Türkiye Avrupa Birliği’nin Üyesi Olamayacak

rasthaber

RASTHABER- Avrupa konularında kıdemli araştırmacılardan Said Haluzade; “Mülteci anlaşması, Türkiye’nin Avrupa Birliği ile ilişkilerinin değişmesini ve kolaylaşmasını sağlamayacak, hatta bu ilişkileri tamamen sakat bırakacaktır” dedi.

Said Haluzade Tesnim Haber Ajansı’na verdiği röportajda Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne girmesi konusunun çok eski olduğuna değinerek şunları söyledi: “Bu konunun çok uzun bir geçmişi vardır. Bu konu Türkiye için çok önemlidir ve Avrupa Birliğine üyelik konusu Türkiye’nin son yirmi yıldır dış politikasındaki önceliği haline gelmiştir.”

Said Haluzade Türkiye’nin Avrupa Birliğine üyelik talebinin 20 yıl öncesine dayandığını belirterek şu ifadelerde bulundu: “Türkiye 1995 yılında fiili olarak Avrupa Birliğine üyelik talebinde bulundu. Avrupa Birliği gerçekleştirdiği birçok müzakerenin ardından sonunda 2005 yılında Türkiye’nin bu talebini kabul etti ve Türkiye, Avrupa Birliği’ne üyelik için aday bir ülke oldu.

2005 yılından şimdiye kadar üyelik ile ilgili bazı bölümler konuşulup tartışıldı. Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyeliği basit bir konu değil ve bu konu hakkında her zaman çeşitli tartışmalar olmuştur. Avrupa ülkelerinin çoğunun düşüncesi; Avrupa Birliğindeki birçok ülke Avrupa ve Hristiyan bloğu iken, Türkiye’nin Asya’ya ait Müslüman bir ülke olması sebebiyle, toplumsal, kültürel ve mezhebi konularda Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyeliğine ihtiyaç olmadığı yönündedir.”

Haluzade, Türkiye’nin, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun yüzüncü yıldönümü olan 2023 yılını Avrupa Birliği’ne girmek için öngördüğü tarih olarak kabul ettiğini belirterek şu hatırlatmada bulundu: “ Türkiye 2023 yılında Avrupa Birliği’ne girmeyi umuyor ama mevcut şartlar Türkiye’nin bu dönemde Avrupa Birliği’ne girebileceğini düşünmemize izin vermiyor. Hatta ben bugün Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyeliğinin her zamankinden daha uzak bir ihtimal olduğunu ve bu konuda hiçbir ümidin olmadığını söyleyebilirim.”

Said Haluzade Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyeliğinin önündeki asıl engelin ne olduğu hakkında sorulan soruya şöyle yanıt verdi:

 “ Bu konuda birçok engel bulunmaktadır. Tarihi zihniyetler bu engellerden biri olarak sayılabilir. Osmanlılar bir dönem kendilerini İslam dünyasının halifesi ve temsilcisi olarak görüyorlardı. O günlerde iki yüz yıllık süren haçlı savaşları yaşandı ve yedi dönem sürdü. Bugün Avrupalıların kafasında Türkiye’ye dair böyle bir zihniyet mevcuttur. Bu yüzden onlar Türkiye’yi kendi yanlarında görmek istememektedir. Bununla birlikte on altı ve on yedinci yüzyılda Osmanlı döneminde yaşanan ve Osmanlıların Viyana ve Budapeşte kapılarına kadar ilerledikleri savaşlar da diğer bir nedendir.”

Avrupa konuları uzmanı Türkiye ve Avrupa Birliği arasındaki insan hakları ve çeşitli sınır sorunlarına değinerek şunları söyledi: “Türkiye ve Yunanistan arasında sınır ve deniz konuları üzerindeki anlaşmazlıklar, Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğinin önündeki başka bir engel olarak sayılabilir. Türkiye’nin Kıbrıs ile sorunu da bu konudaki başka bir engeldir. Aynı zamanda insan hakları konuları da Türkiye’nin Avrupa Birliğine katılmasının önündeki engellerden biridir. Türkiye bu gün dünyada gazetecileri hapsetmekle suçlanmaktadır ve bu konuda kötü bir durumdadır. Türkiye’nin dağda yaşayan Türkler olarak gördükleri Kürtlere karşı bakış açısı, Avrupa Birliği tarafından kabul edilebilir bir bakış açısı değildir. Bu sebeplerin hepsi Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyeliğinin önündeki engellerdir.”

Haluzade, “ Türkiye’nin Avrupa Birliği ile mülteciler hakkında yaptığı anlaşmayı nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusu üzerine şunları söyledi: “ Türkiye ile Avrupa Birliği arasında mültecileri yönetebilmek için 15 Mart’ta bir anlaşma imzalandı. Bu anlaşma daha başından çok hassas ve kırılgandı ve her iki tarafta bu anlaşmada kendi menfaati peşindeydi. Bugün iki tarafın bu anlaşmaya karşı bakışı bir değildir ve bu konuda ortak bir menfaatleri bulunmamaktadır. Türkiye bu anlaşmayı vizelerin kaldırılması ve Avrupa Birliği’ne üyelik için yeni müzakerelerin yapılması gibi Avrupa Birliği ile arasındaki karşılıklı sorunları çözmek için kullanmak istiyordu ama bu anlaşmanın işleyiş süreci birçok sorun ve anlaşmazlıklarla karşı karşıyaydı. Hatta bazıları bu anlaşmanın fiili olarak uygulanamayacağını ve Türkiye’nin gerekli işbirliğini yapmadığını bile düşünüyordu. Onlar Türkiye ile yapılan bu anlaşmanın iptal edilmesi ve örnek olarak Yunanistan ile anlaşma yapılması gerektiğine inanıyorlardı.”

Said Haluzade yapılan son anlaşma ve mülteciler konusunun Türkiye ve Avrupa Birliği arasındaki ilişkilerde yeni bir sorun ve anlaşmazlık konusu olduğunu belirterek şu ifadelerde bulundu:

 “ Bu konu iki tarafın da birbirinin topuğuna mermi sıkması gibi bir konu haline gelebilir. Bu anlaşma, Türkiye ve Avrupa Birliği arasındaki ilişkilerin kolaylaşması ve değişmesinde olumlu bir rol oynamayacağı gibi, karşılıklı ilişkileri tamamen sakat bırakacak ve iki tarafın diğer ilişkilerini de zayıflatacaktır.”

Haluzade, sözlerinin devamında Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyeliğinin çok zayıf bir ihtimal olduğunu ve iki tarafın ilişkilerinin çok zor ve kritik olduğunu vurgulayarak şunları söyledi:

“ Kısa bir süre önce İngiltere Eski Başbakanı David Cameron’un 3000 yılında Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üye olabileceğini açıklamasına rağmen yine de yavaş yavaş Türklerin kendisinde de Avrupa Birliğine üyelikten vazgeçme ve Avrupalıların onları asla kabul etmeyeceği yönünde bir zihniyet doğmuştur ve bu konu her zamankinden daha fazla gündemdedir.

Avusturya Başbakanı da Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyeliği konusunun diplomatik bir yanılsama olduğunu ve Türkiye’nin hiçbir şekilde Avrupa Birliği’ne üye olabilecek durumda olmadığını açıkladı. Hatta bazı ülkeler Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliği konusunun iptal edilmesini ve müzakere sürecinin sonlandırılmasını istediler. Türkiye’nin gelecekte Avrupa Birliği’ne üye olma şansı yok gibi görünüyor.”

Said Haluzade, “Acaba Türkiye ile mülteciler konusundaki anlaşma iptal edildiği takdirde Yunanistan dışında başka bir alternatif var mı?” yönünde sorulan soruya şöyle cevap verdi:

“Bu konu iki taraf arasındaki sorunlardan biri sayılıyor ve bu anlaşmayı uygulama sürecinde de birçok sorunla karşı karşıya kaldır. Mülteci sorunu yaz aylarında daha az görünüyor ama bu konu kış aylarının gelişiyle birlikte Avrupa ülkeleri için bir kriz haline geliyor. Bu yüzden bu sorunun ortak yardım ve işbirliği ile çözülmesi, Avrupa Birliği ülkelerinin gündemindedir. Bu konu büyük bir sorun olması nedeniyle, bu konunun çözülmesine dair şu an çok ciddi ve olumlu gelişmeler öngörülmemektedir.”

 

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın