İncirlik Üssü de dahil, Avrupa’daki NATO üslerine yeni termonükleer bombalar
yerleştirmeye hazırlandığı iddia edildi. Sputnik’e konuşan Emekli Tümgeneral
Karataş, bu bombaların ülkelere çoktan dağıtıldığını belirterek, “Hiroşima’ya
atılandan daha güçlü, deprem dahi yaratabiliyor” dedi.
Ukrayna krizi çerçevesinde gerilimin tırmandığı nükleer
silahlar konusu, ABD merkezli Politico’nun iddiasıyla tekrar gündeme geldi.
Haber sitesine konuşan ABD’li diplomatların iddiası, Avrupa’daki NATO üslerinde
bulunan B61-3/4 tipi nükleer bombaların yeni termonükleer B61-12 ile
değiştirileceği yönünde. Diplomatların söylemine göre, Aralık ayında yapılması
planlanan yeni nükleer sevkiyat, NATO’nun nükleer paylaşım programı kapsamında
olan Almanya, Belçika, Hollanda, İtalya ve Türkiye’yi içeriyor. Bu iddianın
Türkiye ayağındaki ‘plan’ ise halihazırda İncirlik Üssü’nde kullanıma hazır
bulunan ve 50 adet olduğu tahmin edilen ABD’nin eski taktik nükleer
silahlarının da B61-12 ile modernize edileceği doğrultusunda.
Daha önce 5 Ekim’de Polonya Cumhurbaşkanı Andrzej Duda’nın
da girişimiyle NATO kapsamında Rusya’ya karşı nükleer silahlara ev sahipliği
yapma konusunu ABD yönetimiyle görüşülmüş ama sonuç alınamamıştı. Bu konuya atıfta
bulunan Politico, ABD’li yetkililerin NATO müttefikleri ile bu ay Brüksel’de
düzenlenen kapalı bir toplantıda nükleer silahların modernize edilmesini
gündemine taşıdığına dikkat çekti. Pentagon sözcüsü General Patrick Ryder,
alınan kararın ‘kesinlikle Ukrayna’daki güncel olaylarla hiçbir şekilde
bağlantılı olmadığını’ belirtse de, makaleye göre normal şartlar altında 2023
ilkbaharında devreye alınması beklenen planın ‘aceleyle’ ve ‘gizlice’
konuşulması, ‘programın Rusya’ya karşı kullanılmak üzere hızlandırılmadığını’
iddia eden ABD’li yetkilileri yalanladı.
Peki, NATO’nun Avrupa’daki üsslerine ‘ABD’nin yeni nükleer
bombalarını yerleştirmesi’ iddiası hangi riskleri taşıyor? Emekli Hava Pilot
Tümgeneral Beyazıt Karataş konuyu Sputnik’e değerlendirdi.
‘B61-12, yeraltı da dahil olmak üzere her şeye karşı
kullanılabilen bir nükleer bomba’
Söz konusu nükleer bombaların uçaklardan atılan taktik
bombaları olduğuna dikkat çeken Karataş, “Söz konusu bombaların modernizasyonu
ve değiştirilmesi planı, basına yansıyan bilgilere göre 2015’li yıllara kadar
dayanıyor. B61-12 bombalarının B61-3/4 ile değiştirilmesinin testleri de
2015’lerde yapıldı ve artık atıma hazır hale geldi. Bu yeni bombalar, eski
bombalardan farklı olarak kuyruklarında döner rotorlar taşıyor. Eskiden
bombaların kuyrukları sabitti fakat şimdi dönüyor. Nedeni de, bu bombaların
eskileri gibi belli bir yükseklikte patlamaması. B61-12 bombaları yerin altında
patlıyor. Dolayısıyla hem deprem etkisi yaratıyor hem de yeraltı sığınaklarında
gözlenmiş olan sığınaklar, komuta merkezleri, nükleer bombaların bulunduğu
yerler de dahil olmak üzere aklınıza ne geliyorsa hepsi için kullanılabilen bir
bomba olarak değerlendiriliyor” dedi.
‘Yeni nükleer bombaların İncirlik Üssü de dahil olmak üzere
Avrupa’daki üslere halihazırda zaten dağıtıldığı söyleniyor’
Amerikan Bilim İnsanları Federasyonu’nda (FAS) nükleer bilgi
konularında çalışma yapan nükleer fizikçi Hans Kristensen’in ABD ve diğer
hükümetlerle beraber çok fazla kaynağa erişimi olduğunu belirten Karataş, “Kristensen’in
verilerine göre Avrupa’daki B-61 serisi bombalar toplam 100 adet. Eskiden
bunlar 150 adetti, bu yeni modernizasyon kapsamında iyileştirmeler yapılırken
eskileri ile de değiştiriliyor. Bu yeni bombaların İncirlik Üssü de dahil olmak
üzere Avrupa’daki üsslere halihazırda zaten dağıtıldığı ifade ediliyor. Kaynak
da yine FAS” şeklinde konuştu.
‘B61-12’ler, nükleer bombaların tüm etkisini barındırmasının
yanı sıra deprem yaratma özelliğine de sahip’
Yeni taktik nükleer silahların güçlerinin eskilerine göre
çok daha fazla olduğunun altını çizen Karataş şunları aktardı:
“Bu bombaların güçleri ayarlanabiliyor. Hiroşima’ya atılan
bombaların 4 katından başlıyor, 5-6 katına kadar gidiyor. Ayrıca sabit
kuyruktan döner kuyruğa geçtikleri için de artık Hiroşima ve Nagazaki’ye
atılanlar gibi yüzeyde patlamayarak yerin altında patlıyor. Bir nükleer
bombadaki tüm özelliklerin ve etkilerin bulunmasının yanı sıra deprem etkisi de
yaratıyor. Radyasyon yaymasına, yangın çıkartmasına ve kalıcı radyasyon
serpintilerine kadar bir sürü etkisi olmakla birlikte 4 ve ya 6 şiddetindeki
bir deprem de yaratabiliyor.”
‘Bu bombaların kullanılması, nükleer savaşın başlaması
demek’
Bu tür bombaların Soğuk Savaş döneminden beri zaten
Avrupa’da olduğunu dile getiren Karataş, “Modernizasyon, yeraltındaki
sığınakları da etkileyecek türden. Aslında bir şey değişmiyor. Bu NATO’nun
nükleer caydırıcılık politikasının bir parçası. Bulunduğu miktarlar ve üssler
de değişmekle beraber, eskiden beri NATO’nun imkan ve kabiliyeti içerisinde.
Kime karşı derseniz, ilk önce Sovyetler Birliği’ne idi, şimdi Rusya’ya karışı.
Ama Ukrayna krizinde bu bombaların kullanılması düşük bir ihtimal. Çünkü
bunların kullanılması demek, nükleer savaşın başlaması demek. İlk nükleer
savaşı başlatmak için uçakların taktik seviyede kullanılması düşünülüyor. Bunu
kim başlatırsa nükleer savaşın da düğmesine basmış olur. Onun için herkes
ihtiyatlı ve tedbirli davranıyor” dedi.
