Siyonist İsrail Eski Başbakanı ve Ana Muhalefet Lideri Yair Lapid şu ifadelerde bulundu:
“Hamursuz Bayramı (Pesah) arifesinde İsrail vatandaşlarını uyarmak istiyorum. Başka bir güvenlik felaketiyle karşı karşıyayız.
13 yıldır güvenlik kabinelerinde ve İsrail Devleti’nin en hassas güvenlik forumlarında yer alıyorum. Başbakan, Dışişleri Bakanı, Maliye Bakanı, Dışişleri ve Savunma Komisyonu üyesi olarak görev yaptım.
Bu 13 yıl boyunca, dün gece Genelkurmay Başkanı’nın kabineyi uyardığı kadar şiddetli bir uyarı hatırlamıyorum. Dün onu dinleyen kimse “Bilmiyordum” diyemez.
“10 kırmızı bayrak kaldırıyorum,” dedi Genelkurmay Başkanı, “İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) çökmek üzere.”
Bu uyarı, benim ve diğer yetkililerin ordunun durumu hakkında bildiklerimizle örtüşüyor. Pilotlarımız, savaşçılarımız, bugünlerde İsrail Devleti tarihinde şanlı sayfalar yazıyorlar. Bu, inanılmaz bir iş çıkaran aslanlar neslidir; ancak ordu sınırlarının ötesine kadar gerilmiş durumda. Hükümet, orduyu sahada yaralı bir halde bırakıyor.
“Savaş sırasında tehlikelerden bahsetmek yasaktır çünkü bu bizi zayıflatır” diyen herkes, muhtemelen 7 Ekim’de öğrendiklerimizi unutmuş demektir. Güvenlik sisteminin görevi, felaket gerçekleştikten sonra değil, gerçekleşmeden önce uyarmaktır.
Genelkurmay Başkanı dün kabineye, artık yedek asker toplamanın bir yolu kalmadığını bildirdi. Altıncı ve yedinci kez göreve çağrılan yedek askerler var. Bu yedek askerler yıpranmış ve tükenmiş durumdalar, artık güvenlik hedeflerimize yanıt verebilecek durumda değiller.
Genelkurmay Başkanı dün kabineye, muvazzaf kuvvetlerin tam bir çöküş içinde olduğunu bildirdi. Ordunun görevleri için yeterli askeri yok.
Hükümetin Ultra-Ortodoks (Haredi) kesimin askerden kaçmasını teşvik etmeye devam etmesi, bir güvenlik tehlikesi ve ordunun yetkinliğine vurulmuş ağır bir darbedir.
Genelkurmay Başkanı dün kabineye, Yahudi terörü nedeniyle Yahudiye ve Samiriye’ye (Batı Şeria) giderek daha fazla kuvvet kaydırmak zorunda kaldığını bildirdi.
Genelkurmay Başkanı kabineye bir dizi tehdidi ayrıntılarıyla anlattı; bunların çoğunu kamera önünde açıklamak mümkün değil, ancak sonuç şu: Hükümet, orduyu stratejisiz, imkansız ve çok az askerle çok cepheli bir savaşa gönderiyor.
Hükümet bu kez “Bilmiyordum” diyemeyecek. Bu, bizzat kendilerinin atadığı Genelkurmay Başkanıdır ve onu siyasi bir renge boyayıp suçu üzerine yıkamazlar.
Dün geceden itibaren Başbakan Netanyahu “Sorumlu değilim” diyemez.
Uyarı Genelkurmay Başkanı tarafından yapıldı ancak güvenlik sisteminde bunun arkasında durmayan tek bir merci bile yok.
Hükümet korkaklığı bırakmalı, askerden kaçan Haredilere verilen tüm bütçeleri derhal kesmeli, firarilerin üzerine askeri inzibatı göndermeli ve Haredileri tereddüt etmeden askere almalıdır.
Hükümet, Yahudi terörüyle her türlü araçla mücadele etmelidir. Yahudi teröristleri açıkça destekleyen Ben Gvir’in elinden yetkileri almalı ve tüm kolluk gücü kapasitesini devreye sokmalıdır.
Buradan İsrail hükümetine şunu söylemek istiyorum: Uyarı yapıldı. Bu sizin sorumluluğunuzda, ellerinizde.
Küçük siyasi hesaplar uğruna, savaş zamanında İsrail’in güvenliğini ihmal etmeye devam edemezsiniz.”
