Bayrak Neden Kutsaldır..?

Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak eğer uğruna ölen varsa vatandır.  M.Akif Ersoy

Bayrak nedir?

Neyi temsil eder?

Bayrak dört taraflı bir dikdörtgen kumaş mıdır?

Yoksa üzerindeki renk ve şekillerden mi ibarettir?

Bayrağı kutsal yapan nedir?

Bir bayrağı kutsal yapan ihtiva ettiği temsil ettiği değerler midir yoksa rengi ve şekli midir?

Bayrak neden kutsaldır?

Adaleti temsil ettiği için mi?

Peki bugün herkes bu ülkede adalet var hukuk taraf tutmuyor ve her tarafa işleyerek hakları koruyor diyebiliyor mu?

Somut delil, akla mantığa dayalı ispat yasaya uygun karine yerini talimat, kanaat ve siyaset almışsa bu ülkede hukuk yoktur!

Ast mahkeme üst mahkemenin kararını bozabiliyorsa bu ülkede hukuk yoktur!
Ülkenin en büyük mülki amiri Anayasa Mahkemesi kararını tanımam diyorsa bu ülkede hukuk yoktur!
Bu ülkenin yüzlerce insanını katletmiş, askerini subayını öldürmüş, meydanlarında bomba patlatarak katliam yapmış yolunu köprüsünü kamu binasını tahrip etmiş eli kanlı katilleri terör listesinden çıkartılıp hiçbir cezai müeyyideye maruz bırakılmadan af ediliyor ve şehitlerin aileleri ile bir görülüyorsa bu ülkede adalet yoktur.
Ülkenin en büyük şehirlerinin belediye başkanları trilyonluk yolsuzluk yapmalarına rağmen yargılanmıyorsa o ülkede adalet yoktur. Bir ülkede darbe girişimi oluyor ise ve o ülkenin İktidar partisinin vekil ve idari üyelerinin darbe yapanlar ile çok sıkı ilişkileri ve işbirlikleri varken bir tanesi bile yargılanmıyorsa o ülkede adalet yoktur.

Bayrak neden kutsaldır?

Demokrasiyi temsil ettiği için mi?

Seçimde parti ve adayların liyakatine, icraatına, dürüstlüklerine, adaletlerine ve halkın refah ve mutluluğunu isteyen değil de dini düşüncesi, siyasi görüşü serveti ve grift ilişkileri gözetiliyorsa ve bu adaylar ülkenin menfaatine değil  öncelikle kendi ceplerinin dolmasına, yandaş ve akrabalarının menfaatine çalıştığı, halkın gerçekler ile değil duygu istismarı, din sömürüsü, dağıtılan ulufe ve küçük çıkarlar ile yetmeyince, beka, terör, ekonomik kriz gibi korku unsurları ile  sandıkta manipüle edildiği, seçim sonuçlarının çok oy alan değil çok güçlü olan lehine istendiği gibi değiştirildiği, seçimle gelse bile iktidarın zorbalığı ile makamların ele geçirilip yerine iktidar memuru kayyumların atandığı yani demokrasinin tüm kural ve kaidelerinin ihlal edildiği bir demokrasiyi mi temsil ediyor?

Bayrak neden kutsaldır?

Bağımsızlığı temsil ettiği için mi?

Ülke liderlerinin emperyalist ABD ve Siyonist İsrail’in BOP (Büyük Ortadoğu Projesi) ’nin EŞ BAŞKANI olduklarını öğünerek söyledikleri ve bu doğrultuda ülke menfaatinin aleyhine işler yaptıkları bir ülke mi bağımsızdır?
Ortadoğu halklarının topraklarının işgal edildiği, yer altı ve yerüstü zenginliklerinin çalındığı, devletlerinin ve kurumsal yapılarının parçalanarak yok edildiği halklarının öldürüldüğü küresel işgal projelerine asker olan bir iktidarın temsil ettiği ülke bağımsız mıdır?
Halkının en kutsal hassasiyeti olan ve tarihi geçmişinin ve ecdadının bu uğurda canlarını feda ettiği KUDÜS ve FİLİSTİN’ deki işgal ve katliama emperyaliste efendileri izin vermedikleri için müdahale edemeyen, asker gönderemeyen bırakın asker göndermeyi diplomatik ilişkileri ve ticareti kesemeyen, bunun aksine silah aksamı ve mazlum hakları bombalayan uçakların evlerini yıkan buldozer ve tankların yakıtlarını gönderen ve Siyonist İsrail’den ve onun hamilerinden ölümüne korkan bir iktidarın ülkeyi getirdiği nokta bağımsızlık mıdır?

“Emir komuta zincirimdekiler bana PAPAZ ELBİSESİ giy deseler giyerim” diyen bir liderin olduğu, Anti-Defamation League – ADL tarafından verilen “Umursama Cesaret Ödülü”, Holokost (Yahudi Soykırımı) sırasında Yahudiler’in kurtarıcılarını onurlandırmak için verilen bir ödülü alan devlet erkanının olduğu bir ülke mi bağımsızdır?

“Bagımsızlık benim karakterimdir” sözünü ilke eden ve dünya emperyalizmini ÇANAKKALE’de ve ANADOLU’da dize getirip denize döken ATATÜRK ve Kurtuluş Savaşı kahramanlarının DÜNYA HEGOMONYAsına meydan okuyan bir siyasi çizgiden ABD ve NATO’nun taşeronu olmuş Milli ve Uluslararası çıkarlarını SİYONİZMİN hedeflerine tevdi etmiş bir iktidar siyaseti mi bağımsızdır?

Yoksa Cumhuriyet döneminde kurulan ve Milli kalkınmanın temelini oluşturan binlerce fabrika, kurum ve kamu kuruluşunu yok bedele yabancı sermayeye satan ve ülke piyasalarını Siyonist sermayeye sonuna kadar açan bir iktidar mı bağımsız mıdır?

Son yirmi beş yılı yerli üretim, yerli sektörlerin kalkındırılmasına, imalatın, teknolojinin teşvik edilmesine değil de sadece İTHALATA dayandırılarak gıda, tarım, ilaç, teknoloji, sanayi, savunma bilişim, tedarik, hammadde gibi birçok üründe DIŞARIYA bağımlı hale getirilmiş bir EKONOMİ mi bağımsızdır.

Bayrak neden kutsaldır?
Manevi ve Milli değerleri temsil ettiği için mi?

Yirmi beş yıldır iktidarda olan AKP rejimi sürekli istismar ettiği manevi ve milli değerlerin tamamen yeni nesil tarafından terk edilmesine sebebiyet veren tek etken yapıdır.
Siz kalkıp da çocuklarınıza dini değerlerden, kutsaldan, günahtan, hak ve hukuka riayet etmenin üstünlüğünden,  dürüst olup yalan söylememekten bahsettiğiniz zaman,  adeta bir filim şeridi gibi sürekli maruz kalıp izledikleri siyaset sahnesinde tüm bu söylediklerinizin aksini görüp sizin değer verdiğiniz kutsallardan hızla uzaklaştıklarını ve büyük oranda terk ettiklerine şahit olmadınız mı?

Bunları ben söylemiyorum sosyoloji ve toplum uzmanları gazeteciler, eğitimciler, ilim erbapları ve hatta siyasetçiler itiraf edip sürekli anlatıyorlar.
Bu gün yolsuzluğu, hırsızlığı, adam kayırmayı, torpili ve akrabalara çıkar sağlamayı makamın olmazsa olmaz şartı gören bir iktidar anlayışı maalesef AKP rejiminin en büyük getirisidir. Bunun için fıkhi altyapılarını dahi oluşturmadılar mı? Bir meşhur saray mollası çıkıp “Yolsuzluk hırsızlık değildir” diye fetva vermedi mi?

Bir diğeri Nahl  90. Ayetinde geçen;

“Şüphesiz ki Allah adâlet ile davranmayı, iyilik yapmayı ve akrabayı görüp gözetmeyi emreder. Her türlü hayâsızlığı, kötülüğü ve azgınlığı yasaklar. Düşünüp ders almanız için size böyle öğüt verir.”

akrabayı görüp gözetmeyi emreder” ifadesini yakın akrabaları kamu kuruluşlarında, bakanlıklarda iş ayarlamak, vakıflardan huzur hakkı dağıtmak, ihaleleri akrabalara aktarmak ve her türlü devlet işlerinde menfaat sağlamak ve rant aktarmak olarak yorumlamadı mı?

Mesela bayrak denince en çok Şehitler hatırlanır ve birinci derecede bayrağın temsil ettiği manevi değerimiz şehitlerimizin kutsal kanlarıdır değil mi? Peki bu gün o kutsal bildiğimiz şehitlerin kanlarını akıtan katilleri AFFEDEREK ellerini sıkan ve onlara çeşitli makam ve imkanlar sağlayan bu AKP REJİMİ değil mi? Şimdi bu bayrak bu rejimi mi temsil etmiyor mu?

Yoksa şunu mu demek istiyorsunuz Türk Bayrağı Vatan için canını veren o şehitlerin virane yıkık evlerini kamufle etmek için mi VAR dır?

Bayrağa yapılan saldırılar öyle eline Bayrağı alıp meydanlara hücum etmek ile olmuyor. Bayrağa sahip çıkmak tüm KUTSALLARI ile o bayrağın temsil ettiği DEĞERLERİ korumak ve sahip çıkmakla olur.

Bu gün AKP rejimi 25 yıldır İstismar ederek iğdiş ettiği DİNİ değerlerin yanında katkı olsun diye MİLLİ değerleri de sık sık çeşitli bahaneler ile meydanlara sürüyor. Bu güne kadar istismar ettiği DİN artık yozlaştı ve manipülasyon değeri azaldı. Bu güne kadar istismar ettikleri PKK terörü korkusu emperyalist projeler gereği bambaşka bir mecraya sürüklenmek zorunda kaldığı için AKP rejiminin ister istemez elinden çıktı. PYD, ESAD, SURİYE sebebiyle istismar ettikleri BEKA hikayesi ise ABD ve İsrail’in Suriye planları ve o planlarda Türkiye’ye bırakmadıkları pay sebebiyle önemini yitirdi.
Şimdi ellerinde tarihi misyonu ile halkın yukarda saydığımız aslında içi boşaltılmış ve ellerinden alınmış ama farkında olmadıkları tüm kutsallar nedeniyle YÜCE bildikleri BAYRAK kaldı. AKP rejimi ellerinde kalan bu son KOZU fütursuzca iğdiş etmek dejenere, etmek yozlaştırmak pahasına fosur fosur sömürüyor.

Bu nazarda bu gün ülkeyi getirdiği durum neticesinde bağımsızlığın, adaletin, kutsalların refah ve mutluluğun yitirildiği zülüm ve haksızlıkların tavan yaptığı bu baskı döneminde,  bir başka densizin yaptığı hareketi bahane edip bayrakları alıp meydana fırlayarak VATANSEVERLİK EDEBİYATI yapmak ve böylelikle tüm REZİLLİKLERİNİ örtmeye çalışmak 2007 yılında Neo-Kemalistlerin Cumhuriyet Mitingleri gibi fanatik ve ideolojik bir karşı duruşun tekrarı olan Neo-Faşist bir perdeleme provokasyon hareketinden başkaca bir şey değildir.  Hiç kimse kusura bakmasın.!

FATİH  BİLGİN

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın