Suriye ile ilgili sorumluluklarını yerine getirmediğini, Soçi anlaşmaları
üzerinden geçen bir buçuk yıl sonra İdlib’deki gerilimi azaltma bölgesindeki
Türk gözlem noktaları ile teröristlerin müstahkem bölgelerinin neredeyse
birleştiğini ifade etti.
Konaşenkov’a göre, Suriye ordusunun İdlib’deki gerilimi
azaltma bölgesindeki yanıt niteliğindeki eylemleri, Heyet Tahrir el Şam örgütü
üyelerinin Halep ve M5 karayollarından güvenli bir uzaklığa çekilmesini
sağladı. Bu da, gerilimi azaltma bölgesindeki durumu yeni bir ‘kader anına’
getirdi.
Batılı ülkelerin yanı sıra BM’nin de 2018’de İdlib
konusundaki Soçi anlaşmalarının imzalanmasını olumlu karşıladığını belirten
Konaşenkov, Türkiye’nin anlaşmalar uyarınca üstlendiği en önemli sorumluluğun
teröristler ve ağır silahların İdlib’deki gerilimi azaltma bölgesinin 15-20
kilometre uzağına çekilmesi olduğunu hatırlattı.
‘Terör örgütleri, ‘ılımlı muhalif’ militanlarını Türkiye
sınırına yönlendirdi’
Konaşenkov, “Ancak bunun yerine geçen neredeyse 18 ay
içinde, Heyet Tahrir el Şam, Türkistan İslam Partisi, Hurras el Din terör
örgütleri, bölgedeki tüm ‘ılımlı muhalif’ militanlarını Türkiye sınırında,
kuzeyde yoğunlaştırdı” dedi.
Jeffrey: ABD İdlib için Türkiye’ye mühimmat sağlayamaya
hazır
Konaşenkov, Türkiye’nin sorumluluğunu yerine getirmemesi
nedeniyle civardaki sivil yerleşim birimleri ve Rusya’nın Suriye’deki Hmeymim
Hava Üssü’ne yönelik yoğun topçu saldırılarının da arttığını, saldırıların
artık her gün gerçekleştirildiğini ifade etti.
Konaşenkov, anlaşma doğrultusunda kurulan Türkiye’nin
İdlib’deki gözlem noktalarının, terör örgütlerinin müstahkem bölgeleriyle
neredeyse birleştiğini belirtti.
‘Batı, Türkiye’nin İdlib’e güçlerini sevk etmesini görmezden
geliyor’
Konaşenkov’a göre, Türkiye uluslararası hukuku ihlal ederek
İdlib’e güçlerini gönderdi ve Batı bu durumu tamamen gözardı etti.
İdlib’deki gerilimi azaltma bölgesiyle ilgili Soçi
anlaşmalarının yürürlüğe girmesinden bu yana, Moskova; BM ve Batı ülkelerine
ilettiği resmi taleplerine yanıt alamadı. Şam da Batı’nın ‘savaş suçu
işlediği’, ‘insani facia yaşandığı’ ve ‘İdlib’den milyonlarca kişilik göç
olduğu’ gibi iddialarıyla karşı karşıya kaldı.
Konaşenkov, ABD ve Avrupa’nın, ‘Suriye ordusunun tüm
güçlerini imha edip M5 karayolunu teröristlerin kontrolüne verme tehditlerini’
Ankara’nın savunmaya yönelik meşru hakkı olarak nitelendirdiğini ifade etti.
Konaşenkov, “Batı’nın İdlib’deki gerilimi azaltma
bölgesindeki alaycılığı ve sahte endişeleri sürerken, yalnızca Rusya’nın
Suriye’deki Tarafları Uzlaştırma Merkezi ve Suriye hükümeti her gün
teröristlerden kurtarılan bölgelerde yaşayan sivil halka yardım götürüyor”
dedi.
