el-Safadi, Suriye Cumhurbaşkanı Başkanı Beşşar Esad ve Suriye Dışişleri Bakanı
Faysal el Mikdad ile görüşmesinin ardından bu görüşmede Şam ile ikili ilişkiler
ve Suriye krizine siyasi çözüm bulunması için gösterilen çabaların ele
alındığını söyledi.
Ayman el-Safadi şu ifadelerde
bulundu: ‘Ele alınan çözüm, Suriye’nin birliğini ve egemenliğini koruyan,
güvenliğini, istikrarını ve rolünü yeniden tesis eden, mültecilerin gönüllü
olarak geri dönüşü için koşullar yaratan ve Suriye’yi hepimiz için tehdit
oluşturan terörizmden kurtaran bir çözümdür.’
Bu açıklamalar, yaklaşık iki
yıldır sessiz olan Ürdün’ün Suriye krizini çözme girişi konusunda yeniden
harekete geçtiğini gösteriyor.
2018’de el-Nassib geçidinin
yeniden açılmasına rağmen, Ürdün hükümeti ve Suriye hükümeti arasındaki
ilişkiler, Suriye Cumhurbaşkanı Beşşar Esad ile Ürdün Kralı Abdullah arasındaki
telefon görüşmesi de dahil olmak üzere son iki yılda gelişti ve Ürdün Dışişleri
Bakanının Şam ziyareti, üst düzey bir Ürdünlü yetkilinin savaşın başladığı 2011’den
bu yana yaptığı ilk ziyaret olarak kabul ediliyor.
Safadi’nin bu açıklamaları Suriye
tarafından açıkça memnuniyetle karşılandı. Suriye Cumhurbaşkanlığı ofisi, Beşşar
Esad’dan naklen şu açıklamalarda bulundu: ‘Suriye, kardeş Ürdün hükümeti ve ulusuna
tutumundan dolayı teşekkür etmekte ve kardeş Arap ülkelerin Suriye’ye yönelik
her türlü yapıcı tutumunu memnuniyetle karşılamaktadır.’
Faysal Mikdad da şu ifadelerde
bulundu: ‘Kral İkinci Abdullah’ın deprem
felaketi nedeniyle Beşşar Esad’a hitaben sarf ettiği sözler ve taziyeleri
yaralı Suriye halkına merhemdir.
Ürdün Dışişleri Bakanı’nın mevcut
Şam ziyareti, Ürdün Kralı’nın duygularını ve bu ülke halkının Suriye’ye yönelik
hissiyatını ifade etmek için yapılmıştır.’
Ürdün Kralı yaklaşık iki yıl önce
Suriye krizini çözmek için bir plan sundu. Bu planda, Suriye rejimini
devirmek amacıyla girişilen çabaların sonuçsuz kaldığı, çözümün Şam ile
işbirliğine bağlı olduğu vurgulandı.
Öte yandan Şam, ABD’nin insani konularda
Güvenlik Konseyi’ndeki gerginlik yaratma planını etkisiz hale getirdi. Daha
önce Nusra Cephesi terör örgütü, Şam’ın ülkenin kuzey ve kuzeybatısındaki
kontrolü dışındaki bölgelerde depremzedelere gönderdiği acil yardım
malzemelerini taşıyan 14 konvoyun geçişini engellemişti.
Geçen ay ABD, Suriye politikasını
ilerletmek için 25 milyon dolar tahsis ettiğini açıkladı. Ayrıca insani
felaketten Suriye hükümetini sorumlu tutmak adına yardım göndermek için Suriye’nin
Türkiye ile diğer sınır kapılarını açtırmak için bir kampanya başlattı. Oysa BM’nin
Suriye’ye yaptığı yardım Babu’l Hava (Yayladağı) sınır kapısından geçmeliydi ama
depremden sonraki ilk iki gün bu kapıdan hiçbir yardım geçmedi.
Geçen hafta Pazartesi günü
Güvenlik Konseyi’nin olağanüstü toplantısından kısa bir süre önce felaketi siyasallaştırma girişimlerine karşı defalarca uyarıda
bulunan Suriye, yardım gönderilmesi için Selam ve Rabia adlı iki sınır kapısını
üç günlüğüne açmayı kabul etti ve Şam’ın bu
eylemi Amerika’nın kampanyasını başarısız kıldı ve Birleşmiş Milletler de depremden
etkilenenlere kademeli olarak yardım götürmek için eylemlerde bulunmaya
başladı.
