Neden Birçok Suçlu ve Nefret Edilen Kişi Nobel Ödülü Kazandı ve Bu Ödül İçin Aday Gösterildi?

rasthaber
Rasthaber –   Son yıllarda Nobel Barış Ödülü bağımsız ülkelere karşı bir
propaganda aracı haline geldi ve son yıllarda bu ödülü kazananlar ve adaylar
listesinde bazı suçluların isimleri yer alıyor!

Nobel Ödülü, daha çok dinamiti icat etmesiyle tanınan
İsveçli kimyager Alfred Nobel’in vasiyetine dayanan ve fizik, kimya, fizyoloji
ve tıp, edebiyat, ekonomi ve barış alanlarında insanlara en çok hizmet etmiş
bilim adamlarına her yıl verilen ödüldür.

1901 yılında ilk Nobel ödülleri verildi. Norveç Nobel
Komitesi’nin her yıl Barış Ödülü’nü uluslar arasındaki dostluk için, en fazla
askeri çatışmaları iptal eden veya azaltan veya barış konferansları düzenleyen
ve teşvik eden ya da bu konuda en iyi işi yapan kişilere vermesi gerekiyordu.

Ancak Nobel Barış Ödülü adaylarından ve alıcılarından
bazılarının davranış ve performanslarına baktığımızda, olması gerekenin tam
tersinin gerçekleştiğini ve bu ödülün son yıllarda bağımsız ülkelere karşı bir
propaganda aracı haline geldiğini görüyoruz. Geçtiğimiz yıllarda bu ödülün
kazananları ve adayları listesinde bazı suçluların isimleri yer alıyor!

Nobel Barış Ödülü’nün Önceki Adayları ve Sahipleri
Kimlerdi?

Tarihin en yıkıcı dünya savaşını başlatan Adolf Hitler,
dünyadaki savaşın, terörün ve yaptırımların sebebi Donald Trump, İkinci Dünya
Savaşı’nda İngiltere Başbakanı olan Winston Churchill, Amerika’nın çeşitli
savaşlarının beyni olan Henry Kissinger, Filistinli sivilleri katledenlerin
faillerinden olan Şimon Peres, Filistin halkının katili Izak Rabin, yüzbinlerce
insanın ölümünden sorumlu olan George Bush, İran’a yaptırım uygulamaktan,
farklı ülkelerdeki sivilleri bombalamaktan ve onlara saldırmaktan sorumlu olan
Obama, Batı Asya ülkelerinde insanların öldürülmesinin faillerinden Netanyahu
farklı yıllarda Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterilen veya Nobel Barış Ödülü’nü
kazanan kişiler arasındaydı.

2023 Nobel Barış Ödülü, Bugünlerde İranlıların Nefret
Ettiği Şahsiyetlerden Birine Veriliyor!

Şirin İbadi, İranlıların bugünlerde nefret ettiği ve 2009
yılının aktivistlerinden biridir. İran’da 2009 yılında yaşanan isyanların
fitillenmesinde önemli rol oynayan bu İranlı isim, 2023’te Nobel Barış Ödülü’ne
layık görülen İranlı isimlerden biridir.

Şirin İbadi, 2009 yılındaki isyanların ardından İran’ı terk
etti ve birkaç yıldır insan hakları savunucusu haline geldi. Tabii yabancı
istihbarat servisleriyle işbirliği yaptığına dair haberler de yayınlandı. Kendisi,
İnkılap karşıtları arasında, aralarında Nesrin Sutude’nin de bulunduğu
meslektaşlarının uluslararası ödüllerini almak ve bunları kişisel harcamalar
için kullanmakla suçlanıyor.

İbadi’nin İran’ı terk etmesinin ardından Şirin İbadi’nin eşi
Cevad Tusliyan bir televizyon programında, İbadi’nin ilerleyişinin Eşref
Pehlevi’nin desteği sayesinde olduğunu, Nobel Barış Ödülü’nün Şirin’e
verilmesinin nedeni ise onun için İran İslam Cumhuriyeti’ne karşı bir nevi
dokunulmazlık yaratmak, diğer taraftan da siyasi faaliyetlerinin masraflarını
karşılamak olduğunu söyledi. İran İslam Cumhuriyeti’ne karşı daha fazla
çalışabilmesi için kendisine bir milyon dolara yakın ödeme yapılması
gerekiyordu.

Tusliyan aynı zamanda şunları söyledi: ‘Şirin İbadi, Yeşil
Hareket olarak bilinen 2009 seçimleri sonrasındaki protestoların
fitillenmesinde önemli bir rol oynadı. Seçimden tam iki gün sonra eşim geziye
çıktı ve bir daha ülkeye dönmedi. Daha sonra isyanların fitilini ateşleyen
kişinin kendisi olduğu ortaya çıktı! Ondan ayrılmak istediğimi buradan ilan ediyorum.’

Sıra Nergis Muhammedi’ye Geldi!

Daha önce de ifade edildiği gibi, Nobel Barış Ödülü bağımsız
ülkelere karşı bir propaganda aracı haline gelmiş ve bu politikanın devamı
olarak Norveç Nobel Barış Komitesi bu yıl ödülünü İran’ın güvenlik mahkumlarından
Nergis Muhammedi’ye vermiştir.

Nergis Muhammedi, defalarca kanunları çiğnemek ve suç teşkil
eden fiillerde bulunmak suçundan hüküm giymiş bir kişidir ve kendisine Nobel
Ödülü verilmesi birçok eleştiriyi beraberinde getirmiştir. Elbette birçok
İranlı için Nobel Barış Komitesi’nin böyle bir eylemi, bu komitenin hem kendi
politikaları hem de Batı ve İran düşmanlarının bu komite üzerindeki etkisi göz
önüne alındığında beklenmedik bir durum değildi.

Nergis Muhammedi, ülke güvenliğini bozmaya yönelik girişimleri
ve İran’da birçok insanın zulme uğramasına neden olan açıklama ve eylemleri
nedeniyle şu anda cezaevinde bulunmaktadır. Nergis Muhammedi, hapishanedeyken
asılsız iddialarda bulunarak devrim karşıtı medyanın dikkatini çekmeye
çalışmıştır.

Halkın Mücahitleri Terör Örgütü’nden İsrail’e Kadar İran
Düşmanlarından Nergis Muhammedi’ye Tebrik

Nobel Barış Ödülü’nün Nergis Muhammedi’ye verildiğinin
açıklanmasından kısa bir süre sonra, düşmanlığı ve suçları İran halkı için çok
açık olan ve İranlıların nefret ettiği bazı isimler, Nergis Muhammedi’ye ödülü
kazandığı için tebrik mesajları gönderdi.

Netanyahu hükümetinin İstihbarat Bakanı Gila Gamliel de bu
kişilerden biriydi ve Farsça olarak bir tebrik mesajı yayınlayarak şu
ifadelerde bulundu: ‘Bugün Nergis Muhammedi’nin Nobel Barış Ödülü’nü
kazandığını duyduğuma sevindim. Birlikte kazanacağız, kadın, yaşam,
özgürlük!”

Netanyahu hükümetinin İstihbarat Bakanı’nın ardından, Halkın
Mücahitleri Terör Örgütü lideri Meryem Recavi de bir mesaj yayınlayarak Nergis
Muhammedi’yi Nobel Barış Ödülü’nü kazandığı için tebrik etti!

Recavi mesajında, uluslararası toplumun İran’ın iç işlerine
müdahalesi çağrısında da bulundu!

Birçok kişi, Meryem Recavi ve Siyonist yetkililerin Nergis
Muhammedi’ye gönderdiği tebrik mesajlarının, bu mesajların doğası gereği siyasi
olduğuna ve bu ödülün perde arkasını daha da fazla ortaya çıkardığına inanıyor.

Nergis Muhammedi’nin Eşi: Nergis’in Anne Tarafından
Akrabalarının Çoğu Halkın Mücahitleri Terör Örgütü’nün Üyesiydi ve İdam Edildi

Halkın Mücahitleri Terör Örgütü liderinin mesajının
yayınlanmasıyla eş zamanlı olarak yayınlanan videoda, Nergis Muhammedi’nin eşi,
Nergis Muhammedi’nin anne tarafından akrabalarının çoğunun Halkın Mücahitleri
Terör Örgütü üyesi olduğunu itiraf etti ve şunları söyledi: ‘Nergis’in anne tarafından
akrabalarının çoğu Halkın Mücahitleri Terör Örgütü mensubuydu ve idam edildi.
Nergis’in teyze oğulları, halaoğulları….birçoğu idam edildi.’

İran İslam İnkılabının ilk yıllarında Halkın Mücahitleri
Terör Örgütü çetesi mensupları İran’da çocuklardan gençlere, masum erkek ve
kadınlara kadar binlerce insanı katletmiştir. Belgelere göre o yıllarda bu
ülkenin 17 bin insanı bu suç ve terör örgütünün mensupları tarafından
katledilmiştir.

Halkın Mücahitleri Terör Örgütü son 40 yılda İran’a karşı
birçok suç ve suikast işlemiş ve ihanette bulunmuştur. Bu örgüt uluslararası
sömürgeciliğe ve İslami emirlerin etkisi altındaki baskıcı kraliyet sistemine
karşı mücadele iddiasıyla kurulmuş olmasına rağmen, kuruluşundan bu yana
yapısında, örgütlenmesinde ve ideolojisinde sapmalara maruz kalmıştır ve işin
sonunda öyle bir noktaya gelmiştir ki bu örgütten yabancılara paralı asker
olmak dışında başka bir şey kalmamıştır.

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın