ABD’nin Güvenli Bölgesi Koridoru Tamamlar

rasthaber
ABD’nin “Suriye, İdlib’de kimyasal silah kullandı” iddiasıyla Suriye’ye ait Şinsar ve El Şayrat hava üslerini vurmasına Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Hükümet’ten destek geldi. Bu destekle birlikte daha önce de dillendirilen Suriye’de güvenli bölge isteği Başbakan Binali Yıldırım, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın tarafından tekrar gündeme getirildi. Türkiye ve ABD’nin istediği güvenli bölgelerin arasındaki farkları, Suriye’de planlanan güvenli bölge tuzağını ve neler yapılması gerektiğini emekli askerler Aydınlık’a değerlendirdi.
ABD’YE ISRARLA ÇAĞRIBaşbakan Yıldırım, ABD Başkan Yardımcısı Michael Pence ile yaptığı telefon görüşmesinde, “Suriye rejiminin İdlib’deki kimyasal saldırıyla işlediği insanlık suçuna ABD tarafından verilen karşılığın insanlık vicdanına ve dünya kamuoyunun hislerine tercüman olduğunu” iddia etti. Yıldırım, bu gelişmeler ışığında Türkiye’ye doğru bir göç hareketi ihtimalini de göz önünde bulundurarak Suriye’de güvenli bölge tesis edilmesi seçeneği üzerinde daha fazla durulması gerektiğini ileri sürdü.  Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, CNN International televizyonuna konuk oldu. Bu süreçlerin ortak hedefinin siyasi çözüm sürecini başlatmak ve sonuca ulaştırmak olduğunu söyleyen Kalın, “Cumhurbaşkanımızın daha önce gündeme getirdiği Suriye’de güvenli bölgeler ve uçuşa yasak bölgeler kurulması konusunda adım atılması gerektiğini uzun süredir söylüyoruz. Ve bize bazı güvenlik sorunları ve lojistik meseleler dışında bunun neden yapılamayacağı hakkında somut, makul bir gerekçe sunulmadı. Suriye’de güvenli bölgeler ve uçuşa yasak bölgeler olsaydı muhtemelen bu kimyasal saldırı ve diğer zulümler olmayacaktı” ifadelerini kullandı. Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Antalya Şubesi’nin Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde düzenlediği etkinliğe katılan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ise “Güvenli bölgelerin oluşması, geliştirilmesi konusunda şu anda tüm dünya ne demek istediğimizi anlamaya başladı” açıklamasında bulundu. Suriye’de planlanan güvenli bölge tuzağını emekli askerler Aydınlık’a değerlendirdi.
ABD’NİN BÖLME PLANI * Eski Genelkurmay İstihbarat Başkanı Emekli Korgeneral İsmail Hakkı Pekin:Bu bölgeleri tesis etmek çok zor. Yani kime göre güvenli bölge sorusunu sormak lazım. ABD’nin güvenli bölgeden kastı YPG bölgesine kimsenin girmemesi. Türkiye’nin istediği ise mültecilerin yerleştirilmesi ve sınırların korunması. ABD’nin güvenli bölge anlayışının sonu tıpkı Kuzey Irak’ta oluşturulan ’36. Paralel’e hizmet eder. Irak’ın bölünmesi gibi Suriye’nin de parçalanmasına yol açar. Türkiye eğer Suriye sınırında belirli bir kilometrelik bir alan ilan edelim istiyorsa bunu yaptırmazlar. Çünkü bu Türkiye’ye yarar. ABD’nin niyeti PYD/YPG bölgesinde güvenli bölge ilan etmek. Sonuçta bu iş oraya varır. Güvenli bölge konusunda ABD ve Türkiye’nin menfaatleri birbiri ile kesinlikle örtüşmüyor.
ÇÖZÜM BÖLGE ÜLKELERİ İLE İŞBİRLİĞİNDE* Emekli Hava Tümgeneral Beyazıt Karataş:Bu uçuşa yasak bölge veya güvenli bölge önerisi daha önce Türkiye tarafından yapılmıştı. O dönemde Obama yönetimi bu öneriye sıcak bakmamıştı. Trump yönetiminin gelmesiyle birlikte Türkiye önerilerini tekrar dile getirdi ve bunun en yüksek şekilde dile getirildiği zaman ise şu an içinde bulunduğumuz ABD’nin Suriye’yi vurmasından sonra başlayan süreç. Biliyorsunuz Türkiye’de 4 milyona yakın mülteci var. Türkiye bunların hem ekonomik hem de güvenlik açısından bir sorun olduğunu düşünerek, “Mülteciler için Suriye’de bir güvenli bölge oluşturalım buraya yeni kentler kuralım ve mültecileri oraya yerleştirelim” önerisini sunuyor. Güvenli bölge konusu ilk ortaya çıktığında Fırat Kalkanı Harekatı daha yapılmamıştı. O zaman bu konu daha karmaşıktı. Karasal olarak sorumluluğu kim üstlenecek tartışması vardı. Şimdi Cerablus’tan El Bab’a kadar olan bir bölgede TSK bir kontrol sağladı. Dolayısıyla şimdi bu teklif Türkiye açısıdan daha uygun görünebilir. Görünebilir diyorum çünkü Türkiye’nin istediği güvenli bölge ile ABD’nin istediği aynı değil. ABD’nin kurmak istediği İkinci İsrail dediğimiz bir ‘Kürt Koridoru’. Burada ABD’nin çıkarları ile Türkiye’nin güvenliği açısından çıkarları ters düşüyor. Türkiye güvenli bölge konusunu yeniden masaya getirmek istiyorsa eğer gelişen ve değişen durumlar açısından yeni planlar hazırlaması gerekir. Türkiye’nin mülteci sorunundaki çözümü olması ihtimal dahilinde olmayan güvenli bölgede ısrar etmek değildir. Türkiye’nin acilen bölge ülkeleri ile işbirliğini artırması gerekir. Bölge ülkeleri ile ilişkiler gelişmezse çıkmaza sürüklenir.BAŞKANLIK SEVDASIYLA ABD PROJELERİ* Emekli Tuğgeneral Haldun Solmaztürk:Ben Türkiye devleti ve Erdoğan Hükümeti ifadelerini ayrı ayrı kullanıyorum. Çünkü Türkiye’nin milli menfaatleri, ulusal çıkarları ile Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ınkiler aynı değil. Erdoğan’ın Suriye siyasetinde ekonomik rant yaratma ve bunu yandaş mütahitlerle paylaşma isteği var. Zaman zaman dillendirdiği bu güvenli bölgedeki inşaat planları Erdoğan’ın kafasında çok ciddi bir yer tutuyor. Dolayısıyla Erdoğan ve ABD’nin kafasında güvenli bölgenin uzaktan yakından hiçbir alakası yok. ABD’nin isteği bölge Suriye’nin kuzeyindeki PYD bölgesini fedaral bir yapıda garanti altına almak. Burada çok büyük bir tuzak var. ABD sanki Erdoğan’ın istediği güvenli bölgeye izin verecekmiş gibi bir izlenim vererek Türkiye’yi pasifleştiriyor ve kendi planlarını uygulamak için adımlar atıyor. Bu pasiflik ortamında bir taraftan Suriye’nin bölünmesini kalıcı hale getiriyor, diğer taraftan da Suriye’deki Kürdistan planını hayata geçiriyor. Suriye’de ‘Kürdistan’ kurulması gün meselesi. Bölge kalıcı olarak şekillenirken, buna Kıbrıs’ta dahil, Türkiye bir başkanlık sevdasına kapıldı bu fırsattan istifade ABD ve Batı projeyi gerçekleştirmeye çalışıyor.
Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın