İran-Rusya Ortak Odası Yönetim Kurulu Üyesi, ticari maliyetleri düşürmek amacıyla riyal ile rublenin doğrudan dönüştürüldüğü piyasanın geliştirilmesinin, İran, Rusya, Çin ve Avrasya arasında bir mali döngü ile bölgesel koalisyon oluşturulmasının zaruretini vurguladı.
Ticari işlemlerde dolarizasyonun ve hegemonik para birimlerinin ortadan kaldırılması, birkaç yıldır aralarında İran ve Rusya’nın da bulunduğu yaptırım altındaki ülkelerin temel stratejilerinden biri haline gelmiştir. Şimdilerde ise sadece ikili yaklaşımın ötesine geçen bu politika yeni boyutlar kazanmakta ve “ruble”nin bölgesel bir para birimine dönüştürülmesi konuşulmaktadır.
Moskova’nın Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) ve Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ülkeleriyle olan ticari ilişkilerinin kapsamı göz önüne alındığında ruble, çok taraflı takas aracı olarak rol oynamak açısından yüksek bir potansiyele sahiptir. Bu potansiyel sadece Tahran ve Moskova arasındaki alışverişlerle sınırlı kalmayıp Kazakistan, Belarus ve Kırgızistan’ı kapsayan daha geniş bir alanı içine alabilir ve hatta Çin’deki yuan piyasasıyla bağlanarak yeni mali döngüler yaratabilir.
Bununla birlikte, bu yaklaşımın gerçek başarısı; basit takas para biriminin değiştirilmesinin ötesine geçmeye, riyal ile rublenin doğrudan dönüştürüldüğü piyasanın geliştirilmesine, bankacılık işlem maliyetlerinin düşürülmesine ve döviz taahhütlerinin tasfiyesinin kolaylaştırılmasına bağlıdır; öyle ki ekonomik aktörler ihracattan elde ettikleri gelirleri mal, teçhizat ve hammadde ithalatı döngüsünde kolaylıkla kullanabilsinler.
Farsnews sitesinin İran-Rusya Ortak Odası Enerji ve Sanayi Komisyonu Başkanı Seyyid Rıza Refii ile bölgesel bir para birimi oluşturulmasının zarureti hakkında yapılan ayrıntılı röportajı şu şekilde;
Fars: İran ve Rusya, yaptırım altındaki iki ülke olarak ticari ve ekonomik ilişkilerinde doları ticari işlemlerden çıkarmayı vurgulamaktadırlar. İki ülke bu konuda ne ölçüde başarılı olmuştur? Bu konu, İran, Rusya ve ekonomik birlik üyesi ülkeler arasındaki ticari işlemlerin ruble bazında kurulabileceği, başka bir deyişle ticari işlemlerin dolarizasyondan arındırılabileceği şekilde Avrasya ülkelerine de teşmil edilebilir mi?
Refii: Dolarizasyon; ticaret maliyetlerini düşürmenin yanı sıra, İran’ın döviz gelirlerinin Rusya, Avrasya ve Bağımsız Devletler Topluluğu pazarlarında kullanılabilmesini sağladığı zaman başarılıdır.
İran ve Rusya’nın dolara olan bağımlılığı azaltmaya yönelik hamlesi, son yıllarda iki ülke ekonomik ilişkilerindeki olumlu gelişmelerden biridir. Bununla birlikte, bu konuya sadece ikili bir bakış açısıyla yaklaşmaktan vazgeçmemiz ve rublenin bölgesel kullanım kapasitesini de dikkate almamız gerektiğine inanıyorum.
Ruble, riyalin aksine, ihraç eden ülkenin yanı sıra Avrasya Ekonomik Birliği ve Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ülkelerinin ticari alışverişlerinin bir kısmında da kullanılmaktadır. Tabii ki ruble, genel ekonomik anlamda dünya çapında geçerli bir para birimi olarak kabul edilmemektedir, ancak bölgesel bir ticaret para birimi rolünü üstlenmek adına dikkate değer bir potansiyele sahiptir.
Rusya, Orta Asya ve Avrasya ülkelerinin en önemli ticaret ortaklarından biridir ve bu durum, rublenin bu ülkelerin ticari ilişkilerinin bir kısmında etkili bir rol oynamasını sağlamıştır. Dolayısıyla rubleyi sadece İran ve Rusya ticaretini takas etme para birimi olarak değerlendirmemeliyiz, aksine onun kapasitesinden İran’ın bölgedeki daha geniş bir ülke yelpazesiyle ticaretini geliştirmek için yararlanabiliriz.
Ruble, İran’ın Çok Taraflı Ticaretinde Rol Oynayabilir
İranlı ekonomik aktörler için önemli konulardan biri, ihracat gelirlerinin yeniden kullanılabilmesi imkanıdır. Eğer İranlı ihracatçı Rusya’ya yaptığı ihracat karşılığında ruble alırsa, bu kaynakları Rusya’dan ve rubleyi kabul eden diğer pazarlardan mal, hammadde, teçhizat ve hizmet satın almak için kullanabilmelidir.
Bu konu özellikle Kazakistan, Belarus, Kırgızistan ve bölgedeki diğer bazı ülkelerle olan ticari ilişkilerde önem taşımaktadır. Elbette bu ülkelerde ruble kullanımı, tüm işlemlerde genel olarak kabul gördüğü anlamına gelmez; tarafların anlaşmasına, döviz düzenlemelerine ve bankacılık altyapılarına bağlıdır.
Rusya’ya yapılan ihracattan elde edilen rubleyi bölgesel bir ticaret döngüsünde kullanabilirsek, pratikte ikili takas mekanizmasından çok taraflı bir finansal ağa doğru hareket etmiş oluruz.
Fars: Rusya ve Çin son yıllarda kendi ulusal para birimlerinin kullanımını alışverişlerinde geliştirmişlerdir. Bu konu, çok taraflı takas mekanizmaları tasarlamak için fırsatlar yaratabilir mi?
İran, Rusya ve Çin Ticaretinde Ruble ve Yuan İş Birliği Kapasitesi
Belirttiğiniz gibi dikkate alınması gereken bir diğer konu, İran, Rusya ve Çin’in üçlü ticaretinde ruble ve yuan piyasası kapasitesinden yararlanma imkanıdır.
Rusya ve Çin son yıllarda ulusal para birimlerinin alışverişlerindeki kullanımını geliştirmiştir. Bu husus, çok taraflı takas mekanizmaları tasarlamak için fırsatlar sağlayabilir.
Örneğin, İranlı bir ihracatçının elinde ruble kaynakları bulunuyorsa; bankacılık altyapısının sağlanması ve uygun kurla dönüştürülme imkanının olması durumunda, bu kaynaklar Çin’den mal tedarik etmek için de kullanılabilir. Elbette bu durum, rublenin Çin pazarında genel kabul gördüğü anlamına gelmez; aksine rublenin yuana dönüştürülebilmesine ve yetkili bankacılık güzergahları üzerinden takasın gerçekleştirilmesine bağlıdır.
Bu kapasite özellikle makinelerin, endüstriyel teçhizatın, hammaddelerin ve hatta temel malların tedariki için incelenebilir.
Fars: Dolarizasyon ticaret maliyetini düşürebilir mi?
İran-Rusya Ortak Odası Yönetim Kurulu Üyesi: Dolarizasyon konusundaki en önemli noktalardan biri, sadece takas para birimini değiştirmekle yetinmememiz gerektiğidir. Özel sektör için önemli olan; para transfer maliyetinin düşürülmesi, uygun dönüşüm kuruna erişim ve döviz kaynaklarını yeniden kullanabilme imkanıdır.
Eğer bir tüccar malını Rusya’ya ihraç eder ve ruble alır, ancak bu kaynakları dönüştürmek veya kullanmak için ağır masraflar ödemek zorunda kalırsa, dolarizasyonun avantajının bir kısmı ortadan kalkacaktır.
Bu nedenle riyal ile rublenin doğrudan dönüştürüldüğü piyasanın geliştirilmesi, döviz taahhütlerinin tasfiyesinin kolaylaştırılması ve ihracat gelirlerinin ithalat için kullanılabilmesi imkanının sağlanması, iki ülkenin bankacılık iş birliğinde öncelik taşımalıdır.
Fars: İran ve Rusya’nın bankacılık ilişkileri hangi durumdadır?
Refii: Ödeme altyapılarının birbirine bağlanması, banka ağlarının iş birliği ve ulusal para birimlerinin kullanımının geliştirilmesi olumlu adımlar olmuştur, ancak ticaretin ihtiyaçları para transferi ve perakende ödeme hizmetlerinin ötesindedir.
Ruble; Dolarizasyonun ve İran’ın Bölgesel Ticaret Gelişiminin Yeni Anahtarı
Ticari işlemlerde dolarizasyonun ve hegemonik para birimlerinin ortadan kaldırılması, birkaç yıldır aralarında İran ve Rusya’nın da bulunduğu yaptırım altındaki ülkelerin temel stratejilerinden biri haline gelmiştir; şimdilerde ise sadece ikili yaklaşımın ötesine geçen bu politika yeni boyutlar kazanmakta ve “ruble”nin bölgesel bir para birimine dönüştürülmesi yönündeki spekülasyonları güçlendirmektedir.
Moskova’nın Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) ve Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ülkeleriyle olan ticari ilişkilerinin kapsamı göz önüne alındığında ruble, çok taraflı takas aracı olarak rol oynamak açısından yüksek bir potansiyele sahiptir. Bu potansiyel sadece Tahran ve Moskova arasındaki alışverişlerle sınırlı kalmayıp Kazakistan, Belarus ve Kırgızistan’ı kapsayan daha geniş bir alanı içine alabilir ve hatta Çin’deki yuan piyasasıyla bağlanarak yeni mali döngüler yaratabilir. Bununla birlikte, bu yaklaşımın gerçek başarısı; basit takas para biriminin değiştirilmesinin ötesine geçmeye, riyal ile rublenin doğrudan dönüştürüldüğü piyasanın geliştirilmesine, bankacılık işlem maliyetlerinin düşürülmesine ve döviz taahhütlerinin tasfiyesinin kolaylaştırılmasına bağlıdır; öyle ki ekonomik aktörler ihracattan elde ettikleri gelirleri mal, teçhizat ve hammadde ithalatı döngüsünde kolaylıkla kullanabilsinler.
not: bu röportaj farsnews.ir sitesinden alınarak tercüme edilmiştir
