İran’dan ABD’ye Sert Mesaj

İran Devrim Lideri’nin askeri danışmanı ve Düzenin Yararını Teşhis Konseyi üyesi Muhsin Rızai, Hürmüz Boğazı’nın İran için önemli bir caydırıcılık unsuru olduğunu belirterek, “Karşı taraf ya güçlü bir tokatla kendine gelecek ya da İran’ın şartlarını akılcı biçimde kabul edecektir” dedi.

ABD’nin müzakere süreçlerinde üç kez taahhütlerini ihlal ettiğini öne süren Rızai, ilk ihanetin 12 günlük savaş sırasında, ikincisinin Ramazan Savaşı’nda, üçüncüsünün ise ateşkes süresinin sona ermesine bir gün kala alınan kuşatma kararıyla gerçekleştiğini savundu.

Son dönemde ABD’nin gerçekleştirdiği saldırılara da değinen Rızai, ABD Başkanı Donald Trump‘ın tehlikeli bir oyun oynadığını ileri sürdü. İran’ın vereceği sert karşılığın Washington’u daha rasyonel davranmaya zorlayacağını ifade etti.

Müzakerelerde ciddi bir güven bunalımı oluştuğunu belirten İranlı yetkili, ABD’nin Hürmüz Boğazı’nın açılması karşılığında kuşatmayı kaldıracağını söylediğini, ancak boğazın hâlihazırda ticarete açık olmasına rağmen bu yönde bir adım atılmadığını dile getirdi.

Rızai ayrıca, dondurulmuş İran varlıklarından en az 24 milyar doların serbest bırakılmasının güven tesis edilmesi açısından gerekli olduğunu söyledi.

Trump’ın “dalgalı söylem” stratejisini psikolojik savaş yöntemi olarak nitelendiren Rızai, ABD Başkanı’nın bir yandan Amerikan ekonomisini rahatlatmaya çalışırken diğer yandan İran’a yönelik tehdit dilini sürdürdüğünü, ancak bu iki hedef arasındaki çelişkinin söz konusu stratejinin etkisini azalttığını savundu.

Lübnan konusuna da değinen Rızai, Hizbullah‘ın İran’ın müttefiki olduğunu ve Tahran’ın desteğinin süreceğini söyledi. İsrail’in Beyrut ve Dahiye’ye yönelik tehditleri sırasında İran füzelerinin kuzey İsrail’deki hedeflere karşı hazır durumda olduğunu belirten Rızai, Lübnan’ın herhangi bir ateşkes ya da anlaşmanın ayrılmaz bir parçası olacağını vurguladı.

Fars Körfezi’ne kıyısı bulunan bazı ülkelerin politikalarını da eleştiren Rızai, Kuveyt, Bahreyn ve BAE’nin hâlâ eski güç dengelerine göre hareket ettiğini öne sürdü. Buna karşılık, Suudi Arabistan ve Katar’ın daha temkinli ve akılcı bir politika izlediğini ifade etti.

Savaşın sona ermesine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Rızai, İran’ın önümüzdeki 50 yıl boyunca yeni savaş tehditlerine karşı güvence altına alınması gerektiğini söyledi.

Bölgede yeni bir güvenlik mimarisi kurulması çağrısında bulunan Rızai, İran, Türkiye, Mısır, Pakistan, Suudi Arabistan ve diğer bölge ülkelerinin yer alacağı bir iş birliği yapısının dünyanın dördüncü büyük gücü haline gelebileceğini savundu.

Rızai son olarak, İran halkının ABD’nin “süper güç” imajını sarstığını öne sürerek, gelecekte tarihçilerin Washington’un Fars Körfezi bölgesindeki gerileyişinin İran halkı tarafından başlatıldığını yazacağını iddia etti.

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın