brifinginde, “İran konusunda diplomasinin en iyi yöntem olduğuna
inanıyoruz.” dedi.
Matthew Miller basın toplantısında ABD Başkanı Joe Biden’ın
İran’ın nükleer programı tutumu ile ilgili bir soruya verdiği yanıtta,
“İlk önceliğimiz İran’ın nükleer silaha ulaşmasını engellemektir. Bu
hükümet iktidara geldiğinden beri buna inanıyor.” iddiasında bulundu.
Donald Trump’ın İran nükleer anlaşmasından geri çekilmesini
eleştiren Matthew’in iddiasına göre nükleer anlaşmadan geri çekilen önceki
hükümet İran’ın nükleer silahlara doğru ilerlemesine izin verdi. Onların
nükleer silah edinme çabalarını kontol etmeye çalıştık. Bununla birlikte tüm
seçeneklerin masada olduğunu da açıkça dile getirdik.
ABD’li yetkili, Washington’un Tahran’la ‘geçici anlaşma’
yapacağı yönündeki iddiaları reddetti.
İran da ABD ile nükleer programında kısıtlamalara gitme
karşılığında yaptırımların hafifletilmesini öngören “geçici bir
anlaşma”nın gündemde olmadığını açıklamıştı.
Batılı ülkelerin nükleer silah elde etmeye çalıştıkları
yönündeki iddialarını her zaman reddeden İran İslam Cumhuriyeti, barışçıl
amaçlarla uranyum zenginleştirme hakkını saklı tuttuğunu söylüyor.
İslam Devrimi Lideri İmam Hamanei, son günlerde yaptığı
açıklamada kitle imha silahlarının İslam’da yeri olmadığını belirterek,
“Bu İslami bir temel olmasaydı ve bizim nükleer silah üretme irademiz
olsaydı bunu yapardık. Düşmanlar da bizi durduramayacaklarını biliyor.”
ifadelerini kullanmıştı.
İran ile Nükleer Anlaşma ve Yaptırım Süreci
İran ile Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK)
daimi üyeleri ABD, Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa ile Almanya (5+1) arasında
2015’te yaptırımların kaldırılması karşılığında Tahran’ın nükleer
faaliyetlerinin düzenlendiği ve denetim altına alındığı bir anlaşma
imzalanmıştı.
ABD, 8 Mayıs 2018’de Donald Trump’ın başkanlığı döneminde
İran’la 2015’te varılan nükleer anlaşmadan tek taraflı çekilerek Tahran’a
yeniden yaptırımlar uygulamıştı.
İran da buna karşılık 8 Mayıs 2019’da anlaşmadaki
faaliyetlerini askıya almaya başlamıştı. İran, anlaşmada 3,67 oranında uranyum
zenginleştirmeye izin verilmesine rağmen bu süreçte yüzde 60 saflıkta uranyum
zenginleştirmeye başlamıştı.
Trump sonrasında Nisan 2021’de Viyana’da başlayan ve İran ile
nükleer anlaşmanın yeniden canlandırılması ve ABD’nin anlaşmaya yeniden
katılmasının ele alındığı nükleer görüşmeler, Washington ve Tahran arasındaki
bir dizi uzlaşmazlık nedeniyle Eylül 2022 başlarında askıya alınmıştı.
Üst düzey temaslarda bulunmak üzere 13 Haziran’da Birleşik
Arap Emirlikleri’ne (BAE) giden İran Dışişleri Bakan Yardımcısı ve
Başmüzakereci Ali Bakıri, sosyal medya hesabı üzerinden BAE’deki temasları
sırasında İngiliz, Fransız ve Alman mevkidaşlarıyla görüştüğünü duyurmuştu.
İngiltere, Fransa ve Almanya İran nükleer anlaşmasına taraf
ülkelerdir.
