ABD ve İsrail En Büyük Stratejik Hatasını Yaptı

İslam Devrimi Lideri’nin üst düzey danışmanı Tümgeneral Seyyid Yahya Rahim Safevi, Devrim Lideri’nin şehadetinin üçüncü günü dolayısıyla düzenlenen anma töreninde yaptığı konuşmada, ABD ve Siyonist rejimin İran’a yönelik askeri saldırısını ve Devrim Lideri’ni şehit etmesini “düşmanın en büyük stratejik hatası” olarak nitelendirdi.

Tümgeneral Safevi, saldırının hedeflerine ulaşamadığını belirterek, “Bu saldırı İran halkının ulusal birlik ve dayanışmasını daha da güçlendirdi.” ifadelerini kullandı.

Ulusal birliğin korunması, liderliğe destek verilmesi ve iç kaynaklara dayalı ulusal gücün artırılmasının mevcut şartlarda en önemli öncelikler olduğunu vurgulayan Safevi, Devrim Lideri’nin cenaze törenlerine gösterilen yoğun katılıma dikkat çekti.

Tahran, Kum, Meşhed, Necef ve Kerbela’da düzenlenen cenaze törenlerinin çağdaş tarihin en büyük halk buluşmalarından biri olduğunu belirten Safevi, bu kitlesel katılımın İran halkının İslam Devrimi’nin ideallerine bağlılığını ortaya koyduğunu ve dünya medyasında geniş yankı uyandırdığını söyledi.

Bu tablonun, İslam Devrimi’nin toplumsal tabanının hâlâ güçlü olduğunu gösterdiğini ifade eden Safevi, düşmanın psikolojik operasyonları ve baskılarının halk ile devrim arasındaki bağı zayıflatmayı başaramadığını dile getirdi.

Son dönemde İran’a yönelik saldırılara da değinen Safevi, ABD ve İsrail’in hedefinin İran’ı zayıflatmak, iç birliği bozmak ve bölgesel dengeleri kendi lehlerine değiştirmek olduğunu, ancak bu amaçlarında başarısız olduklarını savundu.

İran’ın komutanlar, bilim insanları ve siviller dâhil olmak üzere önemli kayıplar verdiğini belirten Safevi, buna rağmen düşmanın İran halkının iradesini, savunma kapasitesini ve devlet yapısını zayıflatmayı başaramadığını ifade etti.

Yaşanan gelişmelerin stratejik sonuçlarına da değinen Safevi, Kerbela hadisesinin tarih boyunca özgürlük mücadelelerine ilham verdiğini hatırlatarak, “Şehit Devrim Lideri’nin ve bu yolda hayatını kaybeden diğer şehitlerin kanı da dünya genelindeki direniş ruhunu güçlendirecek ve etkisi İran sınırlarını aşacaktır.” dedi.

Düşman tehditlerinin sürdüğünü belirten Safevi, ülkenin hâlen savaş şartlarında bulunduğunu ve tüm kurumların bu doğrultuda hazırlıklarını sürdürmesi gerektiğini söyledi.

Liderliğe destek verilmesi, ulusal birliğin korunması ve toplumsal ayrışmaların önlenmesinin ülkenin en önemli öncelikleri arasında yer aldığını vurgulayan Safevi, düşmanın halk ile yöneticiler arasında ayrılık oluşturmayı hedeflediğini, bu nedenle ulusal dayanışmanın dış baskılar karşısında İran’ın en önemli güç unsuru olduğunu kaydetti.

Konuşmasının sonunda iç kaynaklara dayalı kalkınmanın önemine işaret eden Safevi, ulusal gücün yalnızca askeri kapasiteden ibaret olmadığını belirterek; halkın memnuniyeti, ekonomik şartların iyileştirilmesi, üretimin artırılması ve toplumsal sermayenin güçlendirilmesinin de ülkenin temel güç unsurları arasında bulunduğunu ifade etti.

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın