toplantısındaki konuşmasında HDP İzmir İl binasına düzenlenen saldırıyı
hatırlattı ve “Belediye başkanı arkadaşlarıma şunu da söyledim,
’Provokasyonlara hepiniz hazırlıklı olun’, İzmir benzeri provokasyonlar her
yerde olabilir. Sizden en büyük isteğim kentin seçimle gelen belediye başkanı
olarak halkı sükûnete davet etmenizdir. Provokasyonlara pabuç bırakmayın”
görüşünü dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın müzik saatiyle ilgili
“Kimsenin kimseye rahatsız etme hakkı yok” sözlerine ilişkin olarak
Kılıçdaroğlu, “Erdoğan müzikten rahatsız olmuş. Yahu arkadaş çifter çifter
maaş alan beslemelerin var bundan rahatsız olmuyorsun da müzikten rahatsız
oluyorsun. Devleti soyanlardan rahatsız olmuyorsun ama müzikten rahatsız
oluyorsun. Her ay 10 bin dolar rüşvet alan siyasetçiden rahatsız olmuyorsun ama
müzikten rahatsız oluyorsun” ifadesini kullandı.
“Sanattan, sanatçıdan ve müzikten rahatsız olan
Erdoğan’ı gençlere teslim ediyorum” diyen Kılıçdaroğlu, “Önümüze
sandık gelecek ve gençler gereğini yapacak” şeklinde konuştu
Kılıçdaroğlu iktidara gelmeleri halinde Türkiye’deki
Suriyelileri ‘kardeşçe’ Suriye’ye göndereceklerini belirterek, “İktidar
olduğumuzda ilk yapacağımız işlerden biri Suriyelileri Suriye’ye kardeşçe
göndermek olacaktır. Irkçılık yapmıyorum, onların evlerini yollarını,
köprülerini, hastanelerini hepsini yapacağız. Avrupa Birliği finanse
edecek” ifadesini kullandı.
Türkiye’de herkesin huzur içerisinde yaşamasını istediğini
belirten Kılıçdaroğlu, “Yargı bağımsız olmalıdır. 83 milyonun iradesi bir
kişiye teslim edilemez. Sizin iradenizle geleceğiz, Türkiye’yi aydınlığa
kavuşturacağız hiç şüpheniz olmasın” diye konuştu.
Partisinin grup toplantısında konuşan Kılıçdaroğlu’nun
açıklamaları şöyle:
Kavgayı değil barışı önceleyen bir anlayışla, öfkenin,
intikam duygusunun olmadığı bir Türkiye’de yaşamak istiyoruz. Bugün yine
Türkiye’nin bir kişinin iradesine teslim edilmesinin faturasını 83 milyon
olarak ödüyoruz. Demokrasiyi, insan haklarını, adaleti, hakkı, hukuku
savunuyoruz e dolayısıyla milletin iradesine her zaman saygılı olduk bundan
sonra da saygılı olmaya devam edeceğiz. Diyeceğiz ki 83 milyonun iradesi bir
kişinin iradesine temsil edilemez.
‘Siyasi partileri
kapatmak asla doğru değildir’
Siyasi partileri kapatmak onları farklı şekillerde topluma
tanıtmak veya terör örgütleriyle onları bağlantılandırmak asla doğru değil.
Varsa böyle bir şey elbette ki devletin savcıları, polisi, güvenlik görevlileri
devreye girerler. Bu ülkede saygın hakimler varsa gerekli kararı verirler. Ama
bu iş bir siyasi talimatla yapılırsa o doğru değil. Haksızlık kime yapılırsa
yapılsın haksızlığa karşı çıkmak insan olarak bizim temel görevimizdir. Biz
haksızlığa karşı durmak istiyoruz.
Demokrasilerde en büyük hakem halktır. Oy veriyorsa mesele yok
vermiyorsa zaten tarihin çöp sepetine atılırsınız. Bu konuda hepimizin duyarlı
olması lazım, demokrasi konusunda. Sadece kendimiz için değil bizim gibi
düşünmeyenler için de demokrasi istemeliyiz.
‘İzmir benzeri
provokasyonlara pabuç bırakmayın’
Belediye başkanı arkadaşlarıma şunu da söyledim,
’Provokasyonlara hepiniz hazırlıklı olun, İzmir benzeri provokasyonlar her
yerde olabilir. Sizden en büyük isteğim kentin seçimle gelen belediye başkanı
olarak halkı sükûnete davet etmenizdir. Provokasyonlara pabuç bırakmayın.
Bu kişi 2016’dan bu yana psikiyatride tedavi görüyor. peki
buna sağlam raporunu kim verdi? Psikolojik sorunları olan birinin eline silahı
nasıl tutuşturuyorsunuz? Herhalde savcılar bunu da inceleyecektir.
Sizin iradenizle geleceğiz, Türkiye’yi aydınlığa
kavuşturacağız hiç şüpheniz olmasın.
İktidar olduğumuzda ilk yapacağımız işlerden biri
Suriyelileri Suriye’ye kardeşçe göndermek olacaktır. Irkçılık yapmıyorum,
onların evlerini yollarını, köprülerini, hastanelerini hepsini yapacağız.
Avrupa Birliği finanse edecek. Suriye’de ve bütün Ortadoğu’da barışı
sağlayacağız.
‘Erdoğan tayfası
Cumhuriyet’ten intikam alıyor’
Cumhuriyetin ilk yıllarından beri kurulan ve bugüne kadar
gelişmesini sağlayan bir kurumdur Makine Kimya Endüstri Kurumu. Hangi
gerekçeyle anonim şirkete dönüştürüyorsun? Kırıkkale’de bu fabrikalar
kurulurken burası 12 hanelik bir köydü. Sonra burası kasaba sonra il oldu. Ne
diyorum bu tayfa bu Erdoğan tayfası cumhuriyetten intikam almak istiyor. Silah fabrikalarını da birilerine pazarlamak
istiyorlar. Kendi ailesi yapsın istiyorlar. Ya paraya doymadınız mı siz.
Siz gitmeden önce dediniz ki “24 Nisan’a
soracağım” Neden sormadınız? “Hamdolsun gündeme gelmedi” dedi.
Şimdi ben soruyorum, 10 bin doları da soruyorum. Çık adam gibi cevap ver, adam
gibi cevap vermezsen adam değilsin. Biliyorum feministler kızacak ama ne
yapayım. Bulunduğu pozisyon itibariyle yolsuzluklarla mücadele etmesi,
Türkiye’nin çıkarlarını savunması lazım. Yolsuzluklar mücadele etmiyor, üzerine
örtüyor ve yolsuzluklardan besleniyor, Türkiye’nin çıkarlarını savunmuyorsa
oradan ayrılması lazım.
‘Sanattan rahatsız
olan Erdoğan’ı gençlere teslim ediyorum’
Erdoğan müzikten rahatsız olmuş. Yahu arkadaş çifter çifter
maaş alan beslemelerin var bundan rahatsız olmuyorsun da müzikten rahatsız
oluyorsun. Devleti soyanlardan rahatsız olmuyorsun ama müzikten rahatsız
oluyorsun. Her ay 10 bin dolar rüşvet alan siyasetçiden rahatsız olmuyorsun ama
müzikten rahatsız oluyorsun. Bu memlekette 10 milyonu aşkın işsiz var, baba
oğul evde birbirinin yüzüne bakamıyor bundan rahatsız olmuyorsun müzikten
rahatsız oluyorsun. Sanattan, sanatçıdan ve müzikten rahatsız olan Erdoğan’ı
gençlere teslim ediyorum. Önümüze sandık gelecek ve gençler gereğini yapacak.
‘Tank palet fabrikası
Katar’e peşkeş çekilirken sen neredeydin Bahçeli?’
Ben ve arkadaşlarım ve bütün dostlarımız, Türkiye’nin
birliğinden ve bütünlüğünden yanayız. Biz şanlı ordumuzun tank palet
fabrikasını Katar ordusuna peşkeş çekilirken itiraz eden kişileriz. Sen
ise Katar ordusuna peşkeş çekilirken
alkışlayan kişiydin. Şimdi söyle bakalım şanlı ordumuzdan, vatanın birliğinden
bütünlüğünden kim aysa? Biz kendi vatan topraklarını ve o topraklarda yatan
Süleyman Şah türbesini ve TC devletinin
bayrağını indirip kaçıp toprağa düşmana teslim edenlerden yana değiliz. Biz
oraya bir hafta içinde şanlı bayrağımızı dikmekten yanayız. Bunun sizin verdik.
Sen ne yaptın? Kaçanları bayrağı indirenleri alkışladın. Ben ve bizim
arkadaşlarımız vatanını milletini sevenler devleti yöneten bir kişinin mal
varlığı dolayısıyla tehdit edilmesini içimize sindiremeyiz. Devletin en
tepesindeki kişi bütün sırlarına vakıf olan bir kişi mal varlığı dolayısıyla tehdit ediliyor ve sesini
çıkarmıyorsa o kişi artık TC devleti için bir milli güvenlik sorunudur. Sen o
sorunun yanındasın.
‘Her ay 10 bin dolar
rüşvet alan siyasetçiyi hiç merak etmedin mi Sayın Bahçeli?’
Her ay 10 bin dolarlık rüşveti alan siyasetçiyi hiç merak
etmedin mi Sayın Bahçeli. Bir esnafın derdini dinledin mi Sayın Bahçeli? Bir
çiftçiye gidip de nasılsın dedin mi Sayın Bahçeli? Ama biz eli yağlı olan
tornacı ustasının elini uzat kardeşim senin elini sıkmak benim için şereftir
diyen bir gelenekten geliyoruz. Biz ve bizim gibiler ve dostlarımız bu
coğrafyada hiç kimsenin yatağa aç
girmemesini savunuyoruz. Sen saray ve beslemelerinin bir yerden beş yerden 11
yerden maaş alanları alkışlıyorsun. Vatanın birliğini ve bütünlüğünü sen mi
savunuyorsun, ben mi! Hiç düşündün mü sayın Bahçeli? 83 milyon kişi Londra’daki
bir avuç kişiye hizmet eder hale getirildi. Türkiye’nin mali bağımsızlığını hiç düşündün mü? Borçlar
genel müdürlüğü kuruldu sen bunu biliyor musun? Bilemezsin. Beslemelere alkış
tutarlar, bayrağı indirip kaçanlar, egemen güçlere teslim olanlar Türkiye’nin
bağımsızlığından özgürlüğünden bahsedemezler. O sözü biz söyler, o mücadeleyi
biz yaparız o kavgayı biz veririz. Çünkü biz Cumhuriyet Halk Partisiyiz.
