ABD’nin Rusya ve Çin Endişesi

rasthaber
Rasthaber –  G7 grubu oturumu üye ülkelerin üst düzey diplomatları ve AB
dış siyaset sorumlu Josep Borrell’in katılımı ile insan hakları, Kovid 19
pandemi sonrası dünyada yaşanacak ekonomik durum ve küresel yeni tehditlere
karşı mücadele yolları gündemi ile Londra’da düzenlendi. İklim değişikliği ve
Çin ile ilişkiler ise oturumu diğer ana eksenlerini oluşturdu.

Son iki yılda G7 grubu ilk kez oturum düzenliyor. Bu
oturumda G7 grubu çeşitli ve farklı endişelerle Londra’nın yolunu tuttular.
Gerçi oturumun ana ekseni üye ülkelerin ekonomik şartlarının incelenmesi,
Korona aşısına adil bir şekilde ulaşılabilmesi ve iklim değişikliği olarak
açıklanmıştır. Fakat Rusya ve Çin konuları ise bazı üyelerin ana endişelerinden
birini oluşturuyor.

AB ve Rusya arasında siyasi gerginliklerin yoğunlaşması, üye
ülkelerin ele alacakları diğer konulardan biridir. Nitekim Britanya Dışişleri Bakanı
Dominic Raab bu bağlamda yaptığı açıklamada şöyle dedi:

“Britanya G7 grubunu, Rusya tarafından yanlış bilgilerin
yayınlamasına karşı hızlı tepki gösteren bir mekanizma konusunda anlaşmaya
çağırıyor.”

Batı ülkeleri Rusya ve Çin’in yanlış bilgiler yayarak batıda
güvensizliğin oluşması için çalıştıklarını iddia ediyorlar; bu konu ise Rusya
tarafından şiddetle tekzip ediliyor.

G7 oturumun bir diğer gündem maddesi ise Çin’dir. Amerika ve
Çin ilişkilerinde yaşanan gerginlik halen devam ediyor. Üstelik Amerika’da
yaşanan siyasi değişiklik ve Donald Trump’ın yerine seçimleri kazanan Joe
Biden’ın başkan olarak göreve gelmesine rağmen bu gerginlikler halen devam
ediyor.

Aslında Amerikalı yetkililer Çin ile mücadelede G7 grubunu
da yanına almaya çalışıyor. Fakat son aylarda dünyanın Çin ile ilişkileri
artmıştır, öyle ki Amerika ve Britanya yetkilileri son aylarda Çin ve Rusya
arasında stratejik ilişkilerin artması konusuna uyarıda bulundular. Londra
oturumunda Amerika ve Britanya kendi müttefiklerini Çin ile daha yoğun ve
şiddetli olarak karşılaşmaya teşvik edecekler.

Çin’in dünyada güçlenmesi Amerika yetkililerinin güvenlik ve
ekonomi olmak üzere iki boyutta daha fazla endişe duymalarına sebep olmuştur.
Ekonomi açısından Amerikalılar Çin’in daha fazla güç kazanarak dünya
ekonomisinde Amerika’nın yerine birinci sırada yer almasında endişe ediyorlar.
Güvenlik bakımından da Washington dünya polisi rolünün sarsılmasından daha çok
endişeli görünüyor. Aslında Amerika on yıllardır dünyada kendine süper güç ve
dünya polisi rolü biçmişken şimdi bu konularda yoğun şekilde tehlike
hissediyor.

Amerika eski dışişleri bakanı ve tecrübeli politikacı Henry
Kissinger bu konuda yaptığı açıklamada, “Amerika’nın ilk kez kendi tarihinde,
uluslararası ilişkilerde mükemmel tarihsel beceriler olan ve Amerika ile
ekonomi alanında karşılaştırılabilen potansiyel kabiliyetlere sahip olan bir
ülke ile karşı karşıya kaldığını” belirtiyor.

Her ne kadar Amerika, Avrupa’yı Çin’e karşı işbirliğine ikna
etmeye çalışsa da Avrupalı yetkililerin tutumları, yeşil kıtanın işbirliğine
dayalı bağımsız siyasetlere vurgu yaptığı görünüyor. Nitekim Çin ile büyük
ticari anlaşmaları var.

Görünüşe göre Çin’e karşı kendini güçsüz hisseden Amerika
her zamankinden daha çok siyasi ve ekonomi geleceği için endişe ediyor. Aslında
ülkelerin Kovid 19 pandemisinin sona ermesi ile ekonomi, siyasi ve
bloklaşmalarının şekillenmesi, Rusya ve Çin’in nüfuzunun güçlenmesi ile G7
üyelerinin ana endişesidir.

Parstoday

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın