Türkkan TBMM’de yaptığı açıklamada Türkiye’de demokrasi sorunu olduğunu dile
getirdi.Türkiye’nin demokrasi ve basın özgürlükleri sıralamalarında
gerilediğine dikkat çeken Türkkan, “Türkiye‘de bir ‘demokrasi sorunu’ mevcuttur.
Ülkemizin, demokrasi için gerekli olan şartları sağlamakta zorlandığı da
bilinen bir gerçektir.” ifadelerini kullandı.Türkkan’ın açıklamaları şu
şekilde:”İngiltere’nin başkenti Londra’daki “The Economist Intelligence
Unit” adlı araştırma ve analiz ünitesi, 2006 yılından bu yana ülkelerin
demokrasi puanlarını rapor halinde yayınlıyor.
yılında 5,7 puan ile dünya ortalamasının üstünde ve 88. sırada yer alan Türkiye
2013 yılına kadar stabil bir performans sergiliyor.2013 yılından 2019 yılına
kadar ise demokrasi endeks puanı her yıl düşen Türkiye, demokratik ülkeler
listesinde 167 ülke arasında 110. Sıraya geriliyor. Bu durum da net
olarak gösteriyor ki, AK Parti’nin Partili Cumhurbaşkanı ısrarı ve getirilen bu
ucube sistem Türkiye’yi üçüncü Dünya ülkelerinin arasına soktu.Merkezi
Washington’da olan demokrasi ve insan hakları konularında araştırmalar yapan
“Freedom House” da her yıl “Dünyada Özgürlük” başlıklı rapor yayınlıyor. Siyasi
haklar ve hukuki sorumluluk başlıklı iki farklı kalemin farklı puanlandığı ve
bu puanların toplanmasıyla hesaplanan özgürlük puanı kuruluş tarafından
açıklanıyor. Buna göre, 2002 yılında kısmen özgür ülkeler arasında yer alan
Türkiye’nin özgürlük puanı 2005 yılından 2013 yılına kadar azar azar düşüş
yaşıyor, 2013 yılından sonra ise daha fazla düşüş gösteriyor. 2017 yılında 38
puanla kısmen özgür olarak nitelendirilen Türkiye’nin 2018 yılında puanı 32’ye
düşüyor.Freedom House’un 2020 yılına dair en güncel verilerine göre ise
Türkiye’nin özgürlük endeksi puanı 32 ve bu puan neticesinde Türkiye, “özgür
olmayan ülke” olarak sınıflandırılıyor. Ayrıca Türkiye’nin “erişim engelleri”,
“içerik sınırları” ve “kullanıcı haklarının ihlali” kalemleriyle açıklanan
internet özgürlüğü puanı da 37 ve bu hali ile de özgür olmayan ülke olarak
tanımlanıyor.”
“Bir de İktidar’ın hep özgür olarak gördüğü, kendinden
olmayanın yazmasına, çizmesine, konuşmasına tahammül edemediği, susturmaya
çalıştığı Basın gerçeği var. 2002 yılından bu yana her sene yayınlanan Basın
Özgürlüğü Endeksi’nde 180 ülke inceleniyor.Her ülkedeki gazetecilerin
güvenliğini, çoğulculuğu, medyanın bağımsızlığını değerlendiren bu endekste
Türkiye, 2003 yılında dünyadaki 166 ülke içinde 115. sırada yer alıyor. 2005
yılından 2014 yılına kadar yapılan sıralamada 154. sıraya kadar gerileyen
Türkiye, şu anda da 180 ülke arasında yine 154. sırada.Türkiye Gazeteciler
Sendikası’nın 3 Mayıs’ta yayınladığı rapora göre şu anda Türkiye’de
cezaevindeki gazeteci sayısı 86. Bu mu demokrasi?Bakın, basına Mayıs
ayında İYİ Parti cezası verildi. RTÜK, Akşener’in yayın konuğu olduğu “Teke
Tek” programında Fatih Altaylı’nın kullandığı bazı ifadeler nedeni ile
Habertürk’e üst sınırdan idari para cezası ceza kesti. Bu cezanın ardından
Demirören Medya, daha doğrusu Tüpçü Medya, İYİ Parti’nin 19 Mayıs reklam
filmini yayınlamadı.Bu ülkede demokrasi olduğundan bahsedenlerin, 18 yıllık AK
Parti İktidarı ile demokrasinin ve özgürlüklerinin kazanıldığını söyleyenlerin
bu değerlendirmeleri de dikkate almalarını tavsiye ediyoruz. Kendinizi de
milletimizi de kandırmayın. Siz bu ülkede demokrasi istemiyorsunuz. Demokrasiyi
hakim kılmak istemiyorsunuz, demokrasinin olmasından
korkuyorsunuz.””TÜRKİYE‘DE BİR “DEMOKRASİ SORUNU”
MEVCUTTUR””Bir asırdan fazla bir demokrasi geleneğimiz olmasına
rağmen, Türkiye‘de demokrasinin tam olarak bütün kurum ve zihniyet
altyapılarıyla birlikte yerleşmiş olduğunu söylemek asla ve kata mümkün
değildir. Türkiye‘de bir “demokrasi sorunu” mevcuttur.
Ülkemizin, demokrasi için gerekli olan şartları sağlamakta zorlandığı da
bilinen bir gerçektir.Türkiye‘de ne yazık ki özgürlüklerin yerini yasak ve
dayatma, adalet ve eşitliğin yerini yasadışılık, güvenlik ve refahın yerini ise
yoksulluk, sefalet ve gelir dağılımındaki adaletsizlikler
almıştır.””DEMOKRASİNİN GELİŞEBİLMESİ İÇİN ÖZEL BİR SİYASAL KÜLTÜR
ORTAMINA İHTİYAÇ VARDIR””Demokrasi, kurumsallaşmış birtakım ilke ve
uygulamalar ile özgürlüğün nihai teminatı ve koruyucusudur. Demokrasinin
gelişebilmesi için özel bir siyasal kültür ortamına ihtiyaç vardır. Siyasal
kültür ortamı; toplumsal hoşgörü, karşılıklı güven, bireysel özgürlükler,
adalet ve eşitlik, ortak hedefe yönelik olarak birlikte hareket etme ve siyasal
etkinlik duygusu unsurlarından oluşmalıdır. Her şeyin çıkış yolu demokrasidir.
Siz demokrasiden korktukça, kendi demokrasinizi uygulamaya çalıştıkça Türkiye
içinde bulunduğumuz günlerden de daha kötü günlere gebedir.Şurası nettir: Ancak
ve ancak Demokrasi yeniden kaim kılındığında içinde bulunduğumuz tüm krizlerden
milletimizin gücüyle çıkabiliriz.”
