Arap ülkeleri Filistin’i desteklemek istiyorlarsa Siyonist rejimin
büyükelçiliklerini kapatmaları gerekir” dedi ve İran Cumhurbaşkanı’na Dünya Kudüs
Günü dolayısıyla yaptığı konuşmadan dolayı teşekkür etti.
Hamas’ın Gazze Şeridi’ndeki siyasi ofisi başkanı Yahya Sinvar
Cuma akşamı Dünya Kudüs Günü münasebetiyle bir konuşma yaptı.
Yahya Sinvar, konuşmasında şu ifadelerde bulundu: ‘Direniş, Dünya
Kudüs Günü için en güzel örnektir ve İran cumhurbaşkanı Dünya Kudüs Günü’nde
yaptığı konuşmayla Filistin’i gururlandırdı. Seyyid Nasrallah’ın Filistin’i,
Kudüs’ü ve Batı Şeria’yı destekleme konusundaki açıklamaları İslam ümmeti için
bir gurur kaynağıdır. Mescid-i Aksa, Kudüs ve Mescid-i Aksa koruyucuları bu ümmetin
kalbidir. Onlar, İsrail’in suçlarına karşı efsanevi bir direniş gösterdiler.’
Yahya Sinvar, Suriye, Lübnan ve Yemen halklarının Filistin
davası için gerçekleştirdiği yürüyüşe ve desteğe değinerek şunları söyledi: ‘Arap
ve İslam ülkeleri ihtilafları bir kenara bırakmalıdır. Son zamanlarda yaşananlar
doğru yönde atılmış bir adımdı. Dünya Kudüs Günü’ne dünyanın Arap ve İslam
şehirleri ve ülkelerinden halkın yoğun katılımı, Kudüs’ün ve Mescid-i Aksa’nın ümmetimizin
gönüllerinde olduğunun güçlü bir kanıtıdır. Bu konu İslam ümmetinin
birleştirici meselesidir ve onlar bu mesele etrafında toplanabilirler.
İç çekişmelerde belli bir grubun tarafını tutmamızı isteyen birçok
dostumuz bize büyük zülüm yaptı. Bu mesele bizi stratejik yoldan ve büyük
savaşımız olan vaat edilen ahiret savaşına hazırlamaktan uzaklaştırdı.
Gazze’deki direniş, Allah’ın lütfu ve İran’ın sürekli desteği olmasaydı bugün
ulaştığı noktaya ulaşamazdı.’
Yahya Sinvar konuşmasının başka bir bölümünde Suriye’nin
desteğine ve Filistin direnişinin Lübnan Hizbullahı ile ilişkilerinin genişlemesine
değinerek şunları söyledi: ‘Mescid-i Aksa’nın, Kudüs’ün, Batı Şeria’nın ve 1948
işgal topraklarının koruyucuları, emin olun bu milletin şerefini
savunuyorsunuz. Barışın ve savaşın anahtarı sizin elinizde ve kendinizi küçük
bir parça olarak görmeyin çünkü arkanızda sadece Filistin’den değil, tüm
direniş ekseninden büyük bir ordu var.
Direniş Komutanlığı ve Kudüs Ekseni Komutanlığı her durumda
yardımınıza koşacaktır. Kudüs’teki tüm köyler, mahalleler ve kamplar Mescid-i
Aksa’yı korumaya hazırlansın. Ey Batı Şeria halkı, Ketaib-i Şüheda’yı Aksa ve Saraya
el-Kudüs mücahitleri ve tüm gruplar ve güvenlik güçleri ve Filistin Yönetimi
kuruluşları, 30 yılın hatalarını düzeltiyorsunuz. Düşman gidecek. Gazze nasıl
dağıtıldıysa, yerleşim birimleri de aynı şekilde dağıtılacak. Direniş ve Kudüs
ekseni, inkılabınızı güçlendirmek için elinden geleni yapmaktan kaçınmayacaktır.
Kudüs Günü baruta, tünellere, roketlere ve savaş meydanlarında
canını feda eden mücahitlere dönüştü. Dünya, Kudüs ve Batı Şeria’ya karşı bir
din savaşına tanık oluyor, işgalcilerin Mescid-i Aksa’daki eylemleri ne anlama
geliyor?! Âlimler, şeyhler nerede, onların görev ve sorumluluklarına ne oldu?
Savaş sadece İslam’a karşı değil, Hıristiyanlığa da karşıdır. Dünya istihbarat
teşkilatları, ramazan ayındaki gerginliğin bölgedeki durumu patlamaya
götürebileceğini anladı ve bu yüzden İsrail’i uyarmaya geldiler.
Eğer Mescid-i Aksa’daki kadın koruyucuların saçının bir teli
koparılırsa, kan seli olacaktır. İsrail dış uyarılardan ders almadı ve onlara
ders veren direnişin tepkisiydi, sonra durumu sakinleştirmeye çalıştılar.
İsrail’in gizli niyetlerinin farkındayız ve direnişimizle birlikte Gazze
Şeridi’nde ve Kudüs ekseninde pusuya yattığımızı, Mescid-i Aksa’yı ve Batı
Şeria’yı savunmak için ayağa kalkacağımızı vurguluyoruz. Sözde özgür dünyanın
liderlerine insan hakları konusundaki yalanlarının açığa çıktığını söylüyorum.
Arap dünyasının liderlerine, eylemleri kınayan açıklamalarının bir faydası
olmadığını, ilişkileri keserek ve büyükelçilikleri kapatarak fiili bir adım
atmalarını söylüyorum.’
