ABD: Kaşıkçı Raporu Somut Delillere Dayanmıyor!

rasthaber
Rasthaber –  Suudi Arabistan İstanbul Konsolosluğunda suikasta kurban giden Washington Post yazarı Cemal Kaşıkçı ile ilgili   ABD istihbaratı 25 Şubat’ta rapor yayımlamasının ardından tartışmalar devam ediyor. Başkan Joe Biden’in cinayetten sorumlu olan Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ı ne zaman cezalandıracağı tartışmaları sürerken, Ulusal Güvenlik Konseyi Körfez İşleri eski Direktörü Kirsten Fontenrose, raporun somut kanıtlardan yoksun olduğunu söyledi.
CIA RAPORU SOMUT DELİLERE DAYANMIYOR
Cemal Kaşıkçı cinayetinin işlendiği dönemde Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Körfez İşleri Direktörü olan Kirsten Fontenrose, CIA raporunu ‘istihbaratın kötüye kullanılması’ olarak nitelendirdi. 
Bloomberg yazarı Eli Lake’nin röportaj yaptığı Fontenros, söz konusu istihbarat raporu konusunda endişeli olduğunu söyledi. Röportajda, ABD yönetimi tarafından Kaşıkçı cinayetiyle ilgili yayınlanan tek sayfalık değerlendirmenin, herhangi bir kaynağa veya belgelenmiş fiziksel kanıta değil, bazı yanlış varsayımlara dayandığı kaydedildi.
 
CIA RAPORU KASITLI OLARAK HAZIRLAYIP DAĞITTI
Fontenrose, geçen ay yayınlanan gizliliği kaldırılmış belgede, 2018’de ofisi aracılığıyla hazırlanan gizli rapora çok benzer bir dil kullanıldığını açıklayarak şu ifadeleri kullandı;
“Raporun güven düzeyi yüksek olan tek kısmı son paragrafıydı. Burada olaya karışanların ismi yer alırken, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın ismi bulunmuyordu.”
Fontenrose’a göre CIA, raporun daha az gizli bir versiyonunu ‘kasıtlı olarak’ hazırlayıp, dağıttı.
Bu adımın, Kongre’deki her kıdemli ulusal güvenlik danışmanının rapora erişebileceği anlamına geldiğini dile getiren Fontenrose, “Kongre’nin oturumlara başlayacağı gün, tüm üyelerin tatilden dönmesiyle birlikte raporun bir patlamaya neden olacağını bilerek yayınladılar” dedi.
Lake ise, CIA’nın Kaşıkçı cinayetini ele alışını ‘istihbaratın siyasallaştırılmasına ilişkin ahlaki bir oyun’ olarak nitelendirerek, “İstihbarat liderleri, kendilerini eski Başkan Donald Trump ile iyi ve kötü arasındaki küresel bir mücadelede gören medyanın etkisiyle, varsayımı gerçekmiş gibi göstermeye çalıştı” ifadelerini kullandı.
Suudi Arabistan Başsavcılığı, geçtiğimiz Eylül ayında cinayet ile ilgili yargılanan 8 sanık hakkında toplam 124 yıl hapis cezası ile nihai karar verdiğini ve davanın kapatıldığını açıklamıştı.
Başsavcılık, Suudi Arabistan vatandaşı gazeteci Cemal bin Ahmed bin Hamza Kaşıkçı’yı öldürmekle suçlananlar hakkında kesin karar verildiğini ve Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 210. maddesine göre kararın nihai statü kazandığını vurgulamıştı.
milligazete
Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın