Abdullahiyan: Türkiye’yi Dost Ve Büyük Partner Olarak Görüyoruz

rasthaber
Rasthaber –  İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, Milliyet
gazetesi için İran-Türkiye ilişkileri ile ilgili bir makale yazdı.

İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan’ın Milliyet
gazetesi için yazdığı makale şöyle:

”Bismillahirrahmanirrahim…

Komşularla ilişkilerin “dengeli dış politika, dinamik
diplomasi ve akıllı etkileşim” şeklinde geliştirilmesi, İran İslam Cumhuriyeti
politikasının önemli önceliklerindendir. Bu meyanda, Türkiye Cumhuriyeti
komşuluktan ileri gelen özel konumu itibariyle seçkin ve özel bir yere
sahiptir. İran İslam Cumhuriyeti ve Türkiye Cumhuriyeti, jeopolitik konumları,
Asya, Avrupa ve Afrika kıtaları arasında köprü ve bağlantı noktası olmaları,
açık denizlere erişim, Batı-Doğu ve Kuzey-Güney transit koridorları üzerinde yer
almaları nedeniyle üstün avantajlara sahip bölgenin iki önemli aktörüdür. Bu
önemli husus, iki ülke arasındaki işbirliği ve sinerjiyi kolaylaştırmaktadır.

Tahran-Ankara arasındaki ilişki tarih kadar eskidir. İki
ülke halkı kültürel, tarihi ve dini birçok ortak noktaya sahip. İki ülke
dünyanın büyük imparatorluklarından biri olarak, ticaretin sürdürülmesi, dünya
düzeninin kurulması ve İslam medeniyetinin sömürgecilerin işgaline karşı
korunmasında önemli rol oynamıştır. Seyahatnamelere baktığımızda sınırın her
iki tarafındaki yazıtlarda İran ve Osmanlı edebiyatının izlerini ve
kazanımlarını açıkça görebiliriz. 7. yüzyılın büyük şairi ve mutasavvıfı
Mevlana’nın halklarımızın ortak manevi mirası ve birleştirici bağı olan
eserleri ve düşünceleri bu konuda sayısız örneklerden yalnızca birisidir.

Reisi’nin Türkiye ziyareti

Ayetullah Reisi’nin Türkiye Cumhuriyeti’ni ziyareti, Türkiye
Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın daveti üzerine ve İran İslam Cumhuriyeti ile
Türkiye Cumhuriyeti Arasında Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi 8. Toplantısı’na
katılım sağlamak amacıyla gerçekleşiyor.

Sayın Cumhurbaşkanımızın Türkiye ziyareti, Batı Asya
bölgesini sayısız gelişmelerin merkezine yerleştiren çok hassas bir dönemde
gerçekleşiyor. Bu ziyaret çerçevesinde Müslüman, dost ve kardeş iki ülke
liderleri, ikili ilişkilerde öne çıkan önemli ve ilgi duyulan konuların yanı
sıra bölgesel ve uluslararası meseleleri ele alarak görüş alışverişinde
bulunacaklardır. Bu ziyaret, kesinlikle, iki ülke liderlerinin, ilişkileri tüm
alanlarda geliştirmeye dönük güçlü arzusu ve kararlılıklarının bariz bir tezahürüdür.

Sınır illerinde ticaret

Biz, komşu iki ülke arasındaki münasebetleri, ikili
ilişkiler alanında ayrıcalıklı ve dostane olarak görüyor, İran İslam
Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti arasındaki ilişkilerin daha da
geliştirilmesi ve derinleştirilmesinin sadece ikili ilişkiler düzeyinde değil,
bölgesel ve küresel boyutta da olumlu kazanımlar ve sonuçlar doğuracağına, dolaysıyla
da kalıcı barış ve istikrarın tesis edilmesi ve dostane işbirliğinin
güçlendirilmesine katkı sağlayacağına inanıyoruz. İran ve Türkiye arasında
ticari ve ekonomik alanlardaki alışverişlerin geliştirilmesi planlanmıştır. Bu,
iki ülkedeki potansiyel kapasitelerin çok yüksek olması nedeniyle ulaşılması
mümkün bir hedeftir. Ancak, mevcut ticaret hacmi ile iki ülkenin kapasite ve
imkanları arasında ciddi bir fark söz konusu. Bu önemli hedefe ulaşmamızda
mevcut engellerin tespiti, gerekli yazılım ve donanım altyapısının sağlanması,
alınan kararlar ve anlaşmaların uygulanması, her iki taraf için zorunludur. İki
ülkenin sınır illeri arasında işbirliği, ticaret, sanayi, tarım, sağlık, bilim,
kültür, gümrük, yeni teknolojiler, sınır pazarları, serbest ticaret bölgeleri,
bölgesel taşımacılık ve güvenlik alanlarında işbirliği, ikili ilişkilerin
geliştirilmesinde en önemli konular arasında yer almaktadır.

Terörle Mücadele

Enerji alanında işbirliği, iki ülkenin ekonomik
ilişkilerinde önemli bir avantajdır. İran İslam Cumhuriyeti halihazırda
Türkiye’nin en önemli doğal gaz tedarikçilerinden biri olup, iki ülke
arasındaki doğalgaz boru hattı 2001 yılından bu yana ülkelerimiz arasında
sürdürülebilir ekonomik işbirliğinin önemli sembollerindendir. Bu
işbirliklerinin sürdürülmesi, güçlendirilmesi ve çeşitlendirilmesine iki tarafça
vurgu yapılmakta ve önem atfedilmektedir. Bölgedeki iklim değişiklikleri, iklim
koşulları ve kuraklık dikkate alındığında, İran İslam Cumhuriyeti ile Türkiye
Cumhuriyeti arasında çevre ve özellikle de ortak su kaynakları alanında
etkileşim ve işbirliğinin zorunlu olduğunu değerlendiriyoruz. Hemen belirtelim
ki, İran İslam Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti bölgede ortak zorluklar ve
sorunlarla da karşı karşıyadır ve bu durum bu iki bölgesel güç arasında daha
fazla işbirliği ihtiyacını daha belirgin hale getirmektedir. Sınır güvenliği
sorunları, terörün her türlüsüyle mücadele, uyuşturucu kaçakçılığı ve organize
suçlar, bölge ötesi unsurların müdahalesi sonucu oluşan savaşların yol açtığı
göçmen meselesi, emperyal güçlerin dikte ettiği bölücü hareketler, bölge
ülkelerine dayatılan savaşların ve kaosların beraberinde getirdiği sonuçlar bu
zorluklardan bazılarıdır.

Gazze halkına destek

İran ile Türkiye arasında özellikle de işgalci Siyonist
rejiminin Gazze’ye saldırmasından sonra öne çıkan işbirliği alanlarından biri
de; mazlum Filistin halkına destek olmak, İsrail apartheidına karşı koymak için
İslam ülkeleri arasındaki entegrasyonu güçlendirmek ve bu rejimin insanlığa
karşı işlediği suçların, masum çocuklar ve kadınlara karşı giriştiği soykırımın
durdurulmasını takip etmektir. Mazlum Gazze halkına ve kutsal Filistin davasına
destek olma konusunda ağır bir sorumluluğa sahip İslam dünyasının iki önemli
ülkesi, kuşkusuz bu tarihi ve insani görevi fikir birliği ve iş birliğiyle daha
iyi yerine getirebilirler.

Dost ve büyük partner

Bugün Batı Asya bölgesi, Kafkasya ve Fars Körfezi’nde iki
güçlü ülke konumunda olan İran ve Türkiye, iç istikrar ve güvenlik modelini
tanıtıp hayata geçirmek ve kurumsallaştırmak ve birleştirici politikalara
odaklanmak suretiyle bölgesel düzeni bozucu unsurların varlığına ve rolüne
ilişkin alanı daraltabilirler. Suriye’de barış ortamının yaratılması için
Astana süreci, Kafkasya’da barışın tesisi ve iş birliğinin geliştirilmesine
yönelik 3+3 platformu ve Fars Körfezi’ndeki üçlü ve çok taraflı işbirliği gibi
ortak çalışmalar, bölgede iki ülke arasındaki işbirliği ve sinerji alanlarına
verebileceğimiz örneklerden yalnızca bir kaçıdır. Sözlerimin sonunda ifade
etmeliyim ki, İran İslam Cumhuriyeti, Türkiye Cumhuriyeti’ni dost ve büyük bir
partner olarak görmenin ve bu ülkeye komşuluk siyaseti çerçevesinde işbirliği
için kendi dış politikasının ilk halkasında yer vermenin yanı sıra, iki
ülkenin, işbirliğini çeşitli alanlarda ve boyutlarda geliştirip
sürdürebileceğine inanmaktadır. Bölgesel krizler ve çözümler konusunda da iki
ülke arasında iyi bir işbirliği kurulmuş olup, bu alanda bu işbirliklerinin
daha da geliştirilmesi için gerekli hazırlıklar yapılmış ve yapılmaktadır.”

Bu Haberi Paylaş
Yorum Bırakın