Trump Neden Ensarullah’la Çatışmaya Girmekten Kaçınıyor?

ABD Başkanı Donald Trump, Suudi Arabistan’ın Yemen’deki Ensarullah’a karşı daha fazla destek verilmesi yönündeki baskısına rağmen, şimdiye kadar bu grupla ateşkesi bozmayı reddetti.

Politico dergisi yayımladığı bir analizde, ABD Başkanı Donald Trump’ın bu yıl İran’a karşı savaş başlatmak, Venezuela Devlet Başkanı’nı kaçırmak ve Küba’ya enerji ablukası uygulamak gibi adımlarla siyasi risk alma konusunda oldukça istekli davrandığını yazdı. Ancak hayati bir deniz geçişini tehdit eden Yemen merkezli Ensarullah hareketiyle karşı karşıya geldiğinde Trump’ın dikkat çekici biçimde temkinli hareket ettiği belirtildi.

Trump, Yemen’de Ensarullah’la ateşkesi sona erdirmek istemiyor

Trump, ABD’nin müttefiki Suudi Arabistan’a yönelik yeni Ensarullah saldırılarına rağmen, şimdiye kadar ABD hava saldırılarıyla bu çatışmaya doğrudan müdahil olmaktan kaçındı. Washington’ın geçen yıl Ensarullah’la haftalar süren çatışmaların ardından sağladığı ateşkesi sona erdirmek istemediğini de açıkça ortaya koydu.

Trump, Ensarullah’ın ABD gemilerine ateş açmayacağına dair söz verdiğini vurgulayarak geçen ay, “Husiler bizimle iletişime geçti ve bizimle savaşmak istemiyorlar.” demişti.

Bu temkinli tutum, Trump’ın savaş cephesinde bazı ağır dersler çıkardığına işaret ediyor olabilir. Ensarullah da mevcut durumun devam etmesine itiraz etmiyor. Ensarullah’a mensup bir yetkili, yaptığı açıklamalarda ABD ile ateşkesin sürdüğünü vurgulayarak, “Amerika’nın Yemen’e yeniden müdahil olması için herhangi bir neden olduğunu düşünmüyoruz.” dedi.

Trump şu anda yeni bir sorun istemiyor

Trump’ın önünde başka sorunlar da bulunuyor. Bunlardan biri, Tahran’a yönelik bombardımanların yeniden başlatılıp başlatılmayacağına ilişkin karar.

ABD’nin Yemen Özel Temsilciliği görevinde bulunmuş Tim Lenderking, “İran’la savaş çözülmüş değil. Dolayısıyla onun yeni bir cephe açmaya neden hevesli olmadığını anlayabiliyorum.” ifadelerini kullandı.

Politico, İran savaşı ile Suudi Arabistan-Ensarullah çatışması arasında bağlantılar bulunduğunu belirtiyor. İran, Ensarullah’ı destekliyor ve gruba silah sağlıyor. Her iki taraf da Şii İslam anlayışına mensup ve ABD ile İsrail’e karşı çıkıyor. Ayrıca stratejik deniz geçişlerinin kontrolünü hedefliyorlar: İran Hürmüz Boğazı’nda, Ensarullah ise Babülmendep Boğazı’nda etkili.

Bununla birlikte ABD’li ve yabancı yetkililer, Ensarullah’ın Tahran için bir vekil güçten ziyade bir ortak olduğunu ve kendi tarihine ve gündemine sahip bulunduğunu vurguluyor.

İran savaşı ABD’nin mühimmat stoklarını etkiledi

ABD’nin geçen yıl Ensarullah’a karşı yürüttüğü hava harekâtının sınırlı bir etkisi oldu. İran’la savaşın da etkisiyle ortaya çıkan ABD mühimmatındaki azalma, yeni bir çatışmaya girme ihtimalinde dikkate alınması gereken unsurlardan biri olarak değerlendiriliyor.

ABD’li bir yetkiliye göre Dışişleri Bakanı Marco Rubio, analistlerin Ensarullah’la yeniden çatışmaya girmenin oluşturabileceği risklere ilişkin uyarılarını özellikle dikkate alıyor.

Ensarullah güçlü bir askeri yapıya dönüştü

Ensarullah son yıllarda önemli bir askeri kapasite geliştirdi. Grup daha fazla silahı kendi imkânlarıyla üretirken, İran’dan gönderilen silahları geliştiriyor ve hatta yapay zekâyı cephaneliğine entegre ettiği bildiriliyor.

Batılı bir yetkili, “Gelişmiş konvansiyonel silahlar konusunda şaşırtıcı derecede yetenekliler. İran’dan başka hiçbir şey gelmese bile bu durum Ensarullah’a zarar verir; ancak onlar bunun üstesinden gelir.” dedi.

Eski ABD başkanları Barack Obama ve Joe Biden da Ensarullah’la mücadele ederken daha geniş kapsamlı bir savaşa sürüklenmemeye çalıştı. Biden bir dizi saldırıya izin verirken, ABD’nin Suudi Arabistan’ın savaş çabalarına yönelik askeri desteğini azalttı ve Riyad’ı 2022 ateşkesine yönlendirdi.

Ensarullah yanlısı Yemenli gazeteci Hüseyin el-Buhayti ise Suudi Arabistan’ın ablukayı kaldırmayı reddederek söz konusu ateşkesi zayıflattığını savundu.

Suudi Arabistan-Ensarullah çatışmasından uzak durmak istiyor

Trump’ın mümkün olduğunca Suudi Arabistan ile Ensarullah arasındaki çatışmadan uzak durmak istediği değerlendiriliyor. Ancak Ensarullah’ın daha fazla cesaretlenmesi durumunda bunun zorlaşabileceği belirtiliyor.

Trump’ın yeni bir cephe açmak istememesine rağmen bu çatışmanın çözümüne yönelik diplomatik girişimlere sınırlı kaynak ayırması dikkat çekiyor. Washington, Suudi Arabistan ile Ensarullah arasındaki çatışmaya odaklanan ABD özel temsilciliği görevini doldurmadı. Ayrıca Yemen veya Suudi Arabistan’da görev yapan bir ABD büyükelçisinin de bulunmadığı belirtiliyor.

Trump’ın tercih ettiği müzakerecilerin ise diğer çatışmalarla meşgul olduğu ifade ediliyor.

Birleşmiş Milletler’in Yemen eski Özel Temsilcisi Martin Griffiths, müzakerecilerin Ensarullah temsilcileriyle yüzeysel düzeyde iyi ilişkiler kurabilseler bile grubun kendisiyle belirli bir mesafeyi koruduğunu ve bunun grubun gerçek motivasyonlarını anlamayı zorlaştırdığını söyledi.

Griffiths, “Gerçekleri ortaya çıkarmaya çalıştığımda onların bundan kaçındığını gördüm.” dedi.

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın