Siyasete ve Ülkenin Kaderine Müdahale Kadınların Hakkı ve Görevidir

GİRİŞ: 27.12.2023 18:03      GÜNCELLEME: 27.12.2023 18:03
Rasthaber -   İslam İnkılabı Rehberi bu sabah binlerce kadın ve kız çocuğunun katıldığı bir görüşmede, kadının aile içindeki varlığının çeşitli boyutları ve toplumdaki, siyasetteki ve yönetimdeki çeşitli düzeylerdeki sınırsız faaliyetlerine ilişkin İslam'ın mantıksal ve akli görüşünü açıkladı ve şunları vurguladı: İslam'da aile meselesine dikkat edilmesi şartıyla, erkeklere olduğu gibi kadınlara da her türlü sosyal faaliyetin yolu açıktır.’

İmam Hamanei, Hz. Fatıma’nın (s.a) doğum günü arifesinde gerçekleşen bu görüşmede yaptığı konuşmada, iki cihan kadınlarının efendisi Hz. Fatıma’nın (s.a) şahsiyetinin büyüklüğünün derk edilemeyecek boyutta olduğunu söyledi ve şu ifadelerde bulundu: ‘Sahih bir hadise göre her kim Hz. Fatıma’yı öfkelendirirse Allah’ı öfkelendirir ve her kim de Hz. Fatıma’yı sevindirirse Allah ondan hoşnut olur ve bir insan için bundan daha üstün hiçbir fazilet düşünülemez. Bu nedenle Allah'ın rızasını isteyen herkesin ailede, kız çocuğu, anne, eş konumunda, toplum ve siyaset alanında Hazreti Fatıma’nın (s.a) tavsiyelerine, derslerine ve yönlendirmelerine uyması gerekir.

Kadının kimliği, değerleri, hakları, görevleri, özgürlükleri ve sınırlamaları hayati ve çok belirleyici bir konudur. Bu çok önemli konuya ilişkin Batı ve İslami olmak üzere dünyada birbirine zıt iki genel yaklaşım bulunmaktadır.

Batı medeniyet ve kültür sistemi kadına dair önemli meseleleri konuşmaktan kaçınmaktadır. Batılılar kadınlara dair mantık sahibi olmadıkları için her soruya ve konuya yanıt olarak tartışmalarla ve siyasi ve siyasi olmayan şahsiyetleri satın alarak, sanatı, edebiyatı ve sosyal medyayı araç olarak kullanarak, kadınlarla ilgili uluslararası merkezlere hâkim olarak kendi görüşlerini ilerletmeye çalışıyorlar.’

İmam Hamanei, Batı'daki ahlaki yozlaşmaya ilişkin korkunç resmi istatistiklere değinerek şunları söyledi: ‘Batı'da neden aileyi yıkan her konu gün geçtikçe daha da öne çıkıyor, diğer yandan örtülü kadınlara saldıranlara yönelik ne bir kınama ne de ciddi bir eylemde bulunuluyor.’

İmam Hamanei, İslam'ın kadın meselesine yaklaşımını Batı yaklaşımının tam tersi mantıklı bir yaklaşım olarak nitelendirdi ve şunları söyledi: ‘Kadın meselesi İslam'ın güçlü noktalarından biridir ve kadın meselesinden bizim sorumlu olmamız gerektiği düşünülmemelidir.’

İslam İnkılabı Rehberi, haysiyet ve onur ve insani değerler konusunda kadın-erkek eşitliğini İslam'ın güçlü ve akli mantığının unsurlarından biri olarak değerlendirdi ve şöyle dedi: ‘İnsani değerler ve manevi yükseliş açısından kadın ve erkeğin birbirlerine kesinlikle hiçbir üstünlüğü yoktur ve her ikisi de yetenek ve gayretleri ölçüsünde manevi yükselişe ulaşma yeteneğine sahiptir.

Manevi alanlarda Allah, Kuran'da hatta bazen kadınları erkeklere tercih etmiş ve Firavun'un eşi ve Hazreti Meryem gibi kadınları tüm müminlere örnek olarak tanıtmıştır, bu da erkeğin maddi ve fiziki koşulları nedeniyle üstünlüğünü ortadan kaldıran bir yaklaşımdır.

İmam Hamanei, kadın ve erkeğin eşit rollere sahip olduğu diğer alanlar arasında toplumdaki varlığın ve sosyal sorumlulukların olduğunu belirtti ve şu ifadelerde bulundu: ‘Merhum İmam'a (r.a) göre ülkenin siyasetine ve kaderine müdahale kadının hakkı ve görevidir Ayrıca rivayetlere göre, günümüz meselelerinden Gazze meselesi gibi Müslümanların meseleleriyle ilgilenmek de dahil olmak üzere toplumun meseleleriyle ilgilenmek herkesin görevidir. Bu nedenle toplumsal konularda sorumluluk duygusuna sahip olma konusunda kadın ve erkek arasında hiçbir fark yoktur.

Aile görevleri konusunda, kadın ve erkek bedensel ve zihinsel yetenek ve kapasitelerine göre farklı görevlere sahiptir. Buradan hareketle bazılarının mutlak biçimde ifade ettiği "cinsiyet eşitliği" sloganı yanlış bir ifadedir ve doğru olan ise "cinsiyet adaleti”dir.’

İslam İnkılabı Rehberi, her şeyi yerli yerine koymak anlamına gelen adalet kavramına değinerek, çocuk doğurma ve çocuk yetiştirme gibi kadının kendine has görevlerinin kadının zihinsel, fiziksel ve duygusal yapısına uygun olduğunu belirterek şunları söyledi: ‘Kadın ve erkeğin ailevi görevleri farklı olsa da Kur'an-ı Kerim'e göre aile hakları aynıdır.’

İmam Hamanei, evi bir kadın için barış ve rahatlık yeri olarak nitelendirdi ve şunları vurguladı: ‘Kocanın kötü konuşması veya fiziksel zarar vermesi gibi kötü davranışlar hiçbir şekilde kabul edilemez.’

İmam Hamanei, aileye verilen bu tür zararlarla mücadele etmenin yolunun ağır cezalar içeren kanunlar çıkarmak olduğunu belirtti ve bu kanunun meclisten geçmek üzere olduğunu belirterek şu ifadelerde bulundu: ‘Bu yasaya uyulmalı ve ev ortamını kadınlar için güvensiz hale getiren erkeklere de ağır cezalar verilmesini tavsiye ediyoruz.’

İslam İnkılabı Rehberi, çeşitli işlerde, sosyal ve devlet işlerinde kadınların varlığı ile ilgili soruların olduğuna değinerek şunları vurguladı: ‘Bu alanda da cinsiyet meselesi yok ve kadınların varlığına dair herhangi bir kısıtlama da yok.’

İmam Hamanei, sosyal ve siyasi sorumlulukların erkeklere ve kadınlara verilmesinde tek ölçütün liyakat (meritokrasi) olduğunu belirtti ve şunları söyledi: ‘Bakanlık veya milletvekilliği gibi bir yerde, daha iyi, daha nitelikli, tecrübeli bir kadın varsa, İslam nazarında onun görev alması için bir sınırlama yoktur.’

İslam İnkılabı rehberi, kadınların çalışmasının koşulunun, çalışmanın kadınları, temel meşguliyetleri olan ev işleri, çocuk doğurma ve annelikten mahrum bırakmaması olduğuna gerektiğini şunları söyledi: ‘Doktorluk ve öğretmenlik gibi bazı meslekler kadınlar ve kız çocukları için zorunlu olsa bile ve bazen bazı işler bir kadını ev işleri ve çocuk doğurmadan alıkoyuyorsa ülke yetkililerinin bu iki görevden hiçbirinin ihmal edilmemesi için bir çözüm bulması gerekmektedir.

Elbette bu görevler birleştirilebilir, çünkü ilim ve yürütme sektörlerinde aynı zamanda iyi çocuklar yetiştirmiş seçkin ve başarılı kadınları tanıyoruz.’

İmam Hamanei, kadının ailevi görevlerini yerine getirmesi üzerinde durduktan sonra İslam'ın kadının sosyal varlığı konusundaki ikinci hassasiyetinin cinsel çekiciliğin tehlikesi ve kaygan zemini olarak nitelendirdi ve şunları söyledi: ‘İslam'ın başörtüsüne yaptığı vurgunun bir yönü de cinsel çekiciliğin riskini sınırlamaktır ve bu hassasiyetin gözetilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla başörtüsü bir mahrumiyet değil, bir nevi ayrıcalıktır ve kadını korur.’

İmam Hamanei, annenin rolünü, neslin ve insan yaşamının devamının garantisi olması nedeniyle insanın yaratılışındaki en önemli ve en iyi rol olarak nitelendirdi ve şu ifadelerde bulundu: ‘Yemek yapmak, çamaşır yıkamak gibi ev işlerinin kadının görevi olduğu düşüncesi tamamen yanlıştır ve ailede işlerin anlayışla yapılması gerekir, çünkü ev işlerinde kadınlara yardım eden erkekler de vardır.’

İslam İnkılabı Rehberi’nin değindiği bir diğer konu da evlilik yaşıydı ve İmam Hamanei, İslam’ın bu konudaki görüşünün evliliğin geç yaşlara ertelenmemesi olduğunu söyledi ve şu ifadelerde bulundu: ‘Elbette bu, çocukların evlenmesi anlamına gelmiyor,  bu, yani kız ve erkek çocuklarının mümkün olduğu kadar erken evlenmesi anlamına geliyor.’

İmam Hamanei, İran İslam Cumhuriyetinde kadınların bilim, edebiyat, spor ve sanatın çeşitli alanlarındaki ilerlemelerinin İnkılap öncesi dönemden on kat daha fazla olduğunu söyledi ve şu ifadelerde bulundu: ‘Ülkeyi gerçek anlamda İslamlaştırmamamıza rağmen bu başarılar elde edilmiştir ve İslam tam anlamıyla uygulanırsa bu başarılar katlanarak artacaktır.’

İmam Hamanei konuşmasının sonunda 2024 yılı Şubat ayındaki önemli seçimlere değinerek, kadının bu alandaki rolünün toplum ve aile açısından zaruri olduğunu belirterek şunları söyledi: ‘Evdeki en önemli göreviniz, eşinizi ve çocuklarınızı seçim ve araştırma konularında aktif olmaya teşvik etmektir. Çünkü özellikle kadınlar, insanları, stratejileri ve akımları tanımak gibi bazı konularda sahneye erkeklerden daha doğru ve hassas bakmaktadır. Bu nedenle seçim adaylarını tanıma ve onları sandığa gitmeye teşvik etme konusunda önemli bir rol oynayabilirsiniz.’

YORUMLAR

REKLAM

İLGİLİ BAŞLIKLAR

REKLAM