Bir grup İran Uzmanlar Meclisi üyesi, son gelişmeler ve İran İslam Devrimi Lideri’nin son mesajına ilişkin yayımladıkları bildiride, müzakerelerde sistemin kırmızı çizgilerine uyulması ve düşmanın girişimlerine karşı teyakkuz halinde olunması gerektiğini vurguladı.
Bildiride öne çıkan başlıklar şöyle:
- Müzakere heyetinin çabaları takdir edilirken, geçmişteki zarar verici müzakere tecrübeleri dikkate alınarak düşmanın hilelerine karşı dikkatli olunması ve liderliğin belirlediği kırmızı çizgilerin ihlal edilmemesi istendi.
- Son savaşta yaşanan saldırıların sorumlularının, özellikle ABD Başkanı ve İsrail Başbakanı’nın uluslararası alanda saldırgan olarak tanınması, cezalandırılması ve hayatını kaybedenlerin kanının hesabının sorulması gerektiği ifade edildi.
- İsrail’in Lübnan’daki saldırılarını sürdürmesi ve işgal ettiği bölgelerden çekilmemesinin, mutabakatın birinci maddesinin açık ihlali olduğu belirtilerek, bu şartlar altında Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasının stratejik bir hata olacağı savunuldu.
- İran’ın nükleer haklarının müzakere konusu yapılamayacağı ve bu konunun görüşmelerin dışında tutulması gerektiği vurgulandı.
- Hürmüz Boğazı’nın yönetiminin korunması, zararların tazmini, dondurulmuş İran varlıklarının iadesi, yaptırımların kaldırılması ve ABD’nin bölgeden çekilmesinin halkın ve liderliğin vazgeçilmez talepleri olduğu belirtildi.
- Yetkililerin, düşmanı cesaretlendirecek veya ülkenin zayıf olduğu izlenimi verecek açıklamalardan kaçınması gerektiği ifade edildi.
- İran’daki velayet sisteminde nihai karar merciinin dini lider olduğu ve hiçbir yetkilinin onun kesin görüşüne aykırı hareket edemeyeceği hatırlatıldı.
- Düşmanın yeniden toparlanmak ve zaman kazanmak istediği belirtilerek, mutabakatta öngörülen 30 ve 60 günlük süreler içerisinde konuların netleştirilmesi ve görüşmelerin uzatılmaması çağrısı yapıldı.
- İran halkından, birlik ve beraberliğini koruyarak sahadaki bilinçli varlığını sürdürmesi ve ayrıştırıcı söylemlere itibar etmemesi istendi.
Bildirinin sonunda, Uzmanlar Meclisi üyeleri de halkın bir parçası olarak liderliğin ve milletin yanında olduklarını, yetkililerin başarıya ulaşmasını temenni ettiklerini ve gerekli görülmesi halinde dini ve yasal sorumluluklarını yerine getireceklerini belirtti.
Bildiri, 27 Haziran 2026 tarihinde 60’tan fazla Uzmanlar Meclisi üyesinin imzasıyla yayımlandı.
