Tesisleri’nde konuşan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “Türkiye başından
itibaren bir proje ortaya koymaktadır. O da şudur. Ulaşabildiğimiz her yerde
bize düşmanlık yapmayacak her yerle ya bölgesel ilişkilerimizi ya ticari
ilişkileri ya da bütün ilişkileri güçlendirmeye çalışmak. Buna Latin, Amerika,
Ortadoğu ve Balkanlar’da dahil” dedi.
‘Enerji aldığımız kaynakları çeşitlendiriyoruz’
Süleyman Soylu şöyle konuştu:
“Onu bir taraftan kesmeye çalışıyorlar. Diğer taraftan
özellikle nükleer santral kurmaya çalışıyoruz, onun için başka türlü engeller
ortaya koymaya çalışıyorlar. Yani enerjide dışa bağımlılığımızı mümkün olduğu
kadar azaltmaya, yerli kaynaklarımızı da mümkün olduğunca çoğaltmaya
çalışıyoruz. Aynı zamanda doğalgaz ve petrol de dahil olmak üzere enerji
aldığımız kaynakları da çeşitlendiriyoruz.
Bu enerji çeşitliliğini bugüne kadar çok bilen, bizlerle
konuşurken ‘biz yüzyıllık planlar yapıyoruz, büyük planlar yapıyoruz’ diyen
Avrupa, her meseleyi burnundan kıl aldırmayacak şekilde yönetmeyi kendisine bir
maharet olarak ortaya koyan ama akıllı bir şekilde bütün sorunlarını doğuya
yıkan Avrupa, ne pandemi meselesinde, ne de enerji meselesinde burnunun önünü
göremeyecek derecede bir stratejik eksikliğin içine düşmüştü.”
‘Erdoğan’ın ayağına tıpış tıpış geldiler’
Adını vermek istemediği bir ülkenin içişleri bakanının
“Amerika’dan yakınmasını” anlatan Bakan Soylu, şöyle devam etti:
“Bana içişleri bakanı kulağıma ‘arkaya geçebilir miyiz’
dedi. Geçtik, dedi ki ‘bu Amerika sosyal medya üzerinden bizi
istikrarsızlaştıracak. Ne olursunuz bize yardım edin’ dedi. ‘Adamlarınızı
gönderin, bizim ülkemizde kalsınlar.’ Yani elindeki bütün aparatlarla birlikte
Amerika ve Avrupa dünyada ne kadar ülke varsa bunu istikrarsızlaştırmaya
çalışan küreselleşmeyi de bize böyle yutturmaya çalışan bir anlayışı ortaya
koymaktadır. Biz de ne yaptık? Bakın biz bugün Libya’da varız. Orayla en iyi
ülkelerin yöneticileri bile siz orada ne düşünüyorsunuz diye soruyorlar. ‘Biz
varız’ diyor ve bizi Libya’daki kardeşlerimiz çağırdılar. Biz başka ülkelerdeki
gibi oraya demokrasi getirmeye gitmedik bizi güvenlik için çağırdılar.
Çünkü bize itimat ediyorlar ve güveniyorlar. Hiç endişe
etmeyin, Ukrayna ile Rusya arasında bunlar Türkiye’yi kesinlikle bir çözüm
merkezi olarak görmek istemezlerdi. Bugün görmelerinin yegane bir sebebi
vardır. Kendi milletlerinden ödleri patlıyor onun için. Bu gıda krizinin
başlarına bela olacağını bildikleri için Türkiye’nin ve Recep Tayyip Erdoğan’ın
ayağına tıpış tıpış geldiler. Bu çok nettir ve Türkiye de işin başından
itibaren ortaya koyduğu anlayışla birlikte, burada güvenilir bir politika
sergiledi.”
Süleyman Soylu, şunları kaydetti:
“Avrupa ve Amerika kendi ajanlarını Türkiye’ye sokuyor.
‘Bu Suriyeliler buradan gitsin’ diyor. Ya adamlar zaten kalmak istemiyorlar ki
gitsinler. Bir bölümü rejimin elinde. Bir bölümü DEAŞ’ın elinde, bir bölümü
PKK, PYD’nin elinde. Öbür tarafına Amerika gelmiş 12 tane de üs kurmuş.
Yunanistan’da üs kuruyor. Orada da üs kuruyor. Bir tezgah hazırlama içerisinde.
Bunları görmüyoruz zannediyorlar. Peki bu insanlar nereye gidecekler?
Cerablus’ta, El Bab’da, Resulayn’da, Tel Abyad’da yaklaşık 1
milyon kişinin yaşayabileceği uluslararası yardım kuruluşlarından bir proje
için hep beraber çalışıyoruz.”
