Türkiye IŞİD ve Nusra’dan Vazgeçmez!

rasthaber

Fırat Kalkanı Harekatı’nın beraberinde Musul Operasyonu’nun olanca sıcaklığını hissettiğimiz bugünlerde hem Türkiye’nin operasyona katılma kararlılığını hem de Ortadoğu’da yaşananlar Hüsnü Mahalli’ye soruldu. 

*Türkiye’nin ana gündem başlığı Musul Operasyonu… Türkiye’nin operasyona katılacağını açıklaması nasıl karşılık bulur?

Türkiye’nin dış politikası Arap Baharı’ndan bu yana özellikle Suriye olmak üzere, çelişkilerle ve yanlışlarla dolu. Bu nedenlerle her şey bu noktaya geldi. Irak’ta asla tek başlarına operasyona katılamazlar. Hiçbir şekilde Türk ordusu orada hareket edemez. Bu uluslararası hukuka aykırıdır. Irak Hükümeti buna izin vermiyor ve resmen söylüyor. Bir provokasyonun karşılığı Iraklılar arasında çok sert olur.  Irak’la ilgili olarak söylenen hiçbir şey doğru değil. Türkiye’nin samimi, barıştan, dostluktan, kardeşlikten yana bir niyeti olsaydı, bütün bunlara gerek yoktu. 

IŞİD’i kuranlar Türkiye’den girdi

*Alt metinlerden petrol başlığı çıkıyor. Erdoğan “Binlerce kilometre öteden gelip müdahale edeceksin öyle mi?” diye de Koalisyon Güçleri’ne sert çıkıyor.

Kimin üzerinden müdahale ettiler? Bugün İncirlik Üssü nerede? Mademki müdahaleye karşısın, kapat İncirlik Üssü’nü! ABD resmen “PYD benim müttefikim, sen değilsin” diyor. Sen “PYD düşmanım” diyorsun, ama ABD, PYD’ye destek veriyor. Yani İncirlik’ten kalkan uçaklar gidip PYD’ye destek veriyor ve sen durmadan konuşuyorsun. Ayrıca IŞİD’i kuranlar Türkiye’den girdi. Türkiye, Suudi Arabistan,  Katar, ABD, Fransa gibi emperyalist ülkeler para verdi. Bu ülkeler silah verdi ve bu silahlar da yine Türkiye’den girdi. Yani başlangıcından bugüne kadar sorun sensin ve hala çözüm yanlısı değilsin.

* Türkiye emperyalist ülkeler arasında mı?

Şu anda öyle, çünkü 1923 Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğu ve dünyanın cumhuriyeti tanıdığı uluslararası anlaşma Lozan’ı kabul etmiyor ama meseleyi Misak-ı Milli’ye getiriyor. Mademki tartışmaya açıyorsun Sevr’e gidelim ve Ermeni devleti de kurulsun. “Lozan’ı kabul etmiyorum, Musul benimdir” diyorsun. Karşı taraf seni ciddiye bile almıyor. 

Şii-Sünni Savaşı mı çıkartmak istiyorsun?

*Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş’un  “B ve C planlarımız var” diyor, Türkiye’nin Musul üzerindeki diğer planları ne olabilir?

Valla ne A, ne B, ne C, ne de Ğ… Hiçbiri yok. Bunlar yalnız halkı kandırmaya yönelik. Irak “Defol buradan” dedi, sen de çıkmadın. Irak Devleti ile mi savaşacaksın? Mümkün mü? ABD Savunma Bakanı gelip “Senin Başika’daki birliğin uluslararası koalisyonun emrinde olacak” dedi. Ne diyeceksin? Amerika ile mi savaşacaksın? Ya da iş provokasyona mı düşsün? 300 bin Şii milis saldırdı diyelim Türk Ordu’suna? Onlarla mı savaşacaksın? Şii-Sünni savaşı mı çıkartmak istiyorsun? 

Suriye’de yapamadılar, Irak’ta yapmak istiyorlar*Bu konu mezhep savaşına kadar gider mi?

Tabii Türkiye provokasyon yaparsa gider. Hani ‘Alevi Esad’ dediler ya, Suriye’de yapamadıklarını, Irak’ta başarmak istiyorlar. Türkiye’nin kendi iradesi olmasa bile Suudi Arabistan’ın ve Körfez ülkelerinin provokasyonu ve parasıyla bunu yapıyor. Adam milyarlarca dolar veriyor ve karşılığını istiyor. “Şiileri mahvedelim” diyor. Bataklığın içine girince geri çıkışı yok, Türkiye bataklığın içine girdi. Hem de normal insanlarla girmedi. IŞİD, Nusra, Suudi Arabistan gibi ruh hastalarıyla girdi. 

Türkiye’nin İslamcılara ihtiyacı var

*El Nusra ile Türkiye’nin arasının bozulduğu söyleniyor. 

Hayır, aslında bozulmadı. Çünkü Türkiye ne El-Nusra’dan ne de IŞİD’den kolay kolay vazgeçebilir. Vuruyor gibi, düşman gibi görünüyor ama uzun vadede Türkiye’nin İslamcılara ihtiyacı var. Umarım olmaz ama Türkiye’de bir Kürt-Türk iç savaşı çıksa, Türkiye Radikal İslamcılardan yardım isteyecek. Tıpkı bir zamanlar Hizbullah’tan istediği gibi. 

*Türkiye IŞİD’den vazgeçmez dediniz… MİT TIR’ları meselesini hatırlayacak olursak, işin içinde FETÖ parmağı olduğunu da hesaba katarak soruyorum, Türkiye’nin IŞİD’e silah desteği oldu mu?

Türkiye bu ideolojiden vazgeçmez. Suriye’de savaşan bütün gruplara o ya da bu şekilde silah gitmiştir. Yakalanan TIR’lar 3 tanedeydi. 5 yılda Türkiye’den Suriye’ye bırak 3, bırak 300 en az 3 bin TIR gitmiştir. 

AKP karanlık işlere bulaştı

*Sürekli sınır vurgusu yapılıyor. Irak’la olan sınır uluslararası arenada bize müdahale hakkı verir mi?

Zerre kadar vermez. Çünkü sen sınırını yabancılara açıp sınır kavramını zaten ortadan kaldırmışsın Dünyanın dört bir yanından istihbarat örgütleri gelmiş, onlarla 150 bin civarında kişi getirilmiş. Hatay, Antep, Urfa’dan elini kolunu sallayarak girmişler. Silahlar, tanklar, toplar girmiş çıkmış… Ne sınırı?  Tepede uydular var, sınırdaki her şey uluslararası hukukta kayıt altında. Devletlerin ve istihbarat örgütlerinin gözünden hiçbir şey kaçmaz. Karanlık ilişkilerin yorumu da yoktur. Devletler hep karanlık işlerle uğraşır ama AKP son 5 yılda çok fazla karanlık işe bulaştı. 

Türkiye 20-30 yıl kendine gelemez

*Şimdi Türkiye’deki durum nasıl?

Türkiye’de sistem çöktü, dış politikada ağır bir sürece soktular. İçte de FETÖ darbesini bahane ederek darmadağınık ettiler. Ordu, polis, eğitim, sağlık hepsi gitti.  Türkiye 20-30 yıl kolay kolay kendine gelemez artık. Orduyu yeniden kurgulamak da kolay değil. 

Sayın Bahçeli ve MHP artık bitmiştir

*Başkanlık Sistemi’ni tekrar konuşmaya başladık. Devlet Bahçeli açık açık destek veriyor artık.

Devlet Bahçeli ile ilgili herhangi bir şey söylemenin anlamı yok. Bahçeli, Erdoğan’la ilgili olarak seçim kampanyaları sırasında dünyanın en ağır laflarını kullandı. Sayın Bahçeli bitmiştir artık, MHP de bitmiştir.  Bütün bunları bir tek şey için, koltuğunu kaptırmamak için yapıyor. Meral Akşener gelse orada rüzgâr estirecekti, AKP’yi etkileyecekti. O kadar oyun oynandı, sonunda da Erdoğan’ın ve AKP’nin yardımıyla Devlet Bahçeli galip geldi.  Şimdi de diyet borcu böyle ödeniyor. 

Kılıçdaroğlu sert söylemler oluşturmalı

*Kılıçdaroğlu Musul Operasyonu ile ilgili “Cumhurbaşkanı neden konuşuyor, başbakan ve dışişleri bakanı konuşsun” dedi. Buna benzer eleştirileri de sık sık yapıyor aslında.

Onun danışmanları kim, onu kim bilgilendiriyor bilemiyorum. Var olan tartışmanın düzeyine yükselmiyor. Karşı taraf medyadan dolayı çok güçlü onu bilerek konuşması gerekiyor. AKP ve Sayın Cumhurbaşkanı sloganlarla savaşıyor, detaylara girmiyor, zaten vatandaş detayları dinlemiyor bile, aklında iki kelime kalıyor. Propaganda böyledir, bütün gün vatandaşın beyninin içine giriyorlar. Hala “Tütün, tavuk bilmem ne oldu” diyor. Memleket bitmiş, tarım kimin umurunda? Kılıçdaroğlu, çok sert ve radikal söylemler oluşturmak zorunda. 

HDP’nin oyuna geldiğini düşünüyorum

*Demirtaş ise “Irak’tan önce kendi ülkendeki IŞİD’i temizle” diyor. 

Doğru söylüyor ama Demirtaş’ın yaşanan kargaşadan dolayı artık söyleyecek lafı kalmadı.  Ben HDP’nin oyuna geldiğini düşünüyorum. AKP zaten 7 Haziran sonrası her şeyi kurnazca hazırlamıştı.  Diyarbakır’da iki polisin öldürülmesinden sonra her şey kolaylıkla devam etti. Dünyanın her yerinde provokasyonun devamı gelir. HDP’nin işi böyle baktığında zaten çok zor.  Ayrıca Selahaddin istediği kadar konuşsun, kimse yayımlamıyor ki…

*Başkanlık Sistemi ile yönetilen Türkiye’nin dış politikası nasıl gelişir? 

Hem dış hem de iç politikası yüzde 100 diktatörlüğe gider. Diktatörlükler de hem içte hem de dışta tehlikelidir. Tıpkı Saddam Hüseyin döneminde olduğu gibi… 

‘Alevi Esad’ Erdoğan’ı durdurdu

*Bir yandan Fırat Kalkanı Operasyonu da sürüyor. Türkiye’nin değişen Suriye politikasını nasıl yorumlarsınız?

AKP tehlikeli bir parti. Türk ordusu Cerablus’a 24 Ağustos’ta girdi ve o tarih Mercidabık Savaşı’nın 600. yılıdır. Erdoğan tarihi semboller üzerinden gidiyor, niyeti kötü; “Yavuz gitti orada namaz kıldı,  Kahire’ye gitti halife oldu, ben de onu yapacağım” dedi ama yapamadı işte. Gidip namaz kılamadı, Alevi Esad, Erdoğan’ı durdurdu. Onun için nefret ediyor Esad’dan. Projesini bozdu çünkü. Esad’dan dolayı 2. Yavuz olmayı beceremedi.

*Tüm bunlar olurken Suriye’de, merkezde ne oluyor?

Merkezde her şey normal, Rus Ordusu’nun gelişinden sonra Suriye birçok yeri temizledi, bugün yarın Halep tümden temizlenmiş olacak. Sonra İdlib ve Rakka’nın işi bitirilecek. Birçok yerde barış görüşmeleriyle silahlı gruplar teslim oluyor. 

Esad’ı kimse görevden alamaz

*Esad’sız geçiş vurgusu yapılıyordu, geçiş Esad’lı mı oldu yani?

Esad’ı hiç kimse görevden alamaz. Bu Suriye gerçeğini, Suriye halkının ve ordusunun gücünü, Esad’ın bölgesel ilişkilerini, Rusya’nın hesabını bilmemek.

yurt

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın