Türk Medyasında Yemen Savaşının Altyapısı Oluşturuluyor

Türk medyası Yemen’e karşı yapılacak konuşlandırmanın altyapısını Ensarullah’a yönelik akılalmaz suçlamalarla hazırlıyor. Karalama kampanyasında kullanılan unsurlar tarihi gerçeklerle tam bir tezat halindeyken, Türkiye’nin Yemen’deki savaşa katılmasının getireceği ciddi tehlikeler örtbas ediliyor

Türkiye’nin Yemen’e karşı Suudilerin yanında edineceği roller yavaş yavaş belirginleşirken, Türk medyası Ensarullah (Husiler) karşıtı propagandaya başladı. Ana akım basınımız Ensarullah’ı karalamak için her zamanki karta başvuruyor: İsrail. Çarşamba sabahı CNN Türk ekranlarına yansıyan KJ’ler bu bağlamda oldukça fikir verici:

– Husiler İran maskeli İsrail maşası mı?

– Husiler İran deyip İsrail’e mi oynuyor?

Soru formunda aktarılan bu komik suçlamalar, aralarında yaklaşık 2 bin km mesafe bulunduğu halde İsrail ile savaşan Ensarullah hakkında Türk halkında şüphe yaratma amacı taşıyor. Salı günü gazetemizin konuştuğu iki diplomat da aynı görüşleri savundu ve iddialarını son yıllarda Ensarullah’ın İsrail’e saldırmadığını ileri sürerek gerekçelendirmeye çalıştı. Sosyal medyada da birtakım hesaplar, Türk kamuoyunu hazırlamak için algı çalışmalarına başlamış durumda. Ensarullah’a karşı iddialar havada uçuşuyor:

– Yahudileri değil Müslümanları öldürüyorlar

– Mossad’ın kontrolündeler

– İsrail’e alan açıyorlar

– İsrail gemilerine değil Suudi gemilerine saldırıyorlar

KONUŞLANDIRMAYA KARŞI KALKAN

Birbirini tekrar eden bu iddialar, Ensarullah’ı şeytanlaştırma girişimlerinin ilk adımları ve belli ki kısa süre içerisinde bir karalama kampanyasına dönüşecek. Suçlamalar, 5 Ekim’de Riyad’da yapılan Mekke İttifakı toplantısından sonra başladı. Zira Riyad bildirisi, Türkiye ve Pakistan’ın Suudi Arabistan’a “güç ve yetenek” göndereceğini karara bağlıyor. Ankara anlaşmanın getirdiği yükümlülükleri net biçimde açıklamıyor. Ancak kulis bilgileri AK Parti Hükümeti’nin somut girişimleri hakkında fikir veriyor.

Salı günü Sabah gazetesi şu iki bilgiyi verdi:

– Türkiye, Suudi Arabistan’ın kritik dört doğal gaz ve elektrik tesisinin korunmasına alçak ve orta irtifa hava savunma sistemleriyle katkı sunuyor.

– Suudi Arabistan, Türk askerinin konuşlanması için ülkesinde üs tahsis etmek üzere çalışmalara başladı.

Yemen’in güneybatısında süren çatışmalardaki son durumu gösteren bu harita, Ensarullah’ın batı kıyılarını elinde tuttuğunu ve Taiz kentinin tamamen çevrelendiğini gösteriyor.

Savunma SanayiST adlı site ise aynı gün başka ayrıntılar paylaştı:

– Türk yapımı hava savunma ve elektronik harp sistemleri, bir süredir Suudi Arabistan’da konuşlu. Kritik tesislerin hava savunmasında kullanılıyorlar.

– Birkaç yüz TSK uzman personeli de ülkede görev yapıyor.

BATI-İSRAİL-SUUDİ İŞBİRLİĞİ

Kulis bilgileri Türkiye’nin planlama aşamasını geride bırakıp sahaya çıktığını gösteriyor. Ensarullah’ı karalama propagandası tam olarak da bu nedenle devreye giriyor. Çünkü AK Parti Hükümeti İsrail’e karşı retorik üretirken Yemen, 2023’ten beri İsrail ile savaşıyor, bu uğurda dünya üzerinde pek az ülkenin göz alabileceği fedakarlıklar yapıyor.

Öte yandan Türk medyası Ensarullah’a “İsrail maşası” derken İsrail, ABD, İngiltere, Fransa, Türkiye ve Pakistan, Suudi Arabistan’a sahada fiilen destek veriyor. Suudi Arabistan’ın Tel Aviv’den istihbarat desteği istediği, iki ülkenin Ensarullah’a karşı neler yapılabileceğini görüştüğü eylül ayında defalarca İsrail ve ABD medyasına yansıdı. Amerika merkezli ScheerPost sitesi daha geçen hafta sonu Suudi Arabistan ile İsrail arasında Yemen’e karşı stratejik ittifak kurulduğunu yazdı. İki ülkenin “gizli ortaklığının benzersiz bir seviyeye yükseldiği” ve bunun sonuçlarından birinin, Yemen’de “sivilleri hedef alan katliamların sayısındaki belirgin artış” olduğu kaydedildi.

Emperyalistlerin ağababaları ve İsrail Suudilerin yardımına koşarken kim kimin maşasına dönüşüyor?

GALAXY LEADER OPERASYONUNDAN GAZZE’YE

Şimdi en saçma suçlamaya gelelim: “Husiler İsrail ile savaşmıyor.” Aslında dünyanın büyük bölümü Yemen’de “Husiler” adıyla anılan bir güç olduğunu tam olarak da İsrail sayesinde öğrendi. Ancak bu bir işbirliği değil, yıllarca sürecek ve hem İsrail’e hem de Yemen’e ağır bedeller ödetecek bir mücadelenin başlangıcıydı.

Takvimler 19 Kasım 2023’ü gösterirken Ensarullah savaşçıları Kızıldeniz’de İsrail bağlantılı Galaxy Leader gemisini ele geçirerek dünya kamuoyunun dikkatini çekti. Bu hamle, Yemen’in Gazze Savaşı’nda İsrail’e karşı yeni bir cephe açtığının ilanıydı. Bir diğer cephe de İsrail’in kuzeyinde Hizbullah tarafından açılmıştı. Türk medyasının mantığına göre Hizbullah veya 7 Ekim 2023’te İsrail’e Aksa Tufanı Operasyonu’nu düzenleyen HAMAS da İsrail maşası olmalı…

Galaxy Leader operasyonunu Ensarullah’ın Kızıldeniz ablukası takip etti. İsrail ve onu destekleyen Batı ülkelerine yönelik abluka o kadar etkili oldu ki deniz ticareti rotaları Kızıldeniz’den Afrika’nın güneyindeki Ümit Burnu’na çevrildi. Artan navlun ve enerji maliyetleriyle Ensarullah, Batılı ülkelere İsrail’e destek vermenin bedelini ödetiyordu.

Gemilere yönelik saldırıları durdurmak için ABD, İngiltere ve AB özel deniz misyonları oluşturup bölgeye gönderdi. Buna rağmen Ensarullah’ın Kızıldeniz’de İsrail bağlantılı gemilere ve İsrail’i destekleyen ülkelere yönelik abluka operasyonları Gazze Savaşı boyunca sürdü.

Bu süreçte İsrail’in Kızıldeniz’e açılan kapısı Eilat Limanı iflas etti. Tel Aviv, limanı yeniden etkin hale getirmek için defalarca girişimde bulundu ve ek bütçeler ayırdı.

Yemen operasyonları denizle sınırlı kalmadı. Ensarullah Gazze Savaşı boyunca İsrail’e defalarca füze ve İHA ateşledi. Bu saldırıların başlıca hedefleri Tel Aviv ile ülkenin güneyindeki askeri ve lojistik üslerdi.

İki uzun yıla yayılan tüm bu faaliyetler, Filistin’e destek vermek, dünyada farkındalık yaratmak ve herkesin Gazze için bir şeyler yapabileceğini göstermek amacıyla yapıldı.

FİLİSTİN’E DESTEĞİN BEDELİ

Meselenin bir de fedakârlık boyutu var. Ensarullah İsrail ve Kızıldeniz operasyonlarını başlattığında Suudi Arabistan ve BAE koalisyonuna karşı sürdürdüğü yedi yıllık savaşta daha yeni ateşkes ilan edilmişti. Savaşta 400 bine yakın kişi hayatını kaybetti, 4,5 milyon insan yerinden edildi.

ABD ile İngiltere 2024 yılında Ensarullah’ı geriletme amacıyla Yemen’i periyodik olarak bombaladı. Donald Trump’ın göreve gelmesiyle ABD, Mart 2025’te uçak gemilerinin de devreye girdiği bir harekât başlattı ve Yemen’i iki ay boyunca neredeyse her gün hedef aldı. Mayıs ayında Trump ateşkes ilan etti ve ABD herhangi bir sonuç elde edemeden geri çekildi.

Elbette İsrail de Ensarullah’a ağır hava saldırıları düzenleyenler arasındaydı. İsrail savaş uçakları dünyanın en yoksul ülkelerinden Yemen’in sivil altyapısını, limanlarını, havalimanlarını defalarca vurdu.

Peki bu noktada sormak lazım: Türkiye bolca kınamak ve ticareti kısmak gibi etkisiz girişimler dışında bugüne kadar İsrail’e karşı fiilen ne yaptı? Ya Suudi Arabistan ve Pakistan? Mekke İttifakı üyelerinin Ensarullah’ın 2023’ten beri ödediği bedellerin yanında ortaya koydukları nedir?

aydınlık

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın