olmadığını, yardım olarak gönderilen
uçaklarla yangınlara müdahale edildiğini açıklayan Tarım ve Orman Bakanı Bekir
Pakdemirli, Yunanistan’a uçak göndereceğini açıklamıştı. Bu açıklamaya tepkiler
sürüyor.
Sözcü yazarı Emin Çölaşan,
söz konusu mevzuda Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’ye seslendi.
Çölaşan, “Birkaç gün önce olmayan uçaklardan ikisi
nasıl oluyor da Yunanistan’a gönderiliyor? (Bunu insancıl değil siyasi açıdan
yazıyorum.) Yoksa şöyle bir el çabukluğu mu bulundu… Bizim uyanıklar şöyle mi
düşündü… Biz bu uçakları başka ülkelerden kiraladık ve para verdik. Şimdi
Yunanistan’a kiralarsak başkalarına verdiğimiz paraların hiç değilse bir
bölümünü tasarruf etmiş oluruz! Böyle bir hesap var mı Bakan Bey!”
ifadelerini kullandı.
Çölaşan’ın kaleme aldığı yazının ilgili kısmı şöyle:
Rusya ve Ukrayna başta olmak üzere bazı ülkelere acele
başvurdunuz.
Paraları bastırıp onların kiralık uçaklarını,
helikopterlerini ve pilotlarını getirttiniz.
Bu işler için kaç para ödediniz?
Bilinmiyor.
Devletin ve milletin parasıdır ama onu bile Türk
Milleti’nden gizliyorsunuz.
Sizin bu ihmalinizin, vurdumduymazlığınızın bedelini şimdi
her Türk vatandaşı cebinden ödemek durumunda.
Muhterem Bakan Bey…
İki hafta önce yangınlar bacayı sarmaya başladığında
demeçler veriyordunuz.
“Elimizde ye yazık ki yangın söndürme uçağı yok.”
Üç gün önce ise Marmaris’te şöyle dediniz:
“Yunanistan bizden uçak istiyor. Bunu değerlendiriyoruz.
Yunanistan’a uçak sağlayabiliriz.”
İki uçak gönderebilirmişiz!
Bu iktidar hokus pokus mu yaptı!
Birkaç gün önce olmayan uçaklardan ikisi nasıl oluyor da
Yunanistan’a gönderiliyor?
(Bunu insancıl değil siyasi açıdan yazıyorum.)
Yoksa şöyle bir el çabukluğu mu bulundu…
Bizim uyanıklar şöyle mi düşündü…
Biz bu uçakları başka ülkelerden kiraladık ve para verdik.
Şimdi Yunanistan’a kiralarsak başkalarına verdiğimiz paraların hiç değilse bir
bölümünü tasarruf etmiş oluruz!
Böyle bir hesap var mı Bakan Bey!
Sevgili okurlarım bugün kendisine üç sorum vardı…
Üçünü de yanıt verilmeyeceğini biliyorum.
Hele şu yangınlar bir durulsun, işler biraz durgunlaşsın,
görün bakın ortaya daha neler neler, ne gibi vurgunlar ve sorular çıkacak…
