitlerimizin geldiğini söylüyor. Gizlice defnedilmişler. “Tabii birkaç
şehidimiz var ama o birkaç şehidimizin karşılığında yüze yakın lejyonerlerden
etkisiz hale getirdik” diyor. Onları eşya gibi değerlendirmek kadar bir
insanlık ayıbı yoktur. Daha önce de aynı Erdoğan şehitler için kelle demişti.

Beyefendi diyor ki ‘Şehitler tepesi boş kalmayacak.’ Şehitler
Tepesi boş kalmayacaksa senin çocukların var, kefenle karşılayan gençler vardı
onları neden göndermiyorsun?

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın