MHP liderinin açıklamaları şu şekilde:
85 milyon Türk vatandaşı aynı duyguda kenetlendi deprem
bölgesi için.
Başkaları gevezelik yapacak, biz yüksek gayeye ulaşmak için
çabalayacağız. Başkaları densizlikte rekor kıracak, biz ümitleri
canlandıracağız.
Cumhur İttifakı, hasar ve yıkımın altından kalkmaya
mahirdir.
Seçim gününe kadar depremde hayatını kaybedenleri
incitmeyeceğiz. Sorumlu ve hassas hareket edeceğiz.
Derin acılar yüreğimizi kaplamışken seçim müziği
kullanmayacağız.
Bir aydır her insanımızın kalbi deprem bölgesinde
atmaktadır. 85 milyon aynı duyguda kilitlenmiştir. Hiçbir mazlum insanımızı
darda ve zorlukta bırakmama hakimdir. Siyaseti kavga ve kutuplaşmaya çeviren
fırıldakların U dönüşlerine itibar etmeyeceğiz.
Bizim başkaları gibi devletle sorunumuz olmamıştır.
Bu vatan çaresiz değildir. Bu devlet sömürge bakiyesi
değildir.
Türk milleti 14 Mayıs’ta kesin hükmünü sandıkta gösterecek.
Cumhur İttifakı sadece bir seçim ittifakı değildir.
Depremi fırsat bilen ahlaksızlar, seçimleri sabote etmek
maksadıyla tedavüldedir. Bu mihrakların ensesindeyiz. Altılı Masa’nın iflah
olmaz krize yakalandığı bugünlerde, sokakları tahrik etmeye çabalayan dış
bağlantılı soysuzlar ateşle oynamaktadır. Tribünlerde seslendirilen ‘Hükümet
istifa’ sloganları Türkiye düşmanları tarafından sipariş edilen, tehlikeli
sosyal hadiselere kapı aralayacak karanlık bir planın ön hazırlığıdır.
Herkes aklını başına alsın. Türkiye’yi istismara kalkışanlar
karşısında MHP’yi bulacak.
Bursapor-Diyarbakırspor arasındaki maç esnasında tribündeki
yaşanalar sporun doğasına aykırı. Bize göre Amed diye bir yer yoktur. Amedspor
diye bir kulüpten de bahsedilemez. Bursapor taraftarını selamlıyorum ve milli
duruşlarından dolayı tebrik ediyorum. Ancak Bursa’daki terör yandaşlarının
tahriki, çıkan olayların Kürt kökenli kardeşlerimle bunun bağdaştırılması
rezalettir. Kürt kardeşlerim başka, bölücü teröristler bambaşkadır. Bursa nasıl
gözbebeğimizse, Diyarbakır da aynıdır.
TFF’nin aciz kaldığı, proaktif davranış sergilemediği konusu
ciddiye alınmalıdır.
Masayı önce devirip sonra oturmak ilkesizliktir. ‘Kazanamaz’
dediği cumhurbaşkanı adayının yanında hizalanmak ilkesizliğin daniskası değil
de nedir? Diğer yandan dayatmaya rıza gösterip masayı devirene sandalye sunmak
çürümüş bir siyaset değil mi? Belediye başkanlarının cumhurbaşkanı yardımcısı
olması yönünde baskıya boyun eğerek, bu şahıslara oy veren vatandaşlarımıza
suikast yapılmasına tamam demek, küçük bir siyaset çirkinliği değil midir? Makam
pazarlığı ile masaya oturan İP Başkanı söylediği ağır sözlerin altından nasıl
kalkacak?
Geçmişte demiştim, bir kere satan yine satar, satacaktır.
