anlaşmayı terk ettikten sonra İran’a en ağır yaptırımları uygulamaya çalıştı.
Koronavirüs sırasında bile bu yaptırımların devam etmesi ve şiddetlenmesi ise
Tahran ve birçok uluslararası kurum ve kuruluşları ayrıca kimi ülkelerin de
tepkilerine neden oldu.
Buna rağmen
yalancılığı ile bilinen Donald Trump yine ilginç bir iddiada bulunarak İran’ın
yaptırımları azaltmak konusunda bir isteğinin olmadığını tıbbi cihazlar ve
malzemelerin ithalatı konusunda da talebi olmadığını öne sürdü.
Trump son basın toplantısında İran’a yönelik yaptırımların
koronavirüs salgını sırasında azaltılmasına dair soruya şöyle cevap
verdi:” İran’ın ordusu ve ekonomisine çok ağır darbe indirdik. Onlar
koronavirüsten de zarar gördüler. Ancak
İslam Cumhuriyeti, yaptırımların azaltılması veya tıbbi cihazların ithalatına
izin verilmesi konusunda bir talepte bulunmadı. “
Trump’ın bu iddiası açıkça bir yalandır. Çünkü İran resmi olarak
BM’den koronavirüs salgını yüzünden Washington’un İran’a karşı insanlık dışı
yaptırımlarının sonlandırılmasını istemişti. İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri
Bakanı Muhammed Cevad Zarif ise 12 Mart 2020’de BM Genel Sekreteri Antonio
Guterres’e mektup yazıp bu mektubun kopyalarını da diğer uluslararası kurum ve
kuruluşlara ve mevkidaşlarına göndererek koronavirüs salgını ile mücadele
sırasında Amerika’nın İran’a yönelik yaptırımlarının kaldırılmasını istemişti.
Zarif bu mektupta
Amerika hükümetinin İran halkına karşı ekonomik terörizminin bir an önce
durdurulmasını isteyerek bunun zaruri olduğunu BM ve üye ülkelerin görevi
olduğunu belirtip BM Genel Sekreterinden bu mektubun metninin genel kurul ve güvenlik konseyinde de belge
olarak sunulmasını istemişti. Zarif bu
mektubunda şöyle bir ifadeye yer vermişti:” İran’ın sağlık sisteminin
koronavirüs salgını ile mücadeledeki taahhütlü oluşu ve bilimsel yeteneklerine
sahip olmasına rağmen Amerika’nın yasal
ticarete uyguladığı yaptırımlar ve Amerikan makamlarının son zamanda ilaç,
tıbbi malzeme ve cihazlar ve de insani yardım konusundaki engelleyici ön
şartları İran’da kovid-19 ile mücadele
çabalarını ciddi zorluklar ile karşı karşıya bırakmıştır. “
Görünen o ki Amerikan başkanının İran’ın talebinden kastı
Tahran’ın doğrudan Amerika ile temasa geçmesi ve yardım talebinde bulunmasıdır.
Bu çerçevede Trump
koronavirüs salgını dolayısı ile İran’a yönelik yaptırımların kaldırılıp
kaldırılmayacağı sorusuna cevaben şöyle bir açıklamada bulundu: “İranlıların
yapacağı iş, bizimle temasa geçip yardım istemektir. “
Başka bir ifade ile Trump Amerika’nın İran’a yardım etmeye
hazır olduğunu iddia ediyor. Halbuki bu
iddia da yalandan ibarettir. Çünkü daha
önce Amerika Dışişleri Bakanı Mike Pompeo İran’a yapılacak yardımları
şartlandırmış ve İran’daki yabancı mahpusların serbest bırakılmasını
istemişti.
Aslında İran, Amerika ile müzakere yapmayacağını
belirtmiştir. Zaten İran bu zalimane yaptırımların kaldırılması için BM’ye
çağrılarda bulunmuş ve Washington da bunu çok iyi bilmektedir. Doğal olarak BM Genel
Sekreteri bu yaptırımları kaldırma talebini Amerikan makamlarına bildirmiştir.
Burada önemli olan nokta Trump hükümetinin koronavirüs
salgının olduğu sırada İran aleyhindeki yaptırım siyasetinin devam
etmesinin o kadar insanlık dışı ve izah
edilmez olduğudur ki üst düzey Amerikan makamları bile yaptırımların
azaltılmasını istemişlerdir.
Bu çerçevede Amerika
eski başkan yardımcısı ve Trump’ın 2020 seçimlerindeki yeni rakibi Joe
Biden bir bildiri yayımlayarak Trump hükümetinden koronavirüs salgını sırasında
İran’a yönelik yaptırımları azaltmasını istedi.
Trump hükümeti sözde
İran’a yardım etme önerisinde bulunsa da Biden bu girişimin yaptırımların
azaltmasında etkili bir adım olmayacağını belirtti. Biden, Trump’ın İran’ın insani yardımlara bile
ulaşmasını engellemesinin zalimane olduğunu belirterek İran’ın özellikle de
tıbbi malzeme ve cihazlara erişiminin farklı yollar ile kolaylaştırılmasını
istedi.
Gerçekte Trump’ın İran karşıtı siyaseti o kadar radikal ve mantık dışıdır ki Amerikan
makamları bile bunu itiraf etmektedirler. Buna rağmen Trump’ın İran’a yönelik
mevcut hasmane siyasetini değiştirmeye niyeti olmadığı sadece tehditler
savurmaya devam ettiği söylenebilir.
