konseyin Siyonist Rejim İsrail’i tanıdığını belirtti.
Yemen 2017 yılından itibaren adım adım parçalanmaya ve
dağılmaya yaklaşmış bulunuyor.
Ensarullah hareketi ve ortaklarından oluşan Ulusal Kurtuluş Hükümeti
Yemen’in başkenti Sana’da yer almıştır.
Abd Rabbe Mansur Hadi başkanlığındaki istifa etmiş hükümet ise bu
ülkenin güney bölgelerinde iktidarı 2017’ye dek tek başına elinde bulundurmakta
idi. Ancak bu yıldan itibaren Yemen Güney Geçiş Konseyi isimli BAE destekli
yeni bir silahlı rakip ile karşı karşıya kaldı.
Yemen Güney Geçiş Konseyi’nin kurulmasından
üç yıl geçmesine rağmen bu konsey ve istifa etmiş Mansur Hadi hükümeti
arasındaki iktidar dengesi de değişti ve Güney Geçiş Konseyi pratikte iktidarın
önemli bir kısmını eline almış oldu.
Yemen Güney Geçiş Konseyi Aden’e ilaveten stratejik Sokotra adasında da
devlet kurum ve kuruluşlarını kontrolü altına almış ve şimdi de Şebve ve Ebyin
eyaletlerinde de kontrolü ele geçirmeye kararlı görünüyor.
Ayrılıkçı eğilimleri de bulunan sözde bağımsız Güney Yemen
ülkesini kurmak isteyen Yemen Güney Geçiş Konseyi son zamanlarda Siyonist Rejim
İsrail’i resmen tanıdığını da açıkladı.
Bu doğrultuda Yemen Güney Geçiş Konseyi başkan vekili Hani bin Berik ise
Siyonist Rejim İsrail’in de Yemen topraklarında bulunduğuna itiraf edip bunun
bir işgalcilik girişimi olmadığına vurgu yaparak sözlerine şöyle açıklık
getirmişti: “Yemen Güney Geçiş Konseyi hiçbir devlet, din veya şahsiyet
ile düşmanlığı yoktur. “
Buna paralel olarak Siyonist Rejim İsrail elebaşısı Binyamin
Netanyahu’ya yakınlığı ile bilinen İsrail Hayom gazetesi ise son zamanlarda bu
rejimin Yemen Güney Geçiş Konseyi ile gizli ilişkilerinden söz edip “İsrail’in
Yemen’in Güneyindeki Yeni Gizli Dostu ” başlıklı yazısında Batı Asya
bölgesinde kapalı kapılar ardından Tel Aviv ile de temasları bulunan Ayderus
Kasım Abdülaziz El Zübeydi başkanlığında yeni bir hükümetin kurulduğunu iddia
etti.
Güney Geçiş Konseyi’nin bu yaklaşımı ise bu konseyin de
tıpkı destekçileri Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan gibi Siyonist
Rejim ile uzlaşmacı ve yakın siyasetler izleyeceğini gösteriyor. BAE ve Suudi Arabistan son yıllarda resmi bir
şekilde Siyonist Rejim İsrail ile ilişkilerini normalleştirmiş ve dolaylı bir
şekilde de bu işgalci rejimi resmen tanımıştır.
Burada önemli olan bir başka nokta da Yemen Güney Geçiş
Konseyi ve Siyonist Rejimin karşılıklı çıkarlarının bulunmasıdır. Bir yandan Yemen Güney Geçiş Konseyi Siyonist
Rejim İsrail’i tanıyarak Amerika ve Siyonist Lobisinin desteğini de arkasına
alıp istifa etmiş Mansur Hadi hükümetini devre dışı bırakarak Güneyde iktidarı
tek başına elinde bulundurmak istiyor.
Bir diğer yandan ise Siyonist Rejim İsrail’in Yemen’in
Güneyinde bağımsız bir ülkenin kurulması için onayını almak istiyor. Siyonist
Rejim İsrail ise Yemen’in parçalanmasını kendi çıkarları doğrultusunda görüyor.
Çünkü yeni kurulacak ülke İsrail’i de tanımasının yanı sıra İsrail için yeni
bir nüfuz alanı oluşturacaktır. Gerçekte
Siyonist Rejim İsrail Sudan ve Güney Sudan modelini Yemen’de de Güney Geçiş
Konseyi yardımı ile hayata geçirmek istiyor.
Yemen’in Güneyinde Geçiş Konseyinin iktidarı elinde bulundurmasının
Yemen’in içişlerine yeni dış müdahalelerin kapılarını da araladığını söylemek
mümkün. Bu çerçevede en çok da Amerika, Siyonist Rejim İsrail, BAE ve son
zamanlarda da Suudi Arabistan bu müdahaleci güçlerin başında yer almaktadır.
