Uzlaşmacı Arap Ekseni ile İsrail Arasındaki Hareketlilik

rasthaber
Rasthaber – Amerika’nın yeni hükümetinin dış siyasetindeki belirsizliği
ve Batı Asya’ya yönelik yaklaşımının muğlaklığı uzlaşmacı Arap ekseni ve
Siyonist Rejim İsrail arasındaki durumu bir kez daha hareketlendirdi.

 İsrail’in Kanal 11’i
25 Şubat Perşembe günü Suudi Arabistanlı ve Siyonist Rejim İsrailli üst düzey
makamları arasındaki temasların arttığını duyurdu.  Buna paralel olarak Bahreyn’in resmi haber
ajansı da bu ülkenin veliahdı Selman bin Hamed Al-i Halife’nin Siyonist Rejim
İsrail başbakanı Binyamin Netanyahu ile telefonda görüştüğünü duyurdu.

 Bu iki taraf arasında
temasların artması ve hareketlenmelerin ilk nedeni yeni Amerika hükümetinin dış
siyaseti hususundaki kaygılardır. Halbuki Joe Biden hükümetinin Batı Asya’ya
yönelik ne tür bir siyaset izleyeceği hala belli değildir. Ancak Suudi
Arabistan yeni Amerika hükümetinin dış siyasetleri hususunda derinden
kaygılanmış ve telaşa kapılmıştır.

Amerikan makamları resmi olarak Joe Biden’in Suudi veliahdı
Muhammed bin Selman ile görüşmek istemediğini sadece Kral Selman ile
görüşeceğini söylemişlerdi.  Bu
doğrultuda da Perşembe akşamı Biden ilk kez Kral Selman ile temasa geçti.

Amerika hükümeti açık bir şekilde Suudi Arabistan ile
ilişkilerde revizyona gideceğini belirtmiştir. Biden hükümeti Riyad ile
ilişkilerde insan hakları ve normlara dayalı meseleleri de göz önünde
bulundurmak istiyor. Buna esasen de Joe Biden, kimi belgelere göre Suudi
Veliahdı Muhammed bin Selman’ın talimatı ile öldürülen Suudi gazeteci Cemal
Kaşıkçı cinayetinin dosyası hususunda bilgi edinmiş ve bu gizli bilgileri de
yayınlayacağı söylenmektedir.

Bu yaklaşım ise bin Selman ve Suudi makamların derinden
kaygılanmalarına yol açmıştır.   Bu doğrultuda
da İsrail’in Kanal 11’i Amerika’nın yeni başkanının bölgeye yönelik
siyasetlerinin değişmesini, İsrail ile Suudi Arabistan makamları arasındaki
diyalogların ve görüşmelerin ekseni olduğunu bildirip Suudi liderlerinin Biden
hükümetinin Suudi Arabistan’da insan hakları meselelerine ve Cemal Kaşıkçı
cinayeti dosyasına odaklanmasından kaygılandıklarını duyurdu.  Suudi veliahdı ve kralı ise Tel Aviv’in
yardımları ile Biden’in muhtemel siyasetlerini değiştirmek ve onu kararlarından
caydırmak istiyor.

Bu alanda göze çarpan bir başka önemli etken de yeni Amerika
hükümetinin İran’ın nükleer meselesine ve nükleer anlaşmaya yönelik
yaklaşımıdır.   Eski Amerika hükümeti döneminde
Trump’ın hükümeti süresince, Suudi Arabistan, Bahreyn ve BAE gibi gerici Arap
ülkeleri Siyonist Rejim İsrail’e paralel hareket ederek Amerika’nın nükleer
anlaşmadan çıkışı ve İran’a karşı maksimum baskı siyasetinin uygulanmasında önemli
bir rol oynadı. Gerçi Biden hükümeti ilk sloganlarının tersine hala nükleer anlaşmaya
dönmemiştir.  Ancak İran’a karşı maksimum
baskı siyasetlerinin yenilgisine itiraf etmiştir.  Nükleer anlaşmanın diğer tarafları da Amerika’nın
bu anlaşmaya geri dönmesi için arayışa girmişlerdir.

Bu doğrultuda Rusya’nın BMT’ndaki temsilcisinin yardımcısı
Dmitry Polyanskiy Amerika’nın otomatikman nükleer anlaşmaya geri dönmesi için belli
bir mekanizmanın olmadığına değinerek şöyle bir açıklamada bulundu: “Sanırım
bu alanda Viyana’da bazı faaliyetler yürütülmektedir.”

 Amerika’nın muhtemel
bir şekilde bile nükleer anlaşmaya geri dönmesi Suudi Arabistan, Bahreyn, BAE
ve Siyonist Rejim İsrail’in istemediği bir şeydir.  Bu yüzdendir ki bu ülkeler de nükleer anlaşma
ile ilgili müzakerelere dahil olmak istiyorlar. Bu tür bir yaklaşım ise İran
tarafından reddedilmektedir. Bu bağlamda dışişleri bakanlığı sözcüsü Said
Hatipzade Fransa cumhurbaşkanının bu yöndeki taleplerini de reddetmiş ve nükleer
anlaşmanın tekrar masaya yatırılamayacağını tarafların da belli olduğunu
vurgulamıştır.

 Gerici Arap-İsrail
ekseni ayrıca Batılı güçleri İran ile muhtemel müzakerelerde nükleer
meselelerin ötesindeki konuları da ele almaları için ikna etmeye
çalışıyor.  Bahreyn haber ajansı ise bu
husustaki ifadelerinde Bahreyn veliahdı ve İsrail başbakanı arasındaki
görüşmede iki tarafın da gelecek muhtemel müzakerelerde daha fazla konunun ele
alınmasını istediklerini duyurdu.

Bu girişimler ise gerici Arap-Batı ekseninin Joe Biden’i
yönlendirmek istediklerini gösteriyor. Bu bağlamda gelecek aylarda bu eksenin
daha da hareketleneceği söylenebilir.

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın