Türkiye İle Suriye Arasında Diyalog Kuruldu Mu?

GİRİŞ: 13.08.2022 13:37      GÜNCELLEME: 13.08.2022 13:37
Rasthaber - Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun “Suriye Dışişleri Bakanı Faysal Mikdad” açıklaması, Ankara- Şam ilişkilerinin normalleşmesi için olası senaryoların tartışılmasına yol açtı.

Türk medyasının Ankara ile Şam yetkilileri arasındaki gizli görüşmelerle ilgili haberler yayınlaması ilk değil. Ancak geçtiğimiz günlerde iki önemli gelişme oldu.

Önceki haberler iki ülkenin üst düzey güvenlik görevlisi Ali Memluk ve Hakan Fidan'ın gizli görüşmeleri hakkındaydı. Fakat Türkiye-Suriye ilişkileri ile ilgili son iki haber Türk medyasında büyük ilgi gördü.

İlk haber iktidardaki AK Parti’ye yakınlığıyla bilinen Türkiye gazetesinde yayınlandı. Gazete, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Soçi görüşmesindeki tavsiyesinin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın telefonda görüşebileceğini yazdı. Bu haberin yayınlanmasının ardından ilk kez Türkiye ve Suriye dışişleri bakanlarının görüştükleri duyuruldu.

İlk haber, yani Erdoğan ile Esad'ın olası telefon görüşmesi hükümet yetkilileri ve AKP tarafından doğrulanmadı, ancak ikinci haberi Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun kendisi söyledi.

Çavuşoğlu'nun “Suriye Dışişleri Bakanı Faysal Mikdad” açıklaması, Türkiye-Suriye ilişkilerinin normalleşmesi için olası senaryoların tartışılmasına neden oldu.

Son günlerde birçok Türk medyasında şu sorular gündeme geldi:

Ankara, Suriye politikasını değiştirecek mi? Ekonomik kriz nedeniyle Arap ülkeleriyle ilişkileri normalleştirmeye çalışan Erdoğan hükümeti, Beşar Esad ve Şam hükümetine yönelik politikasını değiştirdi mi?

Bu soruları gündeme getirmek önemlidir, çünkü Türkiye yönetimi son 10 yılda Şam hükümetinin çökmesini istemiştir ve Türkiye ile Suriye arasında dışişleri bakanları düzeyindeki son resmi ve diplomatik görüşme Ağustos 2011'deydi ve dönemin Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Şam’da Suriyeli mevkidaşı merhum Velid Muallim ile görüştü, ardından Suriye lideri Beşar Esad ile bir araya geldi.

Erdoğan-Esad Telefon Görüşmesi Teklifi

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın son günlerde Soçi kentine gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında Rus lideri Vladimir Putin ile yaptığı görüşme sırasında ilginç bir olay yaşandı. Türkiye sürekli olarak Suriye'de harekat için kimseden icazet almayacağını açıklıyor. Görünüşe göre bu sözler medya blöfüdür. İkili görüşmede harekatı gündeme getiren Erdoğan yeniden Kuzey Suriye'ye saldırmak niyetinde olduğunu açıkladı.

Putin, Erdoğan'ın açıklamasına ilginç bir şekilde yanıt verdi. Rus liderinin zekice cevapları şöyle:

1 -Kuzey Suriye'deki endişelerinizi gidermek için Şam hükümet yetkilileriyle koordineli olun ve istediğiniz işi birlikte yapın.

2 -Aranızda iletişim olmadığına göre ara buluculuk yapabiliriz. Siz de Suriye devlet başkanıyla konuşabilirsiniz.

Putin'in kısa ve öz yanıtını kesinlikle beğenemeyen Erdoğan ona hitaben şöyle dedi:

“Suriye ile görüşmelerimizin güvenlik yetkilileri düzeyinde devam etmesi daha iyi.”

Çavuşoğlu-Mikdad Görüşmesinin Önemi

Sırbistan’ın başkenti Belgrad, 11-12 Ekim 2021 tarihlerinde Bağlantısızlar Hareketi Zirvesi’ne ev sahipliği yapmıştı. Zirveden 10 ay sonra Türkiye ve Suriye dışişleri bakanlarının Belgrad’da görüştükleri ortaya çıktı.

Çavuşoğlu, Ankara’da düzenlenen 13. Büyükelçiler Konferansı’nın son gününde düzenlediği basın toplantısında, Suriye Dışişleri Bakanı Faysal Mekdad’la konuştuğunu söyledi.

Mevlüt Çavuşoğlu, Suriyeli mevkidaşı Faysal Mikdad'la 10 ay önce yaptığı görüşmeyi şu ifadelerle aktardı:

"Bağlantısızlar Toplantısı'nda, Belgrad'da ayaküstü diğer bakanlarla sohbet ederken Suriye Dışişleri Bakanıyla da ayaküstü kısa bir sohbetim oldu. O toplantı marjında, yemekten önce...”

Moskova'nın uzun süredir Ankara ile Şam arasında diyalog kurmaya çalıştığını, ancak Türkiye'nin temasların sadece istihbarat teşkilatları üzerinden yürütülmesini tercih ettiğini kaydeden Çavuşoğlu, Moskova’nın uzun zamandır Ankara ile Şam arasında diyalog kurulması için çalıştığını ancak Türkiye’nin sadece istihbarat kurumları üzerinden temas kurmayı tercih ettiğini aktardı.

Çavuşoğlu, Suriyeli mevkidaşına Türkiye'nin sınır ötesi harekatının Suriye'nin egemenliğine karşı olmadığını ve bu ülkenin toprak bütünlüğünü korumak için yapıldığını aktardığını söyledi.

Görüşmeye ilişkin Çavuşoğlu, “Belgrad'da diğer bakanlarla sohbet ederken Suriye Dışişleri Bakanıyla kısa bir sohbetim oldu. Teröristlerin temizlenmesi lazım. Muhalif olan Suriyelilerle Rejim arasında bir barışın gerekli olduğunu ve Türkiye olarak destek vereceğimizi her zaman söylüyoruz. Bölücü terör örgütlerine karşı verilecek mücadeleyi de biz destekleriz. Suriye topraklarında gözümüz yok. Ama Suriye'de birlik beraberlik olmazsa Suriye bölünebilir. Bunu engelleyebilmek için Suriye'de güçlü bir yönetim lazım. Onun dışında herhangi bir temas olmadı” ifadelerini kullandı.

Erdoğan'ın Suriye İle İlgili Üç Büyük Kaygısı

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Suriye’de 3 önemli hedefi izlediği belirtiliyor:

1 -Erdoğan her zaman PKK’nın Kuzey Suriye’deki uzantılarının hükümet kurmaması gerektiğini söylüyor.

2 -Türkiye, PKK’nın Suriye uzantılarıyla mücadele konusunda ısrar etse de bu ülkenin tek sorunu ve endişesinin terörle mücadele olmadığı gayet açıktır. Ankara, sınırlarını güvence altına almakla birlikte Suriye güç pastasından önemli bir pay koparmak istiyor. Suriyeli silahlı grupları ve siyasi muhalifleri silahlandırmak ve donatmak amacıyla milyarlarca dolar para harcayan Ankara yönetimi onları Şam'da iktidara getirmek ya da en azından iktidarı paylaşmayı planlıyor.

3 -Türkiye'de yaklaşık 4 milyon Suriyeli sığınmacı yaşıyor. Erdoğan hükümetinin göçmen meselesini siyasi araç olarak kullanmasına rağmen Suriyeli sığınmacılar Türkiye'nin gelecekteki hükümetleri için ciddi bir ulusal sorun olacaktır.

Yukarıda bahsedilen konulara göre, Erdoğan hükümetinin Suriye politikasının değişmediği ve Türkiye'nin Suriye siyasi krizinin bir parçası olduğu rahatlıkla söylenebilir./Tesnim

YORUMLAR

galeyana gelmeden önce ders çıkarmak lazım 1 ay önce
bu halklara büyük ders olsun suriye savaşı nedeniyle hem esad iktidarını korudu hemde erdoğan kendi iç siyasetinde kullanarak iktidarını korudu.olan halklara oldu.

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM